100 yılda dünya değişimi 100 yılda dünya değişimi
Yeryüzündeki her şey gibi gezegenimiz de değişiyor. 100 yıl… Dile kolay; değişmemek elde değil.  Ancak bu büyük değişimi önlemek için bir şey yapılmazsa dünya... 100 yılda dünya değişimi

Yeryüzündeki her şey gibi gezegenimiz de değişiyor. 100 yıl… Dile kolay; değişmemek elde değil.  Ancak bu büyük değişimi önlemek için bir şey yapılmazsa dünya yaşanılabilirliğini her geçen gün yitirecek…  Şimdi durumun vahametini gösteren birkaç örnek vermek istiyorum.

Dünya, son 100 yıl içerisinde inanılmaz boyutlarda değişime uğradı. NASA’nın karşılaştırmalı olarak paylaştığı fotoğraflar, dünyanın son 100 yıl içerisinde ne kadar çok değiştiğini gözler önüne seriyor.

İlk olarak Kazakistan’da yer alan dünyanın en büyük 4. gölü kabul edilen Aral Gölü ile başlayalım. Aral Gölü endüstriyel sulama ve su hakları üzerine yapılan savaşlar nedeniyle yüz ölçümünün yüzde 90’ını kaybetti.

Aral gölü ile aynı kaderi paylaşan Amerika’da ki Oroville Gölü’nde ise 2010 ile 2016 yılları arasında çekilen iki görüntü tatlı su kaynaklarının yavaş yavaş yok olmaya devam ettiğinin göstergesi.

Yine Amerika’da bulunan Powell Gölü, 1999 ile 2014 yılları arasında inanılmaz bir fark yaşadı. Bu süreçte büyük bir göç artışı alan göl, önümüzdeki 10 yıl içerisinde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Fazla geç kalmadan bölgede su koruma çabaları yapılabilirse burası hala kurtarılabilir duruyor.

Alaska’da ise 100 yılda erozyon ve sıcaklık sonucunda bir buzul 4 kilometre geri çekilmiş durumda.

Brezilya’da ki Rondonia Ormanı da insanların dünya üzerinde ki yıkıcı etkisinin göstergesi. Ormanda 1975 ile 2009 yıllarında iki fotoğraf çekilmiş, Rondonia Ormanları dünyanın en büyük ormanlarından birisi olduğu için çok önemli bir konumu vardı, ancak yıllar içinde 67.000 km’lik alana yayılan binlerce ağaç kaybetti.

Arjantin’de ki Mar Chiquita Gölü, 1998 ile 2011 yılları arasında yağışların azalmasından sonra tuz gölünün yüz ölçümünün üçte birini kaybettiğini gösteriyor.

Bu gerçekler yakın gelecekte en değerli şeyin petrol değil su olacağının habercisi. Peki, bunu kim yapıyor? Doğal faktörlerin son derece etkisi olsa da azalan suyun, kirlenen havanın ve yok olan ormanların büyük ölçüde sorumlusu biziz. “Dünyada ki milyarlarca insanın yanında benim yaptığım mı felaket getirecek” diyoruz. Evet, senin, benim, onun, hepimizin yaptığı, bizden sonra yaşayacak olan insanların felaketini getirecek. Bu sorumsuzlukla birlikte temkin alınmamaya devam edilirse önü kesilemeyecek felaketler insanoğlunu bekliyor olacak. Şimdi bu yazıyı okuyan siz değerli okuyucularım; bencilliği ve vurdumduymazlığı bir kenara bırakarak gezegenimiz için biraz olsun çaba göstermeye ne dersiniz?