1453 Osmanlı: Aslında bir mekandan daha fazlası… 1453 Osmanlı: Aslında bir mekandan daha fazlası…
1453 Osmanlı, sadece bir dinlence mekanı değil, bir kültürün atmosferinin de yaşatıldığı bir ortam. ‘1453 Osmanlı’, menüsünde yüzyılların birikimini yansıtan bir mekan olarak, İzmir’de... 1453 Osmanlı: Aslında bir mekandan daha fazlası…

1453 Osmanlı, sadece bir dinlence mekanı değil, bir kültürün atmosferinin de yaşatıldığı bir ortam. ‘1453 Osmanlı’, menüsünde yüzyılların birikimini yansıtan bir mekan olarak, İzmir’de ve günden güne yaygınlaşan şubeleriyle konuklarına hizmet veriyor

Gerçekten çizgi dışı bir mekandayız… Bir fikrin uygulanması için her şeyin düşünüldüğü bir yerdeyiz. Bu nedenledir ki, başarı adına hızlı adımlarla ilerleyen ve her geçen gün başarı ağına bir yenisini ekleyen “1453 Osmanlı”, ciddiyeti ve ihtişamı ile göz kamaştırıyor.

1453 Osmanlı Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Deniz ile firmanın İzmir Güzelyalı Şubesi’nde buluştuk. 30 yıl boyunca Göztepelilere ve Güzelyalı ahalisine hizmet veren ve yakın zamanda kapanan Elhamra’nın yerinde hizmete başlayan bu mekanda, 1453 Osmanlı kendinden önceki asaleti de devralarak semte hizmet veriyor. Bir devrin kapanıp bir devrin açıldığını bize hissettiren hoş bir tesadüf. Göztepe’nin sakin ortamı ve denize komşu mekanda Serdar Deniz ile sohbetimize başlıyoruz. İşte 1453 Osmanlı’nın yolculuğu ve Deniz’in bize anlattıkları…

Serdar bey, 1453 Osmanlı’nın yola çıkış hikayesine baktığımızda Manisa-Şehzadeler’den başladığını görüyoruz. Şimdi de İzmir’de ve Türkiye’nin farklı yerlerindesiniz. Ülkemiz sınırlarını da aşarak hizmet vermeye başladığınızı biliyoruz. Bize, Manisa’dan yola çıkan firmanızı ve hedeflerinizi anlatır mısınız?

Manisa, Osmanlı tarihinde çok önemli bir kent. Şu anda da Türkiye’nin kültürel zenginliğini güçlü bir şekilde yansıtan bir şehrimiz. Bu şehrin bize ilham verdiğini söylemem yerinde olur; ama eksik kalır. Osmanlı kültürü, bir çok açıdan olduğu gibi yeme, içme, eğlence ve genel olarak sofra kültürü olarak güçlüdür ve renklidir. Dolayısıyla, sofralarımız çok bu güçlü geleneğin devamıdır. Biz, ise bu geleneğin varlığını hatırlatarak modern zamanın yemek kültürünü de katarak yeni bir hizmet sunuyoruz.

Kısa sürede, Manisa dışına çıkarak 25 şube açtık. İzmir’in yanı sıra Sakarya, Mersin, Kayseri, Ankara, İstanbul Mihribat Korusu, Trabzon,  Eskişehir ve Muğla’da varız. Tabii bunlara yurtdışını da ekledik. Ortadoğu’ya güçlü ve sağlıklı bir giriş yaptık diyebilirim. 1453 Osmanlı, olarak ilk olarak Kuveyt’e Franchise hizmeti sunduk. Umman, Katar ve Bahreyn yolda. Suudi Arabistan için hazırlıklarımız sürüyor.

Şehzadeler Kentinden Türkiye’ye” demiştiniz. Şimdi de “Şehzadeler Kentinden Tüm Dünya’ya” diyorsunuz…

Evet, tam da öyle.

Peki, Ortadoğu’ya ilk önce adım atmanızın nedeni?

Açıkçası ilk talep oradan geldi. Tabii, bizim de çok iyi tanıtım çalışmalarımız oluyor. Bununla birlikte, Ortadoğu ülkeleri için Osmanlı, mistik olmaktan öteye daha yakın bir gerçektir. Bu ilginin altında bu da yatıyor. Bununla birlikte sanmayın ki, Balkanlar’dan, Avrupa’dan talep gelmiyor. Şu anda Viyana, tamamlanma aşamasında. Yani, 1453 Osmanlı olarak, Viyana kapılarına dayandık, haberiniz olsun!

Siz tabii Franchise hizmeti veriyorsunuz. Diyelim ki, sizden bir şube talebi oldu. Bunun için öncelikleriniz nelerdir? Nelere dikkat edersiniz ve başvurucuya ne gibi katkılarınız olur?

Tabii öncelikle hedefteki bölgenin belirlenmiş olması lazım. Biz önce o bölgeyi araştırıyoruz. Oradan günlük olarak geçen insan sayısına; günün her saati bakımından bir inceleme yapıyoruz. O bölgenin iş potansiyeline bakıyoruz. Rüzgarın yönü, güneşin yönü ve daha bir çok ayrıntı bizim araştırmamız kapsamındadır. İncelememizi yaptıktan sonra bu yerin ne kadar kazanabileceğini ortaya koyuyoruz. Bunun yanı sıra, başvuran kişinin başka bir işi olup olmadığına dikkat ediyoruz. Bu sektör, yetki ve sorumluluk istiyor. Yoğunlaşma istiyor. Yetkili kişinin, işin başında durması önceliğimizdir. Bütün bu koşullar uygunsa, şube açılır. Ama burada bizim işimiz bitmiyor. İş sürekliliğinde bir düşüş olduğunu gördüğümüzde müdahale edip, sorunu tespit ediyoruz. Yani, açıkçası bizim Franchise hizmeti sunduğumuz kişinin başarılı olması için her türlü imkanı sağlıyoruz.

Biraz da menü ve lezzetlerden konuşalım isterseniz. Önümdeki menüdeki isimlere ve hatta masa tasarımına baktığımda, burada kendimi bir Osmanlı mekanında hissediyorum. Bu hazırlığı nasıl yapıyorsunuz?

Çok net: Her şeyi düşünüyoruz. Bir kere çok özel şeflerle çalışıyoruz. Menüye hakim bir ekibimiz var. Önünüzde gördüğünüz menü ve masada hikayesi yazılan içeceklerin, yiyeceklerin hepsinin usta bir metin yazarı var. Biz sadece, dinlence hizmeti sunmuyoruz. Bir kültürün taşıyıcısı ve tanıtıcısı da olmaya çalışıyoruz.

Buraya diyelim ki kahvaltıya geldik. Sofrada nasıl bir kahvaltı göreceğiz?

Kahvaltı seçeneklerimiz var. Ancak, “Saraylı Kahvaltısı”nı mutlaka görmelisiniz. Bunun dışında “Hidiv”, “Has”, “Seferi”, “Pişi Tahtası” kahvaltılarımız var. Kahvaltıya eşlik eden “Sıcak Balkan Tava”, “Yörük Tartısı”, “Saray Cızlaması”, “Osmanlı Böreği”, “Antep Usulü Su Böreği” gibi sayısız lezzetimiz var.

Saat biraz daha ileri. Yemek yiyeceğiz. O zaman hangi lezzetleri konuşacağız?

Siz önce aceleniz var mı yok mu onu söyleyin.

Tamam, acele kısmından başlayalım?

İşin şakası… Aceleniz olsa da olmasa da ekmek arası lezzetlerimizden tatmanızı söylerim. “Tadı- Şahane”, “Karagöz”, “Hacivat”, “Şehzade”… Bunlardan birkaç tanesi. Hepsinin kendine has bir sunumu var. Diyelim ki, adam akıllı sofraya kurulacaksınız. O zaman, “Yeniçeri Tepsisi”ni önünüze koyalım. Ali Nazik, Saray Kebabı da ilk aklıma gelenler. Daha birçok lezzetimiz var. Ama açıkçası, çok fazla zaman kaybetmeyin. Çünkü biz menüyü sürekli yeniliyoruz. Lezzetler konusunda sürekli araştırma halindeyiz. Ne yapalım, Osmanlı sofrasının hakkını vermek kolay değil. Fiyatlarımız da çok makul.

Az önce, geleneksel tatlar ve modern tatların buluşmasından söz ettiniz. Biraz açar mısınız?

Tabii… Geleneksel tatlardan örnek verdim. Günümüzün çok sık karşımıza çıkan lezzetlerini de sunuyoruz. Örneğin bize özgü pizzamız var. İtalyan pidelerimiz var. Makarnalarımız var. Tabii onlar da isim ve tat olarak gelenek ve modern sentezi ifade ediyor. Merak etmeyin, tarihin içinde ve çağla beraber yürüyoruz.

Kahve konusunda da çok farklı bir maharetinizi duydum…

Doğru duymuşsunuz. Özel bir teknikle sunduğumuz “Selfie Latte” kahvemiz var. Bunun için adınızı söylemeniz yeterli. Adınızın kahveye yazılı olduğu haliyle servisimizi yapıyoruz. Birazdan sizin önünüze gelecek olan kahve gibi! Bu arada, benim uzmanlık ve özel ilgi alanım kahve. Bizim ikram ettiğimiz kahveyi, özellikle Türk kahvesini unutmanız mümkün değil. Sırrı bende!

1453 Osmanlı’da etkinlikler yapılabiliyor mu?

Tabii, her şubemiz toplantı ve farklı etkinliklere, organizasyonlara açık. Spor kulüplerinden tutun da çok farklı kesimleri ağırlıyoruz. Maç da izlenebiliyor.