İlkyardım öğrendiğinizde, bilgi ve becerilerinizi, yüzde 94 oranında bir yakınınızın hayatını kurtarmak için kullanırsınız. Trafik kazasından sonra aynı arabada yaralanan evladınız olabilir. Evde, akşam...

İlkyardım öğrendiğinizde, bilgi ve becerilerinizi, yüzde 94 oranında bir yakınınızın hayatını kurtarmak için kullanırsınız.

Trafik kazasından sonra aynı arabada yaralanan evladınız olabilir.

Evde, akşam yemeğinden sonra kalp krizi geçiren babanız.

Sabah yürüyüşü sırasında yanınızda fenalaşan arkadaşınız.

Deprem sonrası enkazdan kurtulan komşunuz.

İlkyardım, ülkemizde hemen her fırsatta konuşulur.

Önemi sıklıkla dile getirilir.

Yetkililer  “çok önemli” olduğunu söyler durur.

Söyler ama hiçbir kurum harekete geçmez.

Öyle ki Kızılay bile artık, ilkyardım eğitimlerini para karşılığında vermeye başladı.

İlkyardım sertifikası vermek, tabip odaları için gelir kaynağı oldu.

Özel ilkyardım dershaneleri açıldı. Devlet bunlara ruhsat verdi.

Paran varsa hayat kurtarma dersi alabilir, yoksa alamazsın.

İlköğretimde, lisede; düzenli, ciddi ve devamlı ilkyardım dersimiz hala yok.

Çocuklarımıza insan kurtarma konusunda eğitim verebilmiş değiliz.

Özetle, ilkyardım noktasında hala “sıfır” noktasındayız.

Oysa, deprem kuşağı üzerinde yaşadığımız anımsandığında hayat kurtarmanın bugün çoktan öğretilmiş ve yaygınlaşmış olması gerekirdi.

Yolcu taşımacılığının neredeyse yüzde 90’ının karayolları ile yapıldığı ülkemizde trafik kazaları hala en ciddi sağlık sorunu olmaya devam etmektedir.

İLKYARDIM HAYAT KURTARIR

Gelişmiş ambulanslara sahibiz. Tam donanımlı ambulanslar tüm ülkede hizmet sunmaktadır. Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde son 20 yıldır müthiş gelişmeler sağladık.

Gelişmiş acil servislere sahibiz. Acil tıp uzmanlığı 1994 yılından başlamak üzere ciddi bir gelişme sağladı.

Avrupa Acil Tıp Birliği Başkanvekilliği yaptığım dönemde Türkiye acil tıbbının ne kadar başarılı olduğunu, Avrupa’daki meslektaşlarımız ile kıyaslandığında meslejtaşlarımın ne kadar becerikli ve deneyimli olduğunu yakından gördüm. Yaşadım.

Bu olumlu gelişmeler arasında  ülkemizde en fazla ihmal edilen “ilkyardım” oldu.

NEDEN ACİL KOMŞUM?

2 gün, 16 saat süreyle verilen ilkyardım eğitimlerinde uzun ve ayrıntılı teorik bilgi verilmektedir. Oysa kaza ya da acil bir hastalıktan sonra asıl yaşam kurtaran, bazı pratik ve basit hareketlerin doğru yapılabilmesidir. İşte, bu gerçekten yola çıkarak 3 saatlik uygulamalı ilkyardım eğitimi geliştirilmiş ve “Acil Komşum” eğitimi böyle başlamıştır.

Başkanı olduğum Herkes İçin Acil Sağlık Derneği gönüllüleri tarafından düzenlenen “Acil Komşum” eğitimleri, ülkemizde en sık karşılaşılan acil durumlarda, gereksinim duyulan ilkyardım uygulamalarını öğretmektedir.

Tamamı üç saat süren eğitmlerde toplam 7 uygulama çalışması yapılmaktadır. Bunlar sırasıyla, kanama durdurma, kırık – çıkık atelleme, boyunluk takma, göğüs masajı, hava yolu tıkanıklığını açma, ambulans gelene kadar hastanın doğru pozisyona getirilmesi (iyileşme pozisyonu), deprem sırasında neler yapılmalı, nerede ve nasıl saklanılmalı.

Acil Komşum eğitimine 7 yaşından, 107 yaşına kadar gönüllü ve istekli olan bireyler katılmaktadır.

1 yılda düzenlenen 18 eğitim ile Acil Komşum sayısı 887 oldu.

Acil Komşum olabilmenin tek koşulu var: Gönüllü olmak. Hayat kurtarmaya istekli olmak. Hani bir kaza sonrasında geçip gitmeyen, aman başım belaya girmesin demeyenler var ya, işte onlar.

SON SÖZ: İnsan kurtarmak için heyecan duymak, insanı sevmek gerekir. Acil Komşum, insan kurtarmanın sırlarını ve becerilerini öğretmektedir.

ANIMSATMA: 23. İzmir Kitap Fuarında bugün, saat 16:00-18:00  arasında  “Herkes İçin İlkyardım” kitabımı imzalayacağım. Beklerim.