Bazen aşırı siyasallaşmanın da faydalı olmayacağını düşünüyorum… Siz de yaşamışsınızdır… Misafirliktesiniz, hasret gidereceksiniz, özlem dolu cümleler sıra bekliyor boğazınızda ama bir bakıyorsunuz ki biri...

Bazen aşırı siyasallaşmanın da faydalı olmayacağını düşünüyorum…

Siz de yaşamışsınızdır…

Misafirliktesiniz, hasret gidereceksiniz, özlem dolu cümleler sıra bekliyor boğazınızda ama bir bakıyorsunuz ki biri ortaya siyasi bir sohbet açmış ve herkes gerilmiş…

Yani maalesef siyasi anlayışımız kırgınlıklara sebep oluyor.

***

Bir başka kavga veya gerginlik alanımız da futbol taraftarlığımız.

Dört büyükler bir tarafta, İzmir içindeki kulüp hizipleşmemiz başka bir tarafta.

Göztepe, Karşıyaka, Altay, İzmir Spor, Buca ve Altınordu diye topu topu altı tane üst klasmanlarda mücadele eden kulübümüz var.

Fakat nedense birbirleri arasında ahenkli bir yarış yerine çoğu zaman mahalle savaşlarını andıran tribün mücadeleleri oluyor.

Kan dökülüyor, yaralanmalar ve ölümler dahi oluyor…

Hoşgörü deseniz hiç yok!

***

Dozu kaçırıyoruz bence…

Sevgide de öyle, saygıda da…

Gerçi bu aşırılıklar, doz aşımları sevgiden ve saygıdan uzaklaştırıyor ama anlayan yok.

Sevginin aşırısı göreceli bir konudur, tamam. Fakat sevgi ve saygı birlikte olunca çok güzel ve anlamlı oluyor.

Sevgisiz saygı, mecburiyetlerden doğuyor ve kötü sonuçlar doğuruyor.

Saygısız sevgi de farklı mı sizce?

Aynı.

Yani işin özü şu; insanlarla olan ilişkilerimizde sevgi saygı ve hoşgörü seviyemizi biraz arttırsak inanın ahenkli bir toplumsal yaşantımız olacak.

Milletler içinde toplumsal hoşgörüsü, sevgi ve saygısı en fazla olan biz Türkler için bu tür gerginlikler inanın şaşırtıcı…

Hem de milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde birbirimize daha yumuşak bakalım lütfen.

Zaten milli mücadelemiz sürüp giderken bir de bizler gereksiz sebeplerden dolayı birbirimizi üzmeyelim…

İyi Pazarlar…