Artçı ile öncünün dağ aşkı Artçı ile öncünün dağ aşkı
Güzelim pazar gününüzü dizilerin tekrarı ile magazin programlarıyla mahvetmeyin. Bu hayata bir defa geleceksiniz. Mazeret de üretmeyin, ‘Yürüyemem, dolaşamam, alışkınlık değilim’ filan, geçiniz. Çok... Artçı ile öncünün dağ aşkı

Güzelim pazar gününüzü dizilerin tekrarı ile magazin programlarıyla mahvetmeyin.

Bu hayata bir defa geleceksiniz.

Mazeret de üretmeyin, ‘Yürüyemem, dolaşamam, alışkınlık değilim’ filan, geçiniz.

Çok büyük sağlık sorununuz yoksa, bal gibi de yürürsünüz.

Alışkanlıklarınızdan, rutinlerinizden vazgeçin.

Zira her şey kafada.

Bir kez yürüyün bırakamazsınız.

Öyle para filan da gerektirmiyor.

Evde artan ne varsa doldurun torbaya, kuru soğan mesela.

İlk alınacak nimet, tepede çok lazım, tadından yenmez.

Kıyafet olarak eski eşofman da olur, jan janlı spor kıyafetlerine hiç gerek yok.

Mis gibi envai çeşit koku, yüzlerce renk cümbüşü.

Tertemiz hava, çeşit çeşit çiçekler, belki de hiç birini görmediniz.

Bu kadar yakın olmadınız.

Bir insan bu hayattan daha ne ister Allah aşkına.

Hadi bir silkinin.

Saadet Ak ile Mehmet Ak, çok değerli büyüklerim, daha çok gençler.

Dağ sayesinde, yürüyüş sayesinde.

Nazar değmesin diye yaşlarını yazmıyorum, maşaallah diyelim.

Dede, anneanne onlar, torunları boy boy.

Emeklilik öncesi iş hayatında iken Ege Üniversitesi’nde görevli bir Hızır amca varmış, bir özendirmiş o dağları.

Bir başlamışlar, Ege Dağcılık grubunda yürüyor da yürüyorlar.

20 yılı geçtiler, dağ yollarında.

Sitem ettiler, yine yürüyeceğim, maçlardan fırsat bulamadım, kendimi de düzeltmem gerek.

Mehmet abim artçı, arkada kalanları toplar, sayar.

Saadet Ak ablam öncü, en önde gider, yol gösterir.

Haydi var mısınız, yürümeye, dağlara.

O kadar dağ ekibi var facebook’ta arayın bulun.

Mail adresim tepede var, yazın yardımcı olayım, menfaatsiz.

Haydi sizleri bekliyor dağlar.

Bekletmeye gelmez, hayat gibi tıpkı…