Avrupa’nın estetik küçük şehirleri    Avrupa’nın estetik küçük şehirleri
Zengin kültür ve sanat birikimiyle dünyaya yön veren Avrupa, bu birikimi birçok şehrinde yansıtıyor. Avrupa’nın estetik özellikleriyle öne çıkan şehirlerinde kültür, sanat ve mimari...    Avrupa’nın estetik küçük şehirleri

Zengin kültür ve sanat birikimiyle dünyaya yön veren Avrupa, bu birikimi birçok şehrinde yansıtıyor. Avrupa’nın estetik özellikleriyle öne çıkan şehirlerinde kültür, sanat ve mimari akımların etkisini görmek mümkün

Tarihi geçmişi ilk çağlara uzanan Avrupa, dünyaya yayılan zengin bir kültürel birikime sahip. Dünyanın en küçük kıtalarından biri olmasına rağmen yeni akımların ortaya çıktığı, Rönesans’ın doğduğu, sanatın ve mimarinin sınırlarını aştığı bir yer Avrupa. Farklı uluslardan muhteşem sanatçıların bıraktıkları eserler kıtada yer alan neredeyse bütün şehirleri süslüyor. Şehirlerin güzellikleri arasında ayrım yapmak ise bir hayli zor. Biz de bu yüzden Avrupa’nın estetik özellikleriyle öne çıkan şehirlerine yakından bakmak gerek.

Salzburg: Avusturya’nın orta kesiminde yer alan şehirlerinden biri Salzburg. Ünlü besteci Mozart’ın da doğum yeri olan kent, Alp Dağları’nın eteğindeki konumuyla muhteşem bir manzaraya sahip. Salzburg Mirabell Sarayı, St. Peter Katedrali, Arenberg Sarayı gibi Barok mimarisiyle yapılmış ve hiç bozulmadan günümüze kadar gelebilmiş eserleriyle kendisine hayran bırakıyor. İki yakasını birleştiren güzel köprüleri, pastel tonundaki evleri de şehre ayrı bir hava katıyor.

Dubrovnik: Dubrovnik, Hırvatistan’ın Adriyatik Denizi sahilinde bulunan bir kenti. Eski adıyla Ragusa olarak bilinen kent, Orta Çağ’dan kalma tarihi eserleri ile ünlü. Yapısı surlarla çevrili olan Dubrovnik, dünyanın en iyi 10 Orta Çağ duvarlı şehirleri arasında yer alıyor. UNESCO’nun başlattığı restorasyon çalışmalarıyla eski görünümünü koruyan kentte 13.yüzyıldan kalma Fransisken Manastırı, farklı mimarilerin etkilerinin görüldüğü Rektör Sarayı, Aziz Blaise Kilisesi, Sponza Sarayı gibi yapılarıyla bir hayli ilgi görüyor.

Brugge: Brugge, Orta Çağ’dan kalma seçkin yerleşimlerden biri. Belçika’nın en çok tanınan şehirleri arasında bulunan kent, dar sokakları, Gotik evleri ve Venedik’i andıran kanallarıyla Orta Çağ mimarisini günümüze taşıyor. Eski şehir kısmı UNESCO tarafından koruma altına alınan Brugge birbirinden lezzetli çikolata dükkanlarıyla da oldukça seviliyor.

Floransa: İtalya’nın Toskana Bölgesi’nde yer alan kentlerden biri Floransa. Arno Nehri çevresinde kurulu olan şehir Rönesans’ın doğum yeri olarak biliniyor. Leonardo da Vinci, Michelangelo Giotto Di Bondone, Giorgio Vasari gibi dünyaca ünlü sanatçıların elinden çıkan Floransa Katedrali, Uffizi Galerisi, Vecchio Köprüsü gibi eserlerle süslü Floransa, günümüzde hala kültürü ve mimarisinden söz ettiren nadir şehirler arasında yer alıyor.

Prag: Çek Cumhuriyeti’nin başkenti olan Prag, Avrupa’nın en göz alıcı eserlerine sahip. Vltava Nehri üzerinde kurulu kent, Orta Çağ’dan kalma Gotik eserleriyle ünlü. 2.Dünya Savaşı’na rağmen günümüze kadar gelebilmiş Astronomik Saat, Prag Kalesi, Tyn Kilisesi, Karl Köprüsü gibi yapılarla çevrili Prag, Avrupa’nın en masalsı şehirlerinden biri.

Budapeşte: Macaristan’ın başkenti olan Budapeşte, Tuna Nehri’nin ayırdığı iki şehir Budin ve Peşte’nin birleşiminden oluşuyor. Orta Avrupa’nın en büyük ikinci şehri olan kent, farklı kültürlere ev sahipliği yaptığı için kültürel anlamda oldukça zengin. Osmanlı mimarisinin Gotik mimariyle harmanlandığı Budapeşte Beyoğlu’nu andıran sokakları, görkemli kilise ve sinagogları ve diğer ihtişamlı yapılarıyla Avrupa’nın en estetik kentleri arasında.

Antwerp: Belçika’da en kalabalık ikinci şehri olan Antwerp, Brüksel’in kuzeyinde yer alıyor. Tarihte pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan kent özgün adıyla ‘Antwerpen’ olarak biliniyor. Neo-Barok mimarisine sahip yapılarıyla kendine özgü bir dokuya sahip olan Antwerp etkileyici atmosferiyle adeta büyülüyor.

Krakow: 7. yüzyılda inşa edilen Krakow, Polonya’nın en eski şehirlerinden biri. Vistula Nehri üzerinde bulunan şehir, Avrupa’nın en iyi korunmuş Orta Çağ şehirleri arasında yer alıyor. 1975’te UNESCO tarafından da koruma altına alınan Krakow, Wawel Kraliyet Kalesi, Barbican Sarayı, St.Adalbert Kilisesi gibi yapılarıyla sizi geçmişe götürüyor.

A.Buğra Tokmakoğlu / Keşfetsek