Bari siz yapmayın!    Bari siz yapmayın!   
İzmir diğer büyük şehirlere göre toplu ulaşımda daha rahat bir kent. Gitmek istediğiniz birçok yere toplu ulaşım araçlarıyla ulaşabiliyorsunuz. Aktarmalı ulaşım ne kadar tartışılırsa... Bari siz yapmayın!   

İzmir diğer büyük şehirlere göre toplu ulaşımda daha rahat bir kent. Gitmek istediğiniz birçok yere toplu ulaşım araçlarıyla ulaşabiliyorsunuz. Aktarmalı ulaşım ne kadar tartışılırsa tartışılsın birçok noktaya İZBAN, vapur, metro tramvay ve otobüsle bağlantı sağlayabiliyorsunuz.

Türkiye gündemini uzunca bir süredir meşgul eden UBER tartışmalarının İzmir’e yansımaması insanların taksiye alternatif aramamasından kaynaklanıyor. İstanbul’da taksicilerin kazan kaldırmasına neden olan UBER, İzmir’de Çeşme haricinde hiçbir yerde yok. Kentte UBER’in yaygınlaşmamasında insanların toplu ulaşım araçlarından etkin faydalanmasının katkısı var.

Geçen pazartesi, Alsancak’tan Konak’a hızlı bir şekilde gitmem gerekti. Normal şartlarda ihtiyaç duymadığım taksiye, çok acelem olduğu zamanlarda biniyorum. Alsancak TCDD otoparkının girişinin karşısında bekleyen 35 T 6706 plakalı taksiye bir arkadaşımla birlikte binip Konak Pier’e gitmek istediğimi söyledim. Taksiye bindiğim ilk anda taksi şoförünün kıvrandığı, bir şeyler anlatmak istediği belliydi.

KISA MESAFE SORUNU

Şarja takıp, koltuğa bıraktığı telefonunu eline aldı. Birkaç çekinir cümlenin ardından ‘Konak Pier’e kadar gidersem oradan geri dönmem lazım, yol uzun, trafik var’ dedi. Ne anlatmaya çalıyorsun gibisinden yüzüne baktım, taksiden inmeye yöneldim. ‘Durun inmeyin’ diyerek engellemeye çalıştıktan sonra ‘Konak Pier’e 20 lira alıyorum yalnız’ cümlesini kurdu.

Bu cümleyi duyduktan sonra en fazla 10 lira tutacak mesafeye 20 lira ödemek istemediğimiz için taksiden indik. Koşturarak otobüs duraklarına yürüdük. Arkama doğru bakıp taksinin plakasını aldıktan sonra sinirlendim, gerildim ama ne fayda.

Benzerini İstanbul’da yaşadığımız kısa mesafede yolcu beğenmeme durumunu İzmir’de, memleketimde yaşamak canımı sıktı fazlasıyla.

İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası’nın UBER karşıtı yaptığı açıklamalar aklıma geldi, İzmir’de kavga, dövüşle bir şeyler yapmak yerine yolcu memnuniyeti konusunda kendilerini geliştirerek yolcuların taksi kullanımını teşvik edeceklerini söylediği cümleleri düşündüm.

İSTANBUL ÖRNEĞİ

Taksicinin yolcu beğenmemesi, kısa mesafe yolcuyu almak istememesi ülkemizde acilen çözülmesi gereken çok da saçma bulduğum sorunlardan biri. İstanbul’da yaşanan onca kavga ve gürültünün sebebi de taksicilerin yolcuya bakış açısı. Taksicilere mahkum olmak istemeyen, daha kaliteli, güvenilir ve ne ödeyeceğini bilerek hizmet almak vatandaşların alternatif mecralara yönelmesi çok doğal.

İzmir’de de benzer sorunlar yaşanıyor, taksiciler yolcu seçip, yolcuya yolunacak kaz gibi bakıyorsa, insanların alternatif arayışına girmesi kaçınılmaz. Özellikle yeni neslin dijital uygulamalara ve yenilikçi girişimlere olan bakış açısı ortadayken kendi ayağına kurşun sıkmak, taksici-yolcu arasındaki bağları koparmak kime ne fayda getirir bilinmez.

İstanbul örneği gözümüzün önündeyken, İzmir’i de İstanbullulaştırmamak kaliteli hizmet vermek, müşteri memnuniyetini sağlamak gerekiyor. Taksicinin kısa mesafe beğenmemesi nedeniyle yetişmem gereken etkinliğe geç kaldım. Gün içindeki tüm işlerim aksadı. Bir daha iki elim kanda olsa taksiye biner miyim çok zor. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası’ndan bu konuda etkin bir çözüm girişimi bekliyorum. Çürük elmalar temizlenmeden kaliteli hizmet vermek mümkün değil. İnsanların güveni bir kez kaybedildiğinde geriye dönmek imkansız. 35 T 6706 plakalı taksi sürücüsünü bir kez de buradan ilgili birimlere ihbar ediyorum. İzmirli taksicilere ‘Bari siz yapmayın!’ diyorum.