Ben yasalara uyan biriyim. Mesela konu “imar” ise canımın çektiği yeri çevirip üstüne konmam, konamam. İster gecekondu, ister gökdelen… İster bir bahçede kulübe, ister...

Ben yasalara uyan biriyim.

Mesela konu “imar” ise canımın çektiği yeri çevirip üstüne konmam, konamam.

İster gecekondu, ister gökdelen…

İster bir bahçede kulübe, ister en aynalı mevkide AVM…

İzinsiz, belgesiz, ruhsatsız iş yapmam.

Ne denir benim gibilere?

Namuslu vatandaş.

Normali bu tabii.

Fakat kimine göre ben bir salağım.

Hem de süzme salak!

* * *

Bundan sonrasını, yukarıdaki bölümün ışığında okuyun lütfen:

Türkiye Mimar Odası’nda genel sekreterlik, Mimarlar Odası İzmir Şubesi’nde başkanlık ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde imardan sorumlu genel sekreter yardımcılığı yapmış, dostum Mimar Hasan Topal’dan şu meşhur “imar barışı” adıyla halka lanse edilen yasa değişikliğini değerlendirmesini rica ettim.

Sağ olsun, hem yasadaki önemli bölümleri saptamış, hem de bunların ne anlama geldiğini yorumlamış.

Gönderdiği açıklamanın tamamını burada aktarma şansım yok.

Tam metni “https://feyzih.blogspot.com” adresinde yayınladım.

Mutlaka okuyunuz.

* * *

  • Mesela şu satırlar yüreğinizi sızlatmazsa…

“İmar Barışı olarak belirtilen düzenlemelerin, gerçekte ülkeye, kentlere, topluma ve yaşam alanlarımıza ve mekânsal geleceğimize geri dönüşü olanaksız büyük zararları olacak bir imar affı olduğu görülmektedir.”

  • Mesela şu satırlar midenize kramplar sokmazsa…

Hiçbir sınırlama getirilmeyerek bu alanlarda imar mevzuatına aykırı olarak yapılmış olan ve ‘suç’ niteliği taşıyan mevzuata aykırı ve kaçak yapılaşmaya af getirilmesi doğaya, kültürel mirasa, insana ve evrensel değerlere büyük zarar verecektir.”

  • Mesela şu satırlar beyin hücrelerinizi patlatmazsa…

“Plana, mevzuata aykırılığı yargı kararı ile kesinleşmiş yapılar affedilerek, imar mevzuatına aykırı yapılaşma ödüllendirilerek teşvik edilmektedir.”

  • Mesela şu satırlar sizi insanlığınızdan utandırmazsa…

“İmar Barışı adı altındaki İmar Affı düzenlemesi ile imar mevzuatına ve kanunlara aykırı olan yapılar yasallaştırılırken, Anayasaya ve diğer kanunlara aykırı olarak, kentler, kıyılar, kırsal alanlar, ormanlar, denizler, göller, dereler, akarsular, tarihsel alanlar, kültürel alanlar tahrip edilecek, yaşam alanları ve ülkenin geleceği yok edilecektir.”

* * *

Hasan Topal’ın değerlendirmesi, sözleri, saptamaları sizde hiçbir rahatsızlık yaratmamışsa eğer…

İçiniz rahat etsin.

Siz, benim gibi salak değilsiniz!