Kaç yıl oldu, saymadım. Kaç defa yazdım, sayamadım. Torbalı-Selçuk arasında devasa bir alanda, sinema endüstrisinin önemli merkezlerinden birinin yaratılmasını hayal ettim hep. Yerelde ve...

Kaç yıl oldu, saymadım.

Kaç defa yazdım, sayamadım.

Torbalı-Selçuk arasında devasa bir alanda, sinema endüstrisinin önemli merkezlerinden birinin yaratılmasını hayal ettim hep.

Yerelde ve genelde, siyasetin ileri-geri gelenlerinden kime denk geldiysem, bunun Türkiye için taşıdığı önemi anlatmaya çalıştım.

“Bakın” dedim:

“Sinema dünyaya yön veriyor.”

“Hesaplayın” dedim:

“Filmcilik sektöründe dünyanın parası dönüyor.”

“Ayrıca” dedim:

“Burası turizm için de bir cazibe nedeni olacak. Kurulacak stüdyo ve platoları görmeye akın akın insan gelecek.”

“Haritayı alın” dedim:

“Şurası İzmir’in merkezi. Şurası Adnan Menderes Havalimanı. Şurası Torbalı. Şurası Selçuk. Şurası Efes. Şurası Meryem Ana Evi. Şurası Kuşadası. Şurası Didim. Şurası Bodrum. Çeşme, Foça, Bergama derseniz; oraları da çok yakın.”

“Hatta” dedim:

“Adı Efes Sinema Bölgesi olsun buranın. Dünyada Efes’i bilmeyen yoktur. Serbest Bölge mantığı ile kurulup, işletilsin ki; yatırımcıları cezbetsin.”

Daha bir yığın şey dedim, demesine de…

Ihh.

 

* * *

 

Ve geçen gün haberi okuyunca,  buz kestim.

“Üçüncü Havalimanı ile Şile arasında kalan 3 köy Türkiye’nin Hollywood’u olmaya aday. Karadeniz kıyısında yer alan Ağaçlı, Çiftalan ve Odayeri köyleri film platosu olacak. Köy sınırları içinde film platosu yapılmasını kolaylaştırmak için gerekli imar planı değişikliği İstanbul Büyükşehir Belediye(İBB) Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edildi.”

Vay be.

Yıllar boyu zihnimde büyütüp, gönlümde beslediğim hayalimi çalmışlar!

Allah kahretsin.

Yine yedik mi tokadın en okkalısını, kazığın en kocamanını?

 

* * *

 

Kendime kızdım.

Daha fazla bağırmalıydım.

Daha çok yazmalıydım.

Sonra düşündüm…

Hırsızın hiç mi kabahati yok?

Hele bu projeyi çoktan hayata geçirme gücüne sahip olan ama ya akılları ermediğinden ya da iş büyük geldiğinden yürekleri yetmeyenler… O koltukları boşu boşuna işgal edenler…

Sizin suçunuz, aslında hırsızdan büyük!

 

* * *

 

İstanbul’un sağını solunu iyi bilenler, belirlenen yerin Kuzey Ormanları sınırlarında olduğunu tahmin edeceklerdir.

Yani ve yine ormanlara göz dikilmiş İstanbul’da.

Dolayısıyla öfke var, tepki var.

Oysa benim işaret ettiğim güzergâhta böyle bir sakınca da yok.

Fakat sanmam ki, mesela İzmir Milletvekili ve TBMM Başkanı Binali Yıldırım (bu arada kendisini kutlarım) duruma müdahil olsun ve “Durun canım, bunu da İzmir’e verelim” desin.

Yoksa der mi?

İBB’ye bağlı Planlama Müdürlüğü tarafından teklife ilişkin çarpıcı bir değerlendirme yapıldı. Değerlendirmede mevzuat gereği Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yetkisinde olan film plato ve stüdyolarının yer seçimlerini, imar planlarına not ekleyerek yapmak yerine yetkili bakanlık tarafından belirlenen hususlar kapsamında konuya ilişkin tüm paydaşların katılımı ile çözülmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca teklifte film platosu kurulabilecek alanlar belirlenmediğinden Çiftalan, Ağaçlı ve Odayeri köylerine ek trafik yoğunluğu getireceği, alanlardaki mevcut işleyişe olumsuz etki yapacağı vurgulandı.

CHP’li İBB Meclis Üyesi Esin Hacıalioğlu söz alarak film platosu kurulacak köylerin tamamının Kuzey Ormanları sınırları içinde kaldığına dikkat çeken Hacıalioğlu, uyarı yaparak şunları söyledi:

“Bu köylere 2 bin metrekareden başlayarak stüdyolar kurulacak. Bu yeni bir ticaret alanı. İstanbul’un tanıtımı, film sektörünün gelişimi önemli ama bu platoları Kuzey ormanlarının içine kurmak doğru değil. İBB olarak gerekirse İstanbul dışında yer göstererek bir çözüm bulmalı. Film platoları Kuzey Ormanları’nda ciddi bir tahribat yaratacak”