“En büyük acılarımı sahnede büyük müelliflerin sözleriyle unuttum” 1917’ye geldiğimizde savaş olanca hızıyla devam ederken, Darülbedayi de yeni projelerle Türk sahnesini sağlam temellere oturtmaya, kalıcı kılmaya çalışmaktadır. 1917 yılı Ramazanı, Haziran ve Temmuz aylarına denk gelir. Bu, sanatçıların Tepebaşı Tiyatrosu’nda sürekli oyun oynaması için iyi bir fırsattır. 30 Haziran... Devamını Oku
Saygıdeğer bir madam ; Kınar Sıvacıyan -2-
Vapurda Fuzulî Divanı Okuyan Bir Tiyatro Kadını Bir başka tiyatro ustası Vasfi Rıza Zobu’ysa (1902 – 1992) 1950 yılında ölen Kınar Hanım için yazdığı bir yazıda onun üstün özelliklerini bakın nasıl anlatıyor. “Bu büyük sanatkârı ilk defa 1912’de Şehzadebaşı’nda Ferah Tiyatrosu’nda oynarken gördüğüm zaman on yaşında bir çocuktum, üzerimde... Devamını Oku
Saygıdeğer bir madam ; Kınar Sıvacıyan -1-
Ahhh Teatoro!  Bir tarafta zevk ü sefa!… Bir tarafta zulm ü cefa! Bu yazımda sizi Türk Tiyatrosu’nun kuruluşundaki karmaşık günlere götüreceğim. O toz duman içinde kimlik arayan Türk Tiyatrosu’na çok emeği geçmiş olan büyük bir Ermeni oyuncudan söz etmek istiyorum. Tarihin gölgede unuttuğu Madam Kınar Sıvacıyan ya da daha... Devamını Oku
Eski Mısır Şiiri Üzerine Kısa Bir İnceleme -3 –
“Okurlar var oldukça, yazanlar sonsuz yaşar” bölüm : Eski mısır edebiyatı ve aşk şiirlerine dair Mısır edebiyatının ilk örnekleri, dini yazıtlar, ilahiler, Firavunlara övgüler ve zafer kutlamalarıdır. Mısırlılar yazı ve şiirlerini genellikle duvarlara kazırlar, papirüs üstüne ya da defterlere geçirirlerdi. Yazı için en çok kamış kalem kullanılırdı. Papirüs pek... Devamını Oku
Eski Mısır Şiiri Üzerine Kısa Bir İnceleme -2-
“SÜT ÇALMADIM ÇOCUKLARIN AĞZINDAN / TERTEMİZİM TERTEMİZİM TERTEMİZ” BÖLÜM : DİN MERKEZLİ ŞİİRLERE DAİR “Ölümün … hayattan başka adı yoktur” demiş John Updike bir şiirinde… (“Mısırlı, Ecelle Karşı Karşıya” şiirinin son satırı.) Bu zihniyet kuşku yok ki, eski Mısırlının din anlayışını en kestirme tarafından özetleyen bir dizedir. Mısır tarihi... Devamını Oku
Eski Mısır şiiri üzerine kısa bir inceleme -1-  “Sonsuzluğa kadar sürecek varlığın / Sen var oldukça sürecek sonsuzluk”
  Bilinir ve kabul görür ki; her ülke edebiyatı geliştikçe, bu gelişmenin özünde, hem köklerine hâkim olmak, hem de yeni seslere kulaklarını kocaman açmak fikri ve cesareti vardır. Özellikle şiir hangi yükseklikte olursa olsun, ne tema ne de biçim olarak varolanın şatafatından etkilenip tekrara düşmemeli, hep yenilik tavşanının peşinden... Devamını Oku
8 Kasım 1964 Cumhuriyet… Doğan Nadi’nin “ÖÖÖÖÖF… BÖÖÖÖÖF… BABÖF” yazısı. “…Bir de Baböf meselesi çıktı… Bu Baböf’ün bir yazısını Türkçeye tercüme etmişler. Uyanık (!) savcılık hemen harekete geçmiş. Tetkik ediyor… Düşünün bir kere. Yüz elli sene evveli bugünkü Türkiye’de takibe uğruyor! O zamandan bu zamana, bütün siyasi doktrinler değişmiş.... Devamını Oku
Bilimsel Tiyatro Atölyesi’nde şenlik var
BTA, YENİ SEZONUNU FIRTINA GİBİ 5 OYUNLA AÇTI 18 yıldır seyircisine yüzlerce oyunla hizmet veren Bilimsel Tiyatro Atölyesi, 2017/2018 gösteri sezonunu 28 Eylül 2017 tarihinde, Hayrettin Filiz’in yazıp yönettiği “Eşekler Anırırken Çocuklar Neden Güler?” adlı oyunla açarak, 275 günlük sezon koşusunu başlattı. Bilimsel Tiyatro Atölyesi, başlattıkları 2017-2018 sezonunda en... Devamını Oku
“Edebiyatın Cumhurbaşkanı” Vedat Günyol’a Saygı Yazısı; “Babeuf Davası”-2-
Günlerden 31 Ekim 1964. Hava pırıl pırıl, güneşli. Protesto yürüyüşü için her şey o kadar uygun ki… Yani o kadar uygun ki – ispiyoncumuz bile var.- Karanlık bir ses emniyeti arıyor. “Taksim’de, Atatürk Heykeli’ne yürüyorlar. Aman ha, bunlar tekin adamlar değil, alın önleminizi.” Onlar ispiyonlasa ne olacak, sanat adamının... Devamını Oku
Bugün şöyle düşündüm kendi kendime: Acaba yaşamın amacı nedir ya da aslolan? Tonguç’un dediği gibi; “İnsan halkına faydalı bir iş yapmadan ölmeye utanmalıdır” mı, yoksa dışarısı yangınlı bir işgal altındayken, minicik avucunda buz gibi bir parçacık erdemi sıkı sıkıya tutmak mı? Bazen, diyorum ya bazen, hani öylesine susup kalırsınız... Devamını Oku