Bir gazete, bir okul: Dünden bugüne Ege Telgraf
BAZI insanlar vardır, sanırsın ki Adem ile Havva’dan beri yaşamakta. Bazı kurumlar, kuruluşlar da öyledir. Tarihlerine baktığınızda çok da uzun değildir. Ancak insana öyle gelir ki,  o sektör var olduğundan beri, o da vardır.  Bizim mesleğimiz gazetecilikte de bu böyledir. Bazı gazeteler, hadi İbrahim Müteferrika’dan beri demeyelim de, Tercüman-ı ... Devamını Oku
Ne zaman bir bayram gelse ya da konusu açılsa, hemen hemen hepimiz, özellikle belli bir yaşın üstünde olanlar söze, “Nerede eski bayramlar!” diye başlarız. Sonra da devam ederiz: “Sabah kalkılır. Bayramlıklar giyilir. Büyüklerin elleri öpülür, harçlıklar alınır, birikir de birikir. Tek olumsuzluk ikram edilen şeker ve tatlıları yemekten midemiz... Devamını Oku
Uzun zamandır hasret kaldığımız bir slogan mı desem, söz mü desem, duygu mu ya da davranış mı desem, bilemedim.  Ancak bugünlerde çok gereksinim duyduğumuz bir sözcükler grubu. “Bu da nereden çıktı?” derseniz: Dün sabah Konak Belediye Başkanı Sayın Sema Pekdaş, bir bilgilendirme toplantısı düzenledi. Belleğim yanıltmıyorsa; siyasal, daha doğrusu... Devamını Oku
Kimse gelmese de komşumuz yetişecek
Dr. Ülkümen Rodoplu öncülüğünde kurulan Herkes İçin Acil Yardım Derneği, yıllardır sürdürdüğü yaşam kurtarma eğitimlerini Acil Komşum ile yeni ve ulusal bir boyuta taşıyor. Projeyle her apartmanda bir acil sağlık gönüllüsü amaçlanıyor Hangimiz, kaza geçirip yaralanan, kalp krizi geçirip yere yığılan, bayılan, ayılan bir kişi/kişiler gördüğümüzde ne yapmamız gerektiğini... Devamını Oku
‘İyi doğdun’ ezgileri veda alkışına karıştı
Türkiye’nin ilk üniversite ajansı olan Ege Ajans’ın Kurucusu, Sorumlu Haber Merkezi Müdürü, İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Oğuzhan Kavaklı’yı doğum gününde  yeni bir yaşama uğurladık   Oğuzhan Kavaklı, yaklaşık 50 yıllık gazetecilik serüveninin 39 yılını Ege Üniversitesi’nde, bunun da 30 yılını Türkiye’de üniversite bünyesinde kurulan ilk haber ajansı olan Ege... Devamını Oku
Bazı insanlar vardır, onu tanımaktan, dostu olmaktan mutlu olursunuz.  Bazı insanlar vardır, onu tanımaktan, dostu olmaktan mutlu olursunuz, ama geç tanıdığınız için pişmanlıkla karışık bir hüzün duyarsınız, “Keşke” dersiniz, “Keşke onu daha önce tanısaydım” diye hayıflanırsınız. Can Suphandağlı benim için ikinci cümledeki insanlardan biriydi. İsmen bildiğim, ancak bir türlü... Devamını Oku
Dumlupınar Denizaltısı’nın hazin öyküsü, askeri tarihimizin en acı anılarından biridir. Denizaltındaki 81 yiğidimizden 59 hemen, 22’si battıkları demir mezarda yaşamlarını yitirmiştir. Gelin 4 Nisan 1953’te gece yarısı meydana gelen bu acı olayı, kısaca hatırlayalım. Yıl 1953’tür.  Donanmamızın Dumlupınar Denizaltısı, Çanakkale Boğazı açıklarındaki Lara burnu açıklarında yol almaktadır. Vakitlerden gece... Devamını Oku
Şimdilerde pek olmasa da, son yıllara kadar Kemeraltı ve çevresi; ozanların, yazarların, müzisyenlerin ya da sanatçı olma heveslilerinin uğrak yerlerinden biriydi. Özellikle Veysel Çıkmazı, Şükran Pasajı, Beyler sokaklarında en güzel mezeleri yapan, en iyi yemekleri pişiren geleneksel lokanta ve meyhaneler vardı. Mezarlıkbaşı’nda Katlı Otopark’ın karşısında Yalova vardı. Vardı diyorum... Devamını Oku
  Sabri Abi. Bıçkın, hoşsohbet. Çok konuşkan ve biraz da  “atıcı” bir Kemeraltı portresi. Öyküleri dillere destan. Zaman zaman bu sayfamıza konuk olacak, hikayeleri ile kimi zaman ibret olacak, kimi zaman gülümsetecek. Azı doğru, çoğu yalansa da, onun hatıralarından elimizde bu kalansa da işte biri… Birlikte okuyalım efendim… Vakitlerden... Devamını Oku