Son yıllarda sıkça karşılaştığımız doğal afetler her bilinçli vatandaş gibi benimde kafamı kurcalıyor… Artık yağmurlar bile eskisi gibi değil…  Adeta gök deliniyor…  Geçtiğimiz günlerde...

Son yıllarda sıkça karşılaştığımız doğal afetler her bilinçli vatandaş gibi benimde kafamı kurcalıyor… Artık yağmurlar bile eskisi gibi değil…  Adeta gök deliniyor…  Geçtiğimiz günlerde İzmir’de yaşanan yağmur felaketi hala gözümün önünde…

Sürekli olarak başkalarını suçluyoruz…  Belediyelere yükleniyoruz… Evet tabii ki gerekli önlemler alınmalı ancak doğal afet diye bir gerçek var ve biz bundan hiç bahsetmiyoruz… Doğanın dengesini biz bozduk…  Artık şehir merkezlerinde, metropollerde yeşil alan bulmak nerdeyse imkansız… Ağaçları katlediyoruz ve çevreyi hızla kirletiyoruz. Doğada bize bunun karşılığını veriyor ne eksik ne fazla…  Koca koca gökdelenleri, çok katlı binaları dikip kendimizi ve çocuklarımızı beton yığınlarına hapsediyoruz. Toprağa basmadan ve bir ağaca tırmanmadan büyüyen kaç çocuk vardır bir düşünün…  Ben düşündükçe kahroluyorum… Biz şanslı bir kuşaktık.. Fakat bizim çocuklarımız o kadar şanslı değil, hatta belki torunlarımız bizim gördüğümüz pek çok şeyi görmeden büyüyecek.

YAPILACAKLAR MUTLAKA VAR

Keşke dünyayı daha yaşanır bir yer haline getirsek… Keşke yeryüzünde yaşayan ve bu dünyada nefes alan her insan bunu ağaçlara borçlu olduğunu düşünüp ölmeden önce bir ağaç dikse şu dünyaya… İnanın bu bile yaşanacak dünyanın ömrünü uzatmaya yeter… Fakat dediğim gibi herkes bu bilince sahip değil.

Küresel ısınma gün geçtikçe artıyor… Yakında nefes almakta bile zorlanacağız. Ve bu hızla tüketmeye devam edersek çocuklarımıza hastalıklarla dolu bir dünya bırakacağız…

Nesli tükenen hayvanlar ekosistemin bozulmasına neden oluyor… Ekosistem ise dünyanın dengesi demek. Kısaca biz dünyanın dengesini bozuyoruz… Yapabileceklerimizi hafife almayalım… Çocuklarımıza doğayı korumayı öğretelim ama en önemlisi biz üzerimize düşeni yapalım…

Unutmayalım dünya bizim evimiz, ona sahip çıkalım…