Gezegenin kanayan yarasına Genco’nun gözünden bakmak Gezegenin kanayan yarasına Genco’nun gözünden bakmak
“Ülkelerimiz ölüyor, bir ülke ölmeye başladıktan sonra yapacak bir şey yoktur” diyerek bir ölümden başka ölümlere yelken açan insanların dramını Genco Erkal ve arkadaşları... Gezegenin kanayan yarasına Genco’nun gözünden bakmak

“Ülkelerimiz ölüyor, bir ülke ölmeye başladıktan sonra yapacak bir şey yoktur” diyerek bir ölümden başka ölümlere yelken açan insanların dramını Genco Erkal ve arkadaşları olağanüstü yansıtıyor

Geçen hafta Aysa Organizasyon’un nazik davetiyle usta oyuncu Genco Erkal’ın belgesel tiyatro formunda tasarladığı yeni oyunu “Göçmenleeeer”i Sabancı Kültür Merkezinde izlemeye gittim.

Matei Visniec’in kaleme aldığı, Genco Erkal’ın yönettiği ve Şirvan Akan, Ayşe Lebriz Berkem, Lütfi Can Bulut, Cem Çetin ve Yiğit Yarar ile birlikte rol aldığı “Göçmenleeeer”; mültecilerin, gözümüzün önünde cereyan eden hayatta kalma mücadelelerini gerçekçi, bazen de absürd bir dille sahneye taşıyor.

Dostlar Tiyatrosu tarafından sahneye konan “Göçmenleeeer”, 21. İstanbul Tiyatro Festivali’nde sahnelenmesinin hemen ardından 25 Kasım 2017 Cumartesi akşamı tiyatro severlerle buluştu ilk olarak.

Asya’nın, Afrika’nın yoksulları denizde boğulmayı, tel örgülere takılıp ölmeyi göze alarak çoluk çocuk, kadın erkek demeden savaştan, sefaletten kaçıp cennet bildikleri Avrupa’ya koşuyorlar.

Avrupa’nın içinde bulunduğu büyük ahlaki ikilemi düşündürmeyi amaçlayan “Göçmenleeeer”; insanın, kaderin zalim gücüyle karşı karşıya geldiği, Antik Yunan tiyatrosuna özgü bu insanlık trajedisini sahneye taşıyor. “Ülkelerimiz ölüyor, bir ülke ölmeye başladıktan sonra yapacak bir şey yoktur” diyen “Göçmenleeeer”; gezegenin bu en çok kanayan yarasının her bir boyutunu fragman fragman ele alarak durumun bir fotoğrafını çekiyor.

Oyunun, Fransa’da kendisi de göçmen olarak yaşayan Rumen asıllı yazarı Matei Visniec, aynı zamanda bir gazeteci. Radio France Internationale’deki görevi kapsamında göçmenlerin, mültecilerin sorunlarıyla iç içe yaşayan Visniec “Göçmenleeeer”i; “Tiyatro bu konuların tartışılacağı bir ortam olabilir mi?” sorusundan yola çıkarak kaleme alıyor. Oyun şimdilik tamamlanarak sahneye taşınsa da yazar, sorun çözülmedikçe, ne kadar yazılırsa yazılsın oyunun eksik kalacağına inanıyor.

Video sanatının zenginliklerinden beslenerek çağımızın en can alıcı sorunlarından birine özgün bir anlatım dili oluşturan “Göçmenleeeer”, hem tasarım dili hem de söylemiyle seyirciyi de işin içine dahil ediyor. Matei Visniec imzalı, gerçekçi ve yer yer absürd tınılı oyun, Zeynep Irgat ve Osman Senemoğlu tarafından Türkçeleştirildi. Yönetmenliğini ve dramaturjisini Genco Erkal’ın üstlendiği “Göçmenleeeer”in sahne ve kostüm tasarımı Claude Leon’ın, video ve ses tasarımı Ümit Kıvanç’ın, müzikleri Nâzım Çınar’ın, ışık tasarımı Hakan Özipek’in, fotoğrafları ise Burcu Yetiş’in imzasını taşıyor.

Oyunculuklarıyla hayran kaldığım eserden çıkınca,  gerçeklerin yüreğime verdiği büyük bir iç sıkıntısıyla, Türkiye’nin mülteci raporuna bakmaya karar verdim. Durum hiç parlak değil tahmin edeceğiniz gibi.

EN ACI RAPOR

Marmara Belediyeler Birliği Göç Politikaları Atölyesi MAGA tarafından paylaşılan, Doç. Dr. M. Murat Erdoğan başkanlığında hazırlanan “Kopuş”tan “Uyum”a Kent Mültecileri-Suriyeli Mülteciler ve Belediyelerin Süreç Yönetimi: İstanbul Örneği başlıklı araştırmada en kapsamlı kent mültecileri raporu yayınlandı. Rapora göre 540 bin Suriyeli İstanbul’da yaşarken, Türkiye 3.2 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapıyor. Suriyeli mültecilerin 2012 yılı ortalarından itibaren kamplarda değil; önce sınıra yakın, ardından bütün Türkiye’deki kent merkezlerinde yaşamaya başlaması alışık olunmayan yeni bir durumu ortaya çıkardı: “kent mültecileri.”

Kent mültecileri, yerel yönetimleri birincil derecede etkiledi ve mültecilere yönelik ihtiyaçlar ve sorunlar açısından muhatap kıldı. Başta belediyeler olmak üzere yerel yönetimlerin mültecilere acil destek vermeleri bir zorunluluk olarak ortaya çıktı. Ancak mültecilerin kentte kalış süresi uzadıkça belediyeler, aslında daha önce hiç planlamadıkları ve yasal yetkiler açısından tartışmalı sayılabilecek alanlarda da mültecilere yönelik hizmet vermek durumunda kaldılar.
Marmara Belediyeler Birliği Göç Politikaları Atölyesi MAGA, yerel yönetimler ve Suriyeli mülteciler konusundaki süreç yönetimi bağlamında belediyelerle yüz yüze görüşmeler ve anket yöntemiyle geniş çaplı araştırmanın sonuç raporunu paylaştı.

Doç. Dr. M. Murat Erdoğan başkanlığında hazırlanan “Kopuş”tan “Uyum”a Kent Mültecileri – Suriyeli Mülteciler ve Belediyelerin Süreç Yönetimi: İstanbul Örneği başlıklı araştırma, bu alanda şimdiye dek yapılan en kapsamlı araştırma olma özelliğini taşıyor. Araştırma, İstanbul özelinde hazırlanmış olsa da yaşanan sorunlar, çözüm için gösterilen çaba, koordinasyonda yaşanan sıkıntılar ve özellikle yerel yönetimlerin yasal ve idari kısıtlılıklarının hemen her yerde benzerlik göstermesi sebebiyle bütün Türkiye için geçerli bir resim sunuyor.

Marmara Belediyeler Birliği Başkanı Recep Altepe, rapora ilişkin olarak, “Aylarca süren yoğun bir emekle ortaya çıkan bu alan çalışması, göç ve mülteciler meselesinde sahadaki durumu ve ilgili yerel aktörlerin konuya yaklaşımını ortaya çıkaran oldukça önemli bir resimdir. Bize düşen görev, her gün problemlerin çözümü ile uğraşırken doğru ve analiz edilmiş verilere dayanmaktır. Bazen resme bakmak acı verebilir, fakat doğru sonuç için başka bir yol yok maalesef. Raporun başta hükumetimiz, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları olmak üzere konuyla ilgili faaliyet yürüten tüm aktörlere yararlı olmasını, yeni ve daha kapsayıcı çalışmalara kapı aralamasını, umudu çoğaltmasını diliyorum” diye konuştu.

Sayılarla mültecileri
5 milyon: Nisan 2011’den itibaren Türkiye’ye giriş yapan sığınmacı sayısı.
3.2 milyon: Türkiye’deki toplam Suriyeli sayısı.
2.8 milyon: Türkiye’deki geçici koruma kapsamındaki Suriyeli sayısı.
300 bin: Türkiye’deki ön kayıtlı Suriyeli sayısı.
258 bin: Türkiye’de kamplardaki Suriyeli sayısı.
Yüzde 92: Türkiye’deki kent mültecilerinin oranı.
230 bin: Türkiye’de doğan Suriyeli bebek sayısı.
540 bin: İstanbul’daki Suriyeli sayısı.
61 bin: İstanbul’daki ön kayıtlı Suriyeli sayısı.
479 bin: İstanbul’daki geçici koruma kapsamındaki Suriyeli sayısı.
Yüzde 3.67: İstanbul’daki Suriyelilerin İstanbul nüfusuna oranı
Yüzde 17.4: İstanbul’daki Suriyelilerin Türkiye’deki toplam Suriyeli sayısına oranı.
Yüzde 86: İstanbul Avrupa Yakası’ndaki Suriyelilerin İstanbul’daki toplam Suriyeli sayısına oranı.
Yüzde 14: İstanbul Anadolu Yakası’ndaki Suriyelilerin İstanbul’daki toplam Suriyeli sayısına oranı.

 

Oyun Müzesi’nde çocuklarla buluştum

Ataşehir Belediyesi’nin davetiyle geçen hafta, Düştepe Oyun Müzesinde 9-13 yaş grubu çocuklarla buluştum. Çocuklara en sevdiğim kahramanlar olan, Küçük Kara Balık, Kırmızı Başlıklı Kız ve Kurt, Arı Maya’nın öyküsünü onlar için özel olarak hazırlattığım bez bebekler ile anlattım. Sonrasında Doğan Egmont’tan Medusa’nın Pusulası romanımdan bir bölüm okuyarak bir öykü yazmanın ipuçlarını paylaştım.

Çocuklar tüm bu bilgiler ışığında kendi öykülerini yazdılar. Her biri sonunu değiştirmek istediği masalı seçti ve onu yeniden yazdı. Böyle etkinliklerin çocukların farklı düşünmesine, yaratıcı bakış açısına katkı sağlayacağına inanıyorum. Kısacası çok verimli bir etkinlik oldu.

İstanbul’a yolunuz düşerse bu güzel müzeyi ziyaret etmeyi unutmayın.