Geldiğimiz yüzyılda dengelerin hızlı değişmesi, iklim değişikliği, çevre kirliliği ve bozulan dengelerle birlikte insanlar beslenmeleri için sağlıklı ürünlere ulaşmada sıkıntı yaşamaya başladılar. Bu grupta...

Geldiğimiz yüzyılda dengelerin hızlı değişmesi, iklim değişikliği, çevre kirliliği ve bozulan dengelerle birlikte insanlar beslenmeleri için sağlıklı ürünlere ulaşmada sıkıntı yaşamaya başladılar. Bu grupta hem azalmakla beraber genetik yapıları değiştirilen tarım ürünleri ve kirlenen denizlerde yetişen canlılar da var. İnsanoğlu ne yiyeceğini şaşırmış durumda. Sebzeler seralarda yetişiyor, hormon destekli ve toksik ilaç taşıyor. Denizler kirleniyor ve insanoğlu kimyasal atıklarını dahi denize bırakabiliyor ve biz bu denizden çıkan canlıları yiyoruz.

Ne, nerede, ne kadar sağlıklı?

Artık insanoğlu daha eğitimli ve daha bilinçli, en azından bir grup için bunu söyleyebiliriz. Ve çocuk sahibi olan bilinçli anne babalar çocuklarının gelişimini yakından takip ediyor ve zihinsel gelişimini daha ilk günden önemsiyor. Zihin gelişiminde önemli bileşenlerde omega-3 alımıyla ilgili olarak ya doğal yoldan bunu içeren balık çeşitleri tüketmeli. Ya derin deniz balığı ya sardalye gibi omega-3 yönünden zengin küçük balıklar ya da somon gibi balıklar yenmeli. Ama bunlardaki değerleri ve toksisitesi nasıl değerlendirilecek ve bu konudaki standart ne?

SAZAN OLMAYIN, BAKIN

Tüm bu ihtiyaçlarda kaynaklı IFOS (İnternational Fish Oil Standart) kalite onayı oluşturulmuştur. IFOS omega-3 içerikli ürünleri Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Beslenme Konseyi (CRN) tarafından belirlenmiş test kriterlerine göre kurşun, arsenik, kadmiyum, cıva gibi ağır metaller ve poliklorobifenil, dioksin gibi kimyasal atık içerikleri açısından test eden bağımsız bir programdır.

IFOS onaylı omega-3 ürünleri, vücutta kimyasal atık ve ağır metal birikimi yapmayacağından her gün güvenle kullanabilir. Ve bu konuda pazarda olan firmaların bu onayları aranmalıdır. Ve iyi bilindik firmaların bile bu belgeye sahip olmadığını görüyoruz. Ama hızla bu belgeler tamamlanıyor. Çünkü bu grubun büyük kullanıcı kitlesi çocuklar, kronik hastalıkları olup destek amaçlı kullanan hastalar ve yaşam kalitesini artırmak isteyen bir bilinçli tüketici grubu. Yani göz ardı edilemeyecek gerçek çocuklarda yoğun kullanıldığı. Ve ağır metal birikiminin ciddi bir sorun olduğu.

Endüstriyel ve evsel atıkların denizlere boşaltılmasıyla artık deniz balıkları yerine çiftlik balıkları tüketilmektedir. Oysa çiftlik balıkları deniz balıklarının yediği omega-3 kaynakları olan alg, yosun yerine daha çabuk gelişebilmeleri ve satışa bir an önce sunulabilmeleri için suni yem ile beslenmektedir. Bu nedenle çiftlik balıkların da deniz balıklarına göre omega-3 oranı yüzde 50  daha düşük, diğer besinlerden de çok fazla miktarda aldığımız ve vücut için gerekli olmayan omega-6 oranı ise çok yüksektir.
Bu noktada gerek deniz gerekse çiftlik balıklarını yemek yerine, omega-3 içeren besin destekleri kullanılacaksa IFOS onayı aranmalıdır.

Hayatlarımız değerli. Çünkü bir tane hayatımız var. İyiyi güzeli ve insana dair olan değerleri hak ediyoruz.

GENÇLER UMUDUMUZ

Bu hafta 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını kutluyoruz. Yazıyı yazarken hemen yakınımızdaki okulun bahçesinden kutlama sesleri geliyor. Milli ve pekçok değeri çocukken öğreniyoruz ki İstiklal Marşımızı okurken, Onuncu Yıl Marşını okurken burnumuzun direği sızlıyor. Ve gençlik umut veriyor bize. Vermeli başka yolumuz yok. Gençlerin okuduğu Onuncu Yıl Marşı’nı susturmaya çalışacak kraldan çok kralcılar görecek bu ülke. Teşekkürler Mustafa Kemal Atatürk, bir insan olarak, bir kadın olarak, bir İzmirli olarak (aslen olmasam da bu şehre aidiyet hissi).

Sağlıklı kalın