Keşke dememek için her fırsatta seyahat edin Keşke dememek için her fırsatta seyahat edin
Üniversite öğrencisiyken aldığı yarı profesyonel makineyle fotoğraf çekmeye başlayan Merve Ceran Çevik, doğa fotoğrafları çekmek için her fırsatta seyahat ediyor. Çevik, ‘’Dünya bu kadar... Keşke dememek için her fırsatta seyahat edin

Üniversite öğrencisiyken aldığı yarı profesyonel makineyle fotoğraf çekmeye başlayan Merve Ceran Çevik, doğa fotoğrafları çekmek için her fırsatta seyahat ediyor. Çevik, ‘’Dünya bu kadar güzelken kendinizi bu güzellikten mahrum bırakmayın’’ diyor

 

 

Üniversite eğitimi alana kadar fotoğraf çekme hayallerini rafa kaldıran Merve Ceran Çevik, üniversitede aldığı yarı profesyonel makineyle fotoğraf çekmeye başladı. Kendini tam bir doğa tutkunu olarak ifade eden Çevik, manzara fotoğrafları çekmek için Türkiye ve yurt dışında seyahat ediyor. Fotoğrafa ilgi duyanlara dünyayı dolaşın önerisinde bulunan Çevik, ‘’Dünya görebileceğiniz bütün rüyaların en muhteşemi. En azından her yıl daha önce gitmediğiniz bir yere gidin ve keşke demeyin’’ diyor.

 

Seni çok kısa tanımak istesek?

 

3 Mayıs 1991 doğumluyum. İlkokul  ve liseyi Konya’da okudum. Üniversiteyi de Bolu’da okudum. Sosyal Bilgiler öğretmeniyim. Şimdi alanımda master yapıyorum. Aynı zamanda fotoğrafçılıkla ilgileniyorum. Fotoğraflarımı Instagram’da @merveceranphoto hesabımda paylaşıyorum. Evliyim. Ankara’da yaşıyorum.

 

 

 

Fotoğraf tutkusu hobiden daha öteye nasıl geçti?

 

Ben küçüklüğümden beri doğa ve hayvan belgeselleri izlemeye bayılırım. Arkadaşlarım çizgi film izlerdi bense belgesel izlerdim. Hep merak ederdim bu belgeseller acaba nasıl çekiliyor? Nasıl bu ülkelere gidiyorlar? Acaba büyüyünce ben de yapabilir miyim böyle şeyler diye. Bu meraktan dolayı ta o zamanlar hazırladığım ve mutlaka bir gün gideceğim dediğim ülkeler listem vardı. Evimizde küçük bir dijital  fotoğraf makinası vardı. Onu alır köyde gezer ağaç, börtü-böcek, bulut vs. çekerdim. Sonra o makina bozuldu. Çiftçi bir babanın kızıyım. Kıt kanaat geçinirken fotoğraf makinesi istemem lükse girerdi. Olgun da bir çocuktum babamdan yeni bir fotoğraf makinesi istemedim. Ama içten içe hep fotoğraf makinam olsun istedim. Üniversiteye kadar fotoğraf çekme hayallerimi rafa kaldırdım. Üniversitede fotoğrafçılıkla ilgili bir bölüm okuyamazdım çünkü “iş bulamama, düzenli maaş problemi” gibi problemler vardı. Zira Anadolu’daki her aile çocuğu düzenli maaşı olan bir meslek okusun ister ben de o yüzden sosyal bilgiler öğretmenliği okudum. Üniversiteyi okurken erkek arkadaşım (şimdi eşim) kendisine fotoğraf makinesi almıştı. Ara sıra birlikte fotoğraf çekerdik ve sonra ben de yarı profesyonel bir fotoğraf makinesi aldım ve böylece fotoğraf çekmeye başladım. Anlayacağınız küçüklükten beri gelen bir tutku ve merak benimkisi. Şimdi kendimce manzara fotoğrafları çekiyorum işte. Tam bir doğa tutkunuyum. Bu nedenle manzara fotoğrafları benim için her zaman 1-0 önde.

 

Önümüzdeki dönemde hedeflerin neler?

 

Üniversitede alanımda eğitim vermek en büyük isteklerimden biri. Şu an master yapıyorum ama eğitimime yurt dışında devam etmeyi planlıyorum. Aynı zamanda fotoğrafçılık hayatımda olmazsa olmaz oldu artık ve dünyayı dolaşmaya devam edeceğim. Tabi fotoğrafçılıkta ne kadar başarılı olurum, ne zaman nerelere gelirim? onu bilmiyorum, zaman gösterecek.

 

 

 

 

Fotoğraf çekimlerinde yaşadığın en ilginç ve unutamadığın bir anı paylaşabilir misin?

 

Kuzey ışıklarını görmeyi ve fotoğrafını çekmeyi çok çok çok istiyordum. Şubat ayında Norveç’e gittim. Yaklaşık 10 gün kaldım istediğim fotoğrafı çekebilmek için. Ama ne yazık ki o 10 gün içinde kuzey ışığı çok güçlü olsa da hava hep bulutlu olduğu için doğru düzgün, içime sinen bir fotoğraf çekememiştim. Norveç’teki son gecemizde  hem kuzey ışığı çok netti ve hem de bulut yoktu. Ama bu sefer de bulunduğumuz yerde fotoğraflık bir açı yoktu. Bir anda kuzey ışıkları belirmişti gökyüzünde. Gökyüzü yeşile boyanmıştı ve ışıklar üstümüzde dans ediyordu. Kapkara gökyüzünün bir anda yemyeşil olduğunu düşünün. Sevinçten eşimle birbirimize sarılıp zıplayıp kahkahalar atıyorduk. Mutluluktan gözümden yaş akıyordu. Işıklar kaybolana kadar saatlerce o soğukta dışarda beklemiştim. Gezilerimde yaşadığım en güzel, en özel en değerli anımdır bu. Tabi iyi bir fotoğrafını çekemediğim için de içim biraz buruktu.

 

Son olarak söylemek istediklerin?

 

Dünyayı dolaşın. Görebileceğiniz bütün rüyaların en muhteşemi. En azından her yıl daha önce gitmediğiniz bir yere gidin. Yeni bir dil öğrenmeye çalışın. Yeni insanlarla tanışın. Asıl yatırımı kendinize yapın ki ilerde dönüp geriye baktığınızda “keşke” demeyin. Hayat bu kadar güzelken, dünya bu kadar güzelken kendinizi bu güzellikten mahrum bırakmayın, bıraktırmayın!

 

En’leri & İlk’leri

 

En sevdiği yurt içi destinasyon: Ormanı, yeşil bir çevreyi küçüklüğümden beri severim ve bu nedenle Karadeniz Bölgesi – Rize yaylaları en sevdiğim destinasyon.

En sevdiği yurt dışı destinasyon: İtalya Dolomitleri

İlk yurt dışı seyahati yaptığı yer: Bali, Endonezya

Şu an bileti olsa gideceği ilk yer: Antarktika

En son seyahat ettiği yer: Avusturya

 

A.BUĞRA TOKMAKOĞLU /KEŞFETSEK