Mükemmeliyetçi ailenin pasif  ya da isyankâr çocukları Mükemmeliyetçi ailenin pasif  ya da isyankâr çocukları
Çocuk yetiştirirken her anne babanın farklı tutumu vardır. Bu tutumlar çocukların hayatını olumlu ya da olumsuz etkiler. Çocukların davranışlarını gözlemlediğimizde anne babaların tutumları hakkında... Mükemmeliyetçi ailenin pasif  ya da isyankâr çocukları

Çocuk yetiştirirken her anne babanın farklı tutumu vardır. Bu tutumlar çocukların hayatını olumlu ya da olumsuz etkiler. Çocukların davranışlarını gözlemlediğimizde anne babaların tutumları hakkında da fikir sahibi oluyoruz.

Anne baba tutumları, otoriter, ihmalkâr, koruyucu, demokratik ya da mükemmeliyetçi olabilmektedir. Çocuğunuzla nasıl etkileşime girdiğinizi ve disipline ettiğinizi tutumlarınıza bakarak anlamak mümkündür.  Anne baba tutumlarınız ne olursa olsun sağlıklı büyümeyi ve gelişmeyi destekler nitelikte olmalıdır.

Bu hafta mükemmeliyetçi anne babalar ve çocuklarını anlatacağım:

Çocuk gelişiminde her şey dört dörtlük değildir. Düşe kalka büyüme esastır. Çocuklar deneme yanılma yoluyla hayatı keşfeder. Bu süreçteki hataları onları geliştirir. Yemeği kendi kendine yiyebilmesi için defalarca çorbasını dökecek ki kaşık kullanabilmeyi öğrensin. Suyunu taşırken dökecek ki, sorumluluk alabilsin. Hatalarının doğal sonuçlarıyla karşılaşıp kendi çözüm becerilerinin gelişmesini keşfetmeyi öğrensin.

Mükemmeliyetçi anne babalara gelince; çocuk büyütmek kendi çizgileri içinde gittiğinde iyi, gitmediğinde zordur. Çocukları, çocuk yetiştirme kalıpları ya da şemaları dışarısında bir şey yaptığında, her şey ters gitmeye başlar. Çocuk gelişimi açısından normal olan bu süreç, mükemmeliyetçi anne babalar için normal dışı haline gelir. Çünkü onların çocuğu her şeyi eksiksiz ve hatasız yapmalıdır. Küçük yaşlarda dışarı taşırmadan boyamayı ve insan çizmeyi bilmelidir. Sayıları saymalı, çok iyi İngilizce bilmeli ve herkesten başarılı olmalıdır.

NEYE GÖRE SEVİYE!

Okul öncesinde olup bizlere “Sınıf seviyesinin neresinde?” diye soran aileler oluyor. “Seviyeyi öğrenince ne olacak!” diye düşünüyorum. Neye göre seviye? Bilişsel mi? Sosyal-duygusal mı? Psikomotor mu? Dil gelişimi mi? Bu soru mükemmeliyetçi anne babalardan çok sık gelir. Düşünün; daha okul öncesinde başlıyorlar. Çocuklarını diğerleriyle kıyaslamaya ve yarış atı gibi hazırlama zeminlerini oluşturuyorlar. Az sayıda karşılaşsam da sorular hep aynı yerden geliyor.

Her çocuk kendi hızında ilerlemelidir. “Sınıfın neresinde?” ya da “Şu arkadaşına göre nasıl?” gibi soru soran ailelere baktığımda, çocuklarını olduğu gibi kabul etmediklerini düşünüyorum.

“Ahmet kadar hızlı koşmalı”, “Deniz gibi iyi İngilizce konuşmalı”, “Cem gibi sosyal ve dışa dönük olmalı”, “Ela gibi de anne babasına iyi davranmalı.”

Mükemmel anne babaysanız bunlar mutlaka aklınızdan geçmiştir. Sınıfın en konuşkan çocuğu ya da en sosyal çocuğunu temel alıp sorular yöneltirsiniz: “Öğretmenim onun kadar iyi mi?”, “Neden onun kadar girişken değil?..”

Mükemmel anne babaların çocukları “mükemmel çocuk” olmalıdır. Bu şablon bozulduğunda, anne baba bununla nasıl baş edeceğini bilemez. Hepimiz hata yapabiliriz ve hatalar bizi geliştirir. Bir de okul öncesindeki çocukları düşünün, hata yapıyor diye seviniyoruz. Hata yapsınlar ki çözümlerini kendileri keşfedip bulsunlar. Mükemmel anne babaların çocukları problem çözmekte zorlanırlar. Çünkü hata ile nadiren karşılaşmışlardır. Çözüm mekanizması olgunlaşmamıştır. Hayattaki birçok problem onun adına çözülmüştür. Çünkü yolunda gitmeyen şeyler öncelikle anne babayı rahatsız ettiği için, sorunu kendileri çözmektedir.

YETERSİZLİK DUYGUSU

Mükemmeliyetçi ailelerin çocuklarının omuzlarına ağır yük bindirildiğini düşünüyorum. Genellikle bu çocuklar ya pasif ya da isyankâr oluyorlar. Yetersizlik duygusuyla büyüyorlar. Düşünsenize sürekli “Sen olduğun gibi iyi değilsin” mesajını veren anne baba. Okul öncesinden itibaren “Daha girişken”, “Daha çalışkan”, “Daha çok İngilizce konuşan”, “Dökmeden yemek yiyen”, “Oyuncakları dağıtmadan oynayan”, “Anne babanın her istediğini yapan”, “Daha konuşkan”, “Daha iyi resim çizen” olmalısın mesajlarıyla büyüyen çocukların kendiyle ilgili inançları ne kadar olumlu olur!

BAŞKASI DEĞİL, KENDİN OL

Bu çocuklar kendilerini var etmekte zorlanırlar. Çünkü onlar iki mesajla büyürler. “Böyle ol!” ya da “Böyle olma!”

Mükemmel anne baba ile büyümenin çocukların gelişimini olumlu ya da olumsuz etkilemektedir. Bazen farkında olmadan yaptığımız birçok tutum olabiliyor. Görüşmelerimde “Ben mükemmeliyetçi biriymişim!” diyen anne babaları biliyorum. Bir şeyi fark etmek değişimi de beraberinde getiriyor. Bazı ailelerde mükemmeliyetçi özelliklerini fark etmiş ama nasıl baş edebileceği konusunda destek arıyorlar. Çocuklarına yansıtmadan nasıl büyüteceklerini planlıyorlar.

TEMEL ÖNERİLER

Mükemmel anne babalar için birkaç temel öneri sunmak isterim. Öncelikle çocuklarınızı olduğu gibi kabul edin. Her çocuğun kendi hızında büyüdüğünü unutmayın. Çocuklarınızla ilgili beklentileriniz olsun. Sizin beklentileriniz onun yaşına ve yapısına uygunsa çocuğunuzda bunları gerçekleştirmek için uğraşacaktır. Fakat proje çocuklar yetiştirmeyin. Kafanızdaki proje çocuğunuzun yapısına ve geleceğine uymayabilir. Hatalarla gelişim de sağlanabildiği mesajını da verin. Her şeyin en iyisini yapmak zorunda değil. Emekleme döneminde zorla yürütmeye benzer bu süreç. Gelişim aşamalı ve adım adım ilerler. Her yaşın ihtiyacı farklı olduğu gibi kazanımları da farklıdır. 3 yaşındaki çocuğunuzdan 5 yaş çocuğu kazanımını beklemeyiniz. Desteklenmesi gereken alanlarını öğretmenin ya da psikoloğun da yardımıyla destekleyebilirsiniz. Birçok ailenin yaptığı da budur.

Mükemmeliyetçi anne babalara çocuğuyla ilgili desteklenmesi gereken bir alan söylemek de zordur. Çünkü projeleri yıkılmıştır hemen. Bu ailelere göre “Arkadaşına kötü davranamaz”, “Tırnak yiyemez”, “Dersi bozamaz”, “Satrançta kötü olamaz” gibi desteklenmesi gereken alanları ifade edildiğinde tepkisel yaklaşabilirler. Evde her şey mükemmel yapıldığı için mutlaka sorun okulda olur. Okula yüklenebilirler ama hayat mükemmel değildir. Bunun için bir önerim de çocuğunuzla ilgili olumsuz bir şey duymak elbette üzücü olabilir. Mükemmel aileler çocuk yetiştirmeyi hatasız kabul ettikleri için küçük bir hatayı bile kabul etmezler. Çocuğunuzun gelişmesi gereken davranışını öğrenin. Okul, rehberlik ya da aile olarak yapabileceklerinizi çocuğunuzun sağlıklı gelişimi için uygulayın.

Ortada mükemmelliği bozan suçlu aramayın. Çünkü asıl olan çocuğunuzun gelişimidir. Çocuğunuzu neyin hızına göre yetiştirdiğinizi fark edin… Hayatın hızına mı, çocuğunuzun kendi gelişim hızına mı, arkadaşlarının hızına mı yoksa düşüncelerinizin, hayallerinizin hızına mı?

Ailelerin çocuklarını hayata hemen hazırlama çabaları var. Hemen yürüsün, hemen konuşsun, hemen yesin, hemen zıplasın, hemen sosyal olsun, hemen okusun, hemen tuvaletini yapsın… Çocuklarınızı hemen olacak diye gelişimini tamamlamadan ve pratik yapmadan gelişiminin üstünde hızlandırılmış bir hayat programına soktuğunuzda kendi hayat yolunu bulmakta zorlanırlar.