Dünya gelişiyor. Ülkemiz gelişiyor. Yollar, köprüler, son teknoloji yerli otomobiller ve daha niceleri. Temennimiz daha da iyilerinin olması yönünde ama insanlığımız dünyaya oranla ne...

Dünya gelişiyor. Ülkemiz gelişiyor. Yollar, köprüler, son teknoloji yerli otomobiller ve daha niceleri. Temennimiz daha da iyilerinin olması yönünde ama insanlığımız dünyaya oranla ne kadar gelişiyor? Bunu sorguluyor muyuz? Her gün yayınlanan onlarca kadın cinayeti haberi, yan yana kullanmaktan büyük utanç duyduğum çocuk ve istismar kavramları… Neden bu olaylar gündemimizin tam ortasında ve daha kötüsü neden bu olaylara alıştık, alıştırıldık?

Bizler doğduğumuzda eşitiz. Büyüdükçe ‘iyi insan’, ‘kötü insan’ kavramları oluşuyor. İkisi de bir tercih. Tabii ki, yaşananlar, tanık olunanlar, hayatın acımasız yüzü her şey bu olguların oluşmasında da bir etken. Çaresizliğin, zorluğun, kötülüğün dibini görmüş insanlar bile bu kadar iğrenç olmuyorken aramızdan bazıları ‘kötü’ kavramını bile aşacak noktaya nasıl gelebiliyor?

Hangi insan sapık zihniyetli, tecavüzcü ya da şiddete eğilimli olarak doğuyor? Ne yaşıyoruz da, bir bebeğe bile tecavüz edecek kadar insanlığımızı kaybedebiliyoruz?

Adana’da yaşanan ülkece derinden sarsıldığımız iğrenç olay, bunu sorgulamamız için son nokta niteliğinde. Çoğumuz bu vahşeti konuşmaktan bile utanıyorken nasıl oluyor da yine bizler gibi bir insan bunu küçücük savunmasız bir cana yapabiliyor?

Gerçekten aklım almıyor…

BAHANE VAR MI?

Açık ya da kapalı giyinen, sadece cinsiyetinden dolayı tecavüze maruz kalan kadına bahane bulabilenlere sormak istiyorum: 3 yaşındaki çocuk, mini etek giydiği için mi, erkeği tahrik ettiği için mi, ortalık yerde kahkaha attığı için mi bunları yaşadı?

Bir odada sessizce uyuyan, kimseyi “tahrik etmeyen(!)” çocuğa tecavüz eden zihniyetin haklı sebebi ne olabilir!

Nefsine hakim olamayan, olamadığı gibi kendinden daha savunmasız olan bir kadını da aşıp çocuğa bunu yaşatan beyin, daha neler yapar varın siz düşünün.

Dün Adana’daydı, bugün Antalya’da, yarın belki de senin sokağında ortaya çıkacak o sapık beyin. Tepkiler hemen her konuda olduğu gibi, neredeyse sosyal medyayla kısıtlı kalıyor.

Bence artık tek sesten değil, ülke olarak ‘Dur’ demeliyiz. Lütfen sosyal medya paylaşımlarınızı yaptıktan sonra hayatınıza devam ederken o bebeğin çığlığının duyulmaması için ağzının kapatıldığını, olaydan sonra organlarının hasar gördüğünü ve psikoloji adına bir şey kalmadığını unutmayın!

Ve anneler…

Oğullarınıza, kız çocuklarına verdiğiniz ahlakın daha fazlasını verin. Çünkü ‘Erkeğe tecavüz eden kadın’ değil ‘Her hangi bir canlıya ya da nesneye tecavüz eden ‘erkek!’lerle yaşıyoruz. Bu ‘erkek’lerin azalmasının tek yolu annelerin bilinçli ve ahlaklı evlat yetiştirmesinden geçiyor. ‘Daha acımasızı olamaz’ dedikçe hep daha fazlası yaşanıyor. Daha acımasız, daha vahşi ve daha insanlık dışı…

Umarım bu son olur. Umarım caydırıcılık biraz olsun artar da, başka canlar yanmaz.

Aksi takdirde böyle midesiz insanlarla dolu bir dünyaya çocuk getirmek isteyecek kadın sayısı her geçen gün azalacaktır…

Bu da böyle biline!..