Sosyal medya okuryazarlığı Sosyal medya okuryazarlığı
Geleneksel medyanın yanında hayatımızın önemli bir bölümüne dahil olmayı başaran sosyal medya ilk baktığımız haber kaynaklarından birine dönüştü. Televizyon, gazete ve radyonun yanında; daha... Sosyal medya okuryazarlığı

Geleneksel medyanın yanında hayatımızın önemli bir bölümüne dahil olmayı başaran sosyal medya ilk baktığımız haber kaynaklarından birine dönüştü. Televizyon, gazete ve radyonun yanında; daha yataktan kalkar kalkmaz elimize aldığımız cep telefonları, gündemi takip etmek, yakın çevremizde neler olduğunu öğrenmek ve haberdar olmak için ilk akla gelen cihazlar.

Akıllı telefon kullanımının artışı, internet altyapısının yaygınlaşması ve Türkiye’nin dört bir yanında erişiminin kolaylaşmasıyla hem internet hem de sosyal medyadaki kullanıcı sayısı daha da artacak. Evdeki bilgisayarlar, tablet cihazlar, cep telefonları, ofis bilgisayarları derken bir kişinin en az 3-4 farklı cihaz aracılığıyla her gün internete bağlandığını söylemek mümkün.

İnternetin hayatımızda var oluşu birtakım sorunları da beraberinde getiriyor ister istemez. Yıllar yılı iletişim fakültesi mezunlarının ilkokul ve ortaokullarda seçmeli medya okuryazarlığı dersini vermesi yönünde taleplerimizi dile getirirken, geldiğimiz noktada toplum olarak 7’den 77’ye sosyal medya okuryazarlığı eğitimi verilmesi gerektiğini destekliyorum.

Farklı sivil toplum örgütlerinde temel gazetecilik, habercilik kavramları, sosyal medya kullanımı konusunda eğitimler ve atölye çalışmaları yürüten biri olarak büyük bir çoğunluğumuzun sosyal medya kullanıcısı olduğu ülkemizde maalesef bilinçli kullanımdan söz etmek çok da mümkün görünmüyor.

Yapılan araştırmalarda sosyal medyada paylaşılan içeriklerinin doğruluğunda paylaşılan içeriğin kökenine bakmak yerine, kimin paylaştığına bakıldığı ifade ediliyor. Yani siz güvendiğiniz bir arkadaşınızın paylaştığı içeriği doğru olarak kabul ediyorsunuz. O da kendi güvendiği bir başka arkadaşının… Zincirleme reaksiyonda tamamen güvene dayalı içeriklerin paylaşımıyla yalan, yanlış, objektif olmayan bilginin hızlı bir şekilde yayıldığını söyleyebiliyoruz. Oysa ki paylaşılan içeriğin kaynağı, güvenilirliğinin sorgulanması, tarihine bakılması gibi birkaç adıma dikkat edilse yanlış bilginin dağılımının önüne kolaylıkla geçebiliriz.

BAYRAK ZİNCİRİ

Facebook özel mesajla bayrak zinciri oluşturmalar, hep birlikte profil fotoğraflarını Türk bayrağına dönüştürmeler, kanser hastalarına bir tıkla 1 TL bağış yapmalar, 3 yıl öncenin kan anonslarını yeniymiş gibi paylaşmalar, sosyal medya hesabı olmayan belediye başkanının sahte hesabından yapılan paylaşımı gerçek zannedip paylaşıma destek olmalar, hediye çeki dağıttığını iddia eden sahtekarları gerçek sanıp telefon aracılığı ile dolandırılmalar, dikkat resmileşti yazılarını duvarlarına yapıştırıp güvenlik kontrolü yaptığını düşünenler derken bu liste uzayıp gidiyor.

Halk eğitim merkezleri, belediye eğitim merkezleri ya da medya ile ilgili olan kurumların sosyal medya okuryazarlığı konusunda işin uzmanlarından destek alıp topluma bu eğitimlerin verilmesini sağlaması en büyük görev. Sosyal medya konusunda en büyük etkinliği bazı web sitelerini ve araçları yasaklamak olan devletimizin de özellikle erken yaştaki çocuklara sosyal medya ve güvenli internet kullanımı konusunda eğitim programları hazırlaması şart. Her gün ucundan, kıyısından dahil olduğumuz sosyal medya dünyasında gördüğümüz saçma sapan paylaşımlar ve bilgi kirliliğinin önüne geçmek için hep birlikte mücadele etmeliyiz.

Bu habere henüz yorum yapılmamış.

İlk yorumu siz yapın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir