“Türkiye’m” “Türkiye’m”
Bir şairin veya yazarın eserlerinin “Toplu Şiirler”, “Bütün Öyküleri” gibi hacimli kitaplarda toplanmasına itirazım yok. Hatta bu tür kitapları ben de edinirim ve sık... “Türkiye’m”

Bir şairin veya yazarın eserlerinin “Toplu Şiirler”, “Bütün Öyküleri” gibi hacimli kitaplarda toplanmasına itirazım yok. Hatta bu tür kitapları ben de edinirim ve sık sık bakarım. Buna rağmen, okuyucu olarak kötü bir huyum var. Bu “toplu” kitabın sahibi hayatta değilse, bir başka ifadeyle toplu eserlerini kendisi bir araya getirmemişse, bu işin ruhunda bir eksiklik ararım. Yazarın kendisi bu işe dahil olamadığı için bu yazara ait yeni bir eser değil, bir inceleme, derleme; ya da başka bir şey olur, ama yazar adına yeni bir şey olmaz. Diyelim ki, bu toplama işini yazarın kendisi yaptı; buna rağmen ben yine de tek tek çıkan kitaplarını edinir ve okurum. Hatta ilk baskısından okumak tercihimdir.

Böyle yapınca ne oluyor? Ne yalan söyleyeyim, sanki kitabı daha iyi anlıyorum. Hatta yazarın, şairin yazdığı zamanların atmosferine daha çok giriyorum. Toplu eser çalışmasında o kitap mutlaka var, alır okurum; ancak içime sinmez. Derdimi anlatabildim mi, bilmiyorum. Tam da bu meseleye uygun bir kitap var elimde: Turgut Uyar’ın “Türkiye’m” adlı şiir kitabı. Elimdeki kitap Varlık Yayınları’ndan 1952 yılında çıkmış, ilk baskı. Kitaplığımda aynı şairin “Büyük Saat” adıyla YKY’den çıkmış Bütün Şiirleri kitabı da mevcut. Yalnız, elimdeki Türkiye’min incecik ve cebe sığan hali beni daha çok sardı. Büyük Saat’te bu kitabı defalarca okudum; ama şimdi sanki ilk defa okuyorum, Türkiye’mi.

Kitaba, Nurullah Ataç önsöz yazmış. Önsöz o kadar müthiş bir kompozisyon ki, alıntı yapmakta zorlanıyorum. Hepsini de buraya alamam. Ancak, son paragrafta Ataç, bakın ne diyor:

“Bilmem yanılıyor muyum Turgut Uyar’ı iyi bir şair saymakla. Hiç sanmıyorum. Ne olursa olsun, onun için atıyorum zarımı. Övünerek söyleyeyim, şairler için attığım zar, şimdiye kadar çoğu iyi geldi, doğru seçtiğimi gösterdi. Turgut Uyar için de iyi geleceğinden hiç şüphe etmiyorum”

Bu satılar yazıldığında henüz 30’una basmamış olan Turgut Uyar, hiç şüphesiz Ataç’ı utandırmadı. Öyle ki, İkinci Yeni şiiri içinde çok özel bir yeri oldu. Ne yalan söyleyeyim, genç kuşak şairlerin ne zaman kapısını çalsam, orada bir Turgut Uyar’ın oturduğunu görürüm. Haklarını teslim edeyim, hemen hepsi açık yüreklilikle bu kabul de ederler.

Dönelim elimizdeki Türkiye’me. Kitaba adını veren şiiri sanki yıllar önce bir Türkçe kitabında okumuşum. Ama değil, sadece bir şeyler anımsatıyor herhalde:

Seni boydan boya sevmişim, / Ta Kars’a kadar Edirne’den. / Toprağını, taşını, dağlarını/Fırsat buldukça övmüşüm.//Sen vatanımsın, ekmeğimsin/Duyduğum, bildiğim zafersin yıllarca…/ Zonguldak’ta 63 numara / Nazlı sahiller Akdeniz’de. / Sevdasın ciğerlerimde parça parça / Yarı kalmış dileğimsin…

Tabii Ardahan o zamanlar il değil. Hoş, hala da “Edirne-Kars” arası bir uçuşa değinilir daha çok; ama Türkiye’m şiirinde Ardahan’ın da adı geçer:

Ardahan’a varmışım yollar uzamış/Bel vermiş, yol vermemiş dağlar.

Bu şiirden sonraki iki şiirden ilkinin adını aktarayım önce: “Garip Anadolu’mun Dağları”. Diğer şiir de “Bahar Başlangıcında Düşünceler” adını taşıyor. Şiirin bir yerinde bakın bahara dair ne söylüyor:

“Bahar her yerde baharmış ama,/Anadolu’da başka türlü olurmuş”

Kitapta, memleket sevgisi epey ön planda. Ama gurbetlik de var. Bir de turnanın çokça yer aldığını görüyorum. “Turnam Seninle”, “Turnam, bir gün bırakmayacağım” şiirleri bunlardan ikisi. “Bir sessiz geceden turnam” şiirinde de şair kendisine şöyle seslenir:

Selâm sana Turgut Uyar, selâm sana Demirkazık

Hep iyi niyetlerle daim olasınız dilerim.

Saçlarım bir kutuptan öbürüne dek uzamış

Hanya’dan, Konya’dan, dünyadan geçmiş

Kitap olmuş yazılmış, kervan olmuş düzülmüş

Başlamış zari zari yaş dökmeye ellerim…”

Sözün özü, Türkiye’m kitabı 65 yaşında her şiiriyle hala dipdiri ve genç. Ataç öyle bir zar atmış ki, hala konuşuluyor.

mazlumvesek1906@gmail.com

Bu habere henüz yorum yapılmamış.

İlk yorumu siz yapın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir