Vize ambargosunun sonuçları ne olacak? Vize ambargosunun sonuçları ne olacak?
CHP’li Bayır ABD ve Türkiye’nin vizeyi karşılıklı askıya alması konusunda çarpıcı açıklamalarda bulunurken, Finans Danışmanı Soydan kararın ekonomik boyutunu anlattı CHP İzmir Milletvekili Tacettin... Vize ambargosunun sonuçları ne olacak?

CHP’li Bayır ABD ve Türkiye’nin vizeyi karşılıklı askıya alması konusunda çarpıcı açıklamalarda bulunurken, Finans Danışmanı Soydan kararın ekonomik boyutunu anlattı

CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır ve İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve İzmir Ticaret Odası Finans Danışmanı Halit Soydan, ABD’nin Türkiye’den vize hizmetlerini askıya almasını ve Türkiye’nin buna verdiği vize misillemesini, Ege Telgraf Gazetesi’ne değerlendirdi. Bayır, Amerika’nın aldığı kararın doğru olmadığına dikkati çekerek, kararı ‘Üstü kapalı ambargo’ olarak nitelendirdi. Soydan ise “Büyük ölçüde borçlanıyoruz. Amerikan bankaları olmasa bizim böyle rahat borçlanma şansımız olmaz. Her ne kadar likidite bolluğu bulunduğu iddiası olsa da Amerika eğer bize çılgınlık ederek, kısıtlama getirirse bizim işimiz zorlaşır. Gün inatlaşma günü değil. Uzun vadede kazanımları düşünerek, bugün böyle bir adım atmanın hatta gecikmeden atmanın doğru olacağını düşünüyorum” dedi.

‘MEHTER MARŞI GİBİ’

Dış politika konusunda Türkiye’nin istikrarsız olduğunu söyleyen CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, “15 yıldır AKP’nin izlediği yanlış politikaların sonucu. Ancak olaya şu sonuçtan bakmak da lazım; Türkiye dünya ülkeleri tarafından bilinen, tanınan bir ülke. Sebebi ne olursa olsun, Türkiye’de yaşayan vatandaşların herhangi bir ülkeye seyahat haklarının kısıtlanması doğru bir davranış biçimi değil. Amerika bunu yaparak doğru yaptı diyemem. Bu doğru bir karar değil. Diğer ülkelerdeki siyaset devamlılık istiyor. Bakanlar değişir, dışişleri bakanı değişir ama dışişlerinde siyaset o ülkenin çıkarları doğrultusunda yapılır. Şimdi BOP başkanlığına soyunan Sayın Cumhurbaşkanı, burada mehter marşı gibi bir gün Rusya ile kötü, bir gün Amerika ile iyi, bir gün Rusya ile iyi, bir gün Amerika ile kötü. Devamlı istikrarsız bir dış politika izliyoruz. Bu politikanın sonucu bizi şu anda savaşın eşiğine getirdi. Meclis’te yaptığımız oylamada Türk Silahlı Kuvvetleri’nin özellikle Suriye’ye girmesiyle ilgili, sınırlarımızın güvenliğinin oluşturulması için izin verdik. Gidin savaşın diye izin vermedik. Geçtiğimiz gün de Genel Başkanımızın grup konuşmasında açıkladığı üzere, bu saatten sonra buradan gelecek her şeyin tek sorumlusu Cumhurbaşkanıdır” ifadelerini kullandı.

‘ÜSTÜ KAPALI AMBARGO’

Bu yaşananların bir de ekonomik boyutu olduğunu dile getiren Bayır şu ifadeleri kullandı: “Nasıl Almanya ile ilgili bir restleşme oldu. Almanya hemen bir miktar gaza bastı. Üstü kapalı ambargo gibi bir şey bu. Bizim şirketimiz serbest bölgede Almanya’dan beklediği iki tane makinayı Almanya göndermedi. Önemli bir makinaydı, fabrikanın üretimi de önemli bir üretimdi. Adamlar Amerikalıları araya koyup Almanya’ya rica edince makinalar geldi. Olaya böyle baktığımızda her tarafından kuşatılmış durumdayız. Zaten ekonomik anlamda bir kriz var kasa ve bütçe çökmüş durumda. Şu anda bütçede inanılmaz büyük bir delik var. Ekonomi inanılmaz derecede bozulmuş durumda. Bu dönem dış politika ile ekonominin düzelme şansı yok gibi görünüyor. Bunun faturası topluma çıkacak. Motorlu Taşıtlar vergisi, benzine yapılan zam gibi dolaylı vergilerle halktan çıkaracaklar. Ekonomideki bu savurganlık, kaçak sarayın harcamaları giderleri, özel uçaklar, özel otomobiller, makam otomobilleri, bizim alışık olmadığımız Cumhuriyet tarihinde görmediğimiz bir savurganlık var. Bu savurganlığa bir son verilmesi lazım, çünkü bu savurganlığın bedelini dolaylı vergilerle vatandaş, çiftçi, işçi, emekli onlar ödüyorlar.”

‘ÇILGINLIK OLUR’

Yaşanan krizin siyasal, askeri, toplumsal sonuçları olduğu gibi en önemli sonucunun mali olduğunu ifade eden Soydan, bu durumun sürmesi halinde ortaya çıkacak tabloyu anlattı. Soydan, “Pek çok ihtimal ortaya çıkıyor ama kategorize etmek yerinde olur. Amerika Birleşik Devletleri’nin aslında çok sivri attığı adımı sürdürmesini beklemiyorum. Çünkü ABD benim bildiğim; bunu sadece Yemen’e, Sudan’a ve Libya’ya uyguladı. Bir müttefike böyle bir vizeyi yasaklamasının sürdürülebilir bir adım değil. Bunun için Türkiye’yi gözden çıkartması lazım. Bunu bence yapmaz. İthalat ve ihracatta o kadar korkulacak bir durum yok. 8 milyar ithalatımız var, 6 milyar dolar  ihracatımız var bu en kötü haller de bile yarı yarıya devam eder. Sorun Türkiye’nin cari açığının yıllık en az 150 milyar dolar finanse edilmesi lazım. Bunun bir kısmı vadesi gelen kredilerin uzatılması bir kısmı da cari açığın yani döviz açığının yarattığı finansman açığı. Büyük ölçüde borçlanıyoruz. Bu borç büyük ölçüde Amerika’dan geliyor. Amerikan bankaları olmasa bizim böyle rahat borçlanma şansımız olmaz. Her ne kadar likidite bolluğu bulunduğu iddiası olsa da Amerika eğer bize çılgınlık ederek, kısıtlama getirirse bu açıdan da bizim finansman açığımızı karşılamada bankalara müdahale de bulunursa ben beklemiyorum bu çılgınlık olur.  İyice bizi köşeye sıkıştırmak istiyorsa bankalara Türkiye’ye verecekleri kredilerde ‘ölçülü olunmalı’ diyerek yol gösterirse bizim işimiz zorlaşır” açıklamasında bulundu.

‘GECİKİLMEMELİ’

Uzun vadeli kazanımların düşünülerek hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Soydan, “Bu ihtimal çok zayıf olsa da var. Benim değerlendirmelerime göre en önemli sonuç da bu. Gün inatlaşma günü değil. Adamlar dün zaten bize yol gösterdi. Tutuklu olan veya henüz tutuklu olmayan irtibat çalışanları hakkında avukatla görüşmesi hukuk yolunun evrensel kurallarda sürdürülmesi ve bu adımı iyi niyetle atıyoruz görüntüsünü vermesi en doğru adım olur. Burada geri adım atmış olabilir miyiz? Olabiliriz ama uzun vadede kazanımları düşünerek bugün böyle bir adım atmanın hatta gecikmeden atmanın doğru olacağını düşünüyorum. Çünkü Türkiye’nin 150 milyar dolardan az olmayan yıllık döviz finansmanına ihtiyacı var. Bu krizi aşmak için iyi niyetli bir adım atmak bu geri adım diye düşünülebilir ama günün koşulları nedeniyle daha esnek yaklaşım, üstelik evrensel hukuka uygun davranıyoruz şeklindeki gerekli adımları gecikmeden atmanın doğru olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

Ne yaşandı?

İstanbul Başkonsolosluğu irtibat görevlisi Metin Topuz’un Fetullahçı Terör Örgütü’nden tutuklanması sonrasında Türkiye’ye ‘vize’ ambargosu uygulama kararı alan Amerika’ya misilleme yapan Ankara karara aynı şekilde cevap verdi. Türkiye’nin Kıbrıs Barış Harekatı’ndan sonra ABD’nin silah ambargosu ile yetindiğini, doğrudan Türk halkını hedef alan bir karar almadığına dikkat çeken uzmanlar, vize geriliminin NATO üyesi iki ülke arasındaki en ciddi sorun olduğunu söylüyor. Ayrıca bu durum NATO tarihinde de ilk kez yaşanıyor.

Eda Ebru Naneci / Özel Haber

Bu habere henüz yorum yapılmamış.

İlk yorumu siz yapın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir