Hepimiz sağlığımız konusunda ve özellikle çocuk sağlığı konusunda çok hassasız. Olması gereken de bu. Dünyaya gelen o minicik masum bebekler sıkıntı çekerken ve problemleri...

Hepimiz sağlığımız konusunda ve özellikle çocuk sağlığı konusunda çok hassasız. Olması gereken de bu. Dünyaya gelen o minicik masum bebekler sıkıntı çekerken ve problemleri varken çözüme en kısa sürede ulaşmak istiyoruz. Daha birkaç günlükken gecenin karanlığını yırtan gaz sancısıyla dünyaya çığlık atan bebekler, hepimizi alarma geçirir. Gazı olmayan, kabızlığı olmayan bebek sahibi anne babalar çok şanslılar. Daha minicik olan birkaç kilo olan masum yaratıkları en sağlıklı şekilde büyütmek artık bizim görevimiz.

Gaz konusunda her anne babanın kendi tecrübesi var. Ama bilinen bir gerçek var ki daha ilk aylarda kolayımıza gelerek bitki çaylarını çok kullanmamak lazım ki bağırsak hareketlerini tembelleştirmeyelim. Bu gastroloji uzmanlarının görüşü. İlk başlangıçta herkes basit molekül içeren gaz damlalarıyla başlıyor. Aynı etken maddeleri içerseler bile, her bebekte faydası farklı içeren ilaçlar olabilir. Bağırsaklar ilk dört ayda geliştiği için bu sırada oluşacak gaz ve sindirim problemleri ciddi sıkıntı yaratmaktadır. Ve piyasada bu konuda pek çok ürün bulunmaktadır.

Bunlar için en “İyisi şudur” ya da “Budur” denemez. Her kullanılan ilacın her bebekte faydası farklıdır. Ama dünyada gelişmelere paralel yeni yaklaşımlar olmakta ve çocuk doktorları ya da ilgili uzmanlar bunları kullanmaktadır. Probiyotik ve prebiyotik diye adlandırılan ve bağırsak florasını düzenleyerek hem bağışıklık sistemini güçlendiren hem de sindirim problemlerini çözen ürünler son yıllarda hayatımızda. Dünya da artık bağırsaklar ikinci beyin olarak adlandırılıyor.

MEDYA YANLIŞ ALGIYI BESLEDİ

Medyada “Paracetamol içeren şu ilaç yasaklandı” diyerek başlıklar atılmaktadır. Hepimizin çok güvenle daha birkaç aylıkken bile kullandığımız ürün grubu için yanlış bilgilendirme yapmamak lazım. Evet bu grup ilaçlar kullanılırken; aynı etken maddeyi içeren üst solunum yolu şikayetleri için kullanılan ilaçlarla beraber alımında doz ayarı önemli. Ve belirli yaş grubunda bu maddeyi içeren bazı ilaçların kullanılmaması önerilmemekte ve reçetede ödenmemektedir. Bu etken maddelerin tamamen yasaklandığı anlamına gelmez. Yaş sınırlaması getirilmiştir. Dünyada yasak olan bizde kullanılmamaktadır.

Medyada sık sık bizim non-steroid antienflamatuar dediğimiz ağrı kesicilerle ilgili olarak bazı yanlış bilgilendirmeler de okuyorum. İlacı dil altına koymuş fenalaşmış, bilmem ne olmuş gibi pek çok aslı astarı olmayan bilgiler paylaşılmakta. Evet bu grup ağrı kesiciler için her zaman risk vardır ve akut diyalize gidecek tablolar oluşabilir. Bu çok çok nadir gelişse bile, prospektüs uyarılarında zaten yer almaktadır. İlaç yarar zarar ilişkisi gözetilerek kullanılan bir üründür. O nedenle komşusuna iyi gelen ilacı içen algıdan sonra bazı istenmeyen tabloların oluşması normaldir. Bu grup ilaçların kullanmaması gereken hasta grubunda kullanılırsa elbette problemler yaşanabilir.

Bu hafta ibuprofen içeren ilaçların kısırlık yaptığıyla ilgili bazı haberler okudum. Dünyada 1969’dan beri kullanılmakta olan ve OTC dediğimiz ilaç dışı ürün kategorisinde raflarda satılmakta. Yani kullanılan doz risk oluşturmayacak düzeydedir. Önerilen dozlar, önerilen sürelerde kullanılıyorsa sorun yok. Ancak bunların kullanımları konusunda bilgi verilmiyor.

Aslında buradan şu çıkarılmalı OTC yasasının yani ilaç dışı ürünlere ait yasanın çok dikkatli çıkarılması gerekiyor. Eczanelerden hastalara reçetelerle verdiğimiz bu ilaçlara ait kullanımı ve özel durumları anlattığımız düşünülürse, raflardan alınırsa neler yaşarız. ABD’de bu yöntem denenmiş ve geçen sürede vatandaşlar ürünlerini market zincirler yerine tekrar eczanelerden almaya yöneltmiştir.  Ve her olayda olduğu gibi Amerika’yı tekrar keşfetmeye gerek var mı!

Sağlıkla kalın.