Yaşam ile ölüm arasında süre belirlemesi yoktur. Anlık ve ani bir olaydır. Zamana, mekana bağlı değildir. Her zaman, her an karşılaşabiliriz. Sağlıklı olan da,...

Yaşam ile ölüm arasında süre belirlemesi yoktur. Anlık ve ani bir olaydır. Zamana, mekana bağlı değildir. Her zaman, her an karşılaşabiliriz. Sağlıklı olan da, sağlıksız da, ölümden uzaklaşma adına kendisini koruma altına alan da, bu gerçekle yüzleşir.

Sağlıklı görünen bir kişinin ani bir kalp kriziyle vefat etmesi, iş ve meslek hastalığıyla ölmesi, ölümcül bir hastalığa yakalanması, trafik kazası, ayağının kayması başını taşa vurma, avlanırken avcı arkadaşı tarafından vurulması, işyerinde öldürülmesi, kör kurşun vs. gibi nedenlerle ölüm her an kapınızı çalabilir.

İnsanoğlu için kaçınılmaz olan son ölümdür.

Ölümle birlikte, hak sahiplerinin gelir anlamında kayıpları da gündeme gelir.

SOSYAL YARDIM

Sigortalının ölümünün ardından, sosyal tehlike çanları çalmaya başlar.

Toplumda buna geçim sıkıntısı adı verilir.

a.)Sigortalı evliyse, eşi, çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu ana ve babası.

b.)Sigortalı bekarsa, bakmakla yükümlü olduğu ana ve babası kesilen maddi desteğin yerini hangisi alacaktır.

Sosyal tehlikede sosyal yardım olarak ölüm sigortası olmalı

ÖLÜM SİGORTASI

5510 SS ve GSSK ile birlikte sigortalının ölümü sonrasında, geride kalan hak sahiplerini geleceğe güvenle bakmaları adına kucaklayan sigorta sistemi ölüm sigortası devreye girecektir.

Ölüm aylığında üç önemli koşul var:

a.) Sigortalının vefatı,

b.) Sigortalının yaşarken sigorta kapsamında olması, belirli süreli ve primli çalışması,

c.) Sigortalının vefatı ile birlikte hak sahibi olunması

 

SİGORTALININ ÖLÜMÜ

Sigortalının gaip ya da kayıp olması ile birlikte gerekli prosedürler yerine getirildiğinde, sigortalının hak sahiplerine ölüm sigortasından aylık bağlanır.

Sigortalı eceliyle ölüm olması durumunda, ölüm sigortasından aylık alır.

İş kazası ve meslek hastalığı ile vefat eden sigortalıya ise prim ödemesine bakılmadan ölüm geliri bağlanır.

İş kazası ve meslek hastalığı sonucu vefat eden sigortalının, ölüm sigortasında belirlenen şartları varsa ölüm aylığı bağlanır. Neticede iki aylığı almaya da hak kazanır. İki aylık bağlanırken, çok olanın tamamı, az olanın yarısı hak sahiplerine hisseleri oranında ödenir.

Belirli süre çalışma ve prim aranır.1800 gün prim şartı olmazsa olmazdır. Bu süreye ulaşmanın bir yolu da kanunda yer alan borçlanma yolları ile açıkta kalan süreler borçlanılır. İşçiler için ise olmazsa olmaz olan kural!

4/A kapsamından ölüm aylığı bağlanacak hak sahipleri için ölen sigortalının her türlü borçlanma hariç en az 5 yıl sigorta ve en az 900 gün prim ödemiş olması aranır. (Ekim 2008 sonrası ölümleri ilgilendiriyor. Ekim 2008 öncesi ölümlerde 900 günü borçlanma hakları vardır.)

Yukarıdaki” sigortalının her türlü borçlanma hariç en az 5 yıl sigorta ve en az 900 gün prim ödemiş” olması hükmü anayasa mahkemesine taşınmışsa da aşağıdaki kararla ret görmüştür.

”07/11/2015 tarihli Resmi Gazete’ de Anayasa Mahkemesi düzenlemeyi anayasaya aykırı bulmadı.

31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı SS ve GSS Kanunun 32. maddesinin,17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan ‘…her türlü borçlanma süreleri hariç..’ ibaresinin anayasaya aykırı olmadığında ve itirazın Reddine oy çokluğuyla 22.10.2015 tarihinde karar verildi.”

Bağ-Kur sigortalıları için ölüm halinde 1800 gün prim ödemesi yanında, GSS primi dahil borcunun bulunmaması gerekiyor.

HAK SAHİPLİĞİ

Sigortalının

a.) Eşi,

b.) Çocukları,

c.) Ana/ babası hak sahibi olarak tanımlanmıştır.

Ölen sigortalının mirasını reddedilmesi ölüm aylığı almaya engel olmaz.

Hak sahiplerinden hak eden resmi nikahlı dul eştir. Ölüm aylığı hisse olarak yüksek miktar dul eşe verilir. Ölen sigortalı kadın ise, erkeğe, ölen sigortalı erkek ise kadına dul aylığı bağlanır. Dul hak sahibinin sigortalı olarak çalışması, emekli aylığı yada gelir alması aylık almasına engel değildir.

5510 sayılı yasa ile birlikte,1 Ekim 2008 tarihinden sonra ölen sigortalının hak sahibi eşi dışında ölüm aylığı alan başka çocuk var ise eşin çalışması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir ya da aylık alması aylık oranını etkiler.

Dul olan eşin evlenmesi sonucu, aylıkları kesilir. Evlense bile, ikinci eş vefat ederse dul eş tekrar vefat eden birinci eşten dul aylığı alabilir.

Ekim 2008 sonrası vefatlarda iki farklı sigorta kurumu ortadan kalktığı için tercih aylığı bağlanır.

Eşlerin birisinden ölüm geliri diğerinden ise ölüm aylığı alma hakkı bulunan dul eşe yüksek olanın tamamı düşük olanın ise yarısı bağlanır.

Kız çocukları için yaş ve öğrenim şartı aranmaz. 5510 sayılı Kanun veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmamak veya gelir ya da aylık almamaktır.

Sigortalı olarak çalışmayan veya gelir ya da aylık almayan kız çocukları evlenmedikleri sürece hak sahibi niteliği taşır ve ölüm aylığına hak kazanır. Evli kız çocuğunun boşanması veya dul kalması halinde yeniden hak sahibi niteliği doğar. Kız çocukları için öğrenim durumu veya yaşın hak sahipliği açısından bir önemi yoktur.

Erkek çocukları, 18 yaşından, orta öğrenim görüyor ise 20 yükseköğrenim görüyor ise 25 yaşından küçük 5510 sayılı Kanun veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmamak koşuluyla hak sahibi niteliğini kazanır.  Erkek çocuk orta öğrenimi 20 yaşından yükseköğrenimi ise 25 yaşından önce tamamlar ise hak sahipliği son bulur ve ölüm aylığı kesilir. Erkek çocukların evlenmesi hak sahibi niteliğini sona erdirmez.

SGK Bölge Sağlık Kurulu tarafından çalışma gücünü yüzde 60 ve üzerinden kaybettiği anlaşılan kız veya erkek çocuklar sigortalı olarak çalışmamak veya gelir ya da aylık almamak koşuluyla ölüm aylığına hak kazanırlar. Malûl kız çocuğunun evlenmiş olması ölüm aylığını almaya engel değildir.

Anne ve babanın hak sahibi niteliği taşıması için, aile içinde kişi başına düşen gelirin asgari ücretin net tutarının altında olması, diğer çocuklardan kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir veya aylık almaması, eş ve çocuklardan artan bir hissenin bulunması gerekir. 65 yaşı tamamlamış olan anne ve baba için artan hisse şartı aranmamaktadır.

KASTEN ÖLDÜRME

Sigortalıyı kasten öldüren ya da öldürmeye teşebbüs ettiği veya malûl olmasına neden olduğu konusunda kesinleşmiş yargı kararı bulunan kişiler hak sahipliği niteliğinden çıkarılır, kendilerine ölüm aylığı bağlanmaz.

Ölüm sigortasının amacı, ölen sigortalının geride kalan hak sahiplerine Sosyal Tehlikeden koruyacak, yaşamlarını güvence altına almaları adına primleri ile orantılı bir yaşam güvencesi, aynı zamanda sağlık güvencesi sağlamaktır.