Politika

10 milyarlık borçlanmaya oybirliği! "İzmir köy olmasın istiyoruz"

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 10 milyar TL'lik borçlanması oybirliğiyle meclisten geçerken AK Parti Grup Başkanvekili Hakan Yıldız, "İzmir'in köy olmasını istemiyoruz" dedi. CHP'li Candaş Yeter ise "Kötü tabloda en iyi hizmet verme mücadelesini yürütüyoruz" diye cevap verdi

Abone Ol

MEMDUH GÜNEY - EGE TELGRAF - İzmir Büyükşehir Belediyesi ağustos ayı meclis toplantısında belediyenin 10 milyar 795 milyon TL borçlanması meclisten oybirliğiyle geçti. İlgili madde hakkında konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Hakan Yıldız, oy birliği hakkında açıklamalarda bulundu.

"ÖNCE KENDİ EVİNİZİN ÖNÜNÜ SÜPÜRÜN"

Yıldız, "Bütçe tekniklerinden bahsettiler. Sormak lazım 2025 bütçesine giderken ben söyledim hükümet yüzde 40 artışla bütçe yaparken sen yüzde 80 artışla bütçe yaparsanız borçlanmayla karşı karşıya kalırsınız dedik. O eleştirdiğiniz merkezi yönetimin bürokratları mı yaptı bütçeleri? Ben bu yöntemin yanlış olduğunu ifade ettim. Sizin bu konuda müdahale etmeniz gerekirdi. İlk önce kendi evinizin önünü süpüreceksiniz sonra dönüp karşı tarafa bir şeyler söyleyeceksiniz" ifadelerini kullandı.

Yıldız, "10 milyarlık borçlanma diğer taraftan yine bir 10 milyar borçlanma. İzmir basını dev borçlanmaya oybirliği deniliyor. Bu mecliste Cemil Tugay başta olmak üzere CHP ve YENİ Partili isimler AK Parti bizi engelliyor dedi. Her seferinde kredi desteğimizi verdik ve İzmir'e sağlanacak kredilerin arkasında olduğumuzu söyledik. Sizin yıllık bütçenizde geçen sene borçlanma oranınız yüzde 10. Geçen yıl yüzde 10 borçlanmayı geçtik. Buna rağmen oybirliği verdik. İzmir'e devam eden projeler ve yatırımlar engellenmesin diye. Sizin toplam borçlanmanız 240 milyar lira bunun anca yüzde 10'u kadar borçlanabilirsiniz bu da 24 milyar lira. Bütçeyi geçirirken bunun 13 milyar 900 milyonunu geçirdik başkan yetki aldı. Bugün 10 milyar lira daha borçlanma yetkisi alıyorsunuz. Çevre Bakanlığı'nın onayına tabii kalmak kaydıyla belediyenin borçlanma limitinin ancak yüzde 10'u kadar o yıl borçlanabilir dediği için ve şu an geçirdiğiniz maddeyle bunu doldurduğunuzdan dolayı siz ikinci bir 10 milyar liralık borçlanmayı bakanlığın onayına tabi olarak yıllık borçlanmanızı yüzde 150 artırıyorsunuz" dedi.

"İZMİR'İN KÖY OLMASINI İSTEMİYORUZ"

Kararın komisyonlardan oybirliğiyle geldiğini aktaran Yıldız, "Bu kadar borçlanıyorsunuz, bütçenizi tutturamıyorsunuz. Bunun ne merkezi politikayla ne bütçeyle alakası yok. Bu sizin şişirilmiş kadrolarınız, bankamatikleriniz, plansızlığın ve programsızlığın sonucu olarak İzmirli hizmetsizlikle karşı karşıya kaldı. Bu borçlanmayı ne için istiyorsunuz diye sorduk. Geçen borçlanma da bir liste aldık yine yolladılar. İl başkanımız ve genel sekreterimizle görüştük. Kendileri İzmir'in yatırımları ilerlesin dediler. Bize dediler ulaşım yolları, asfalt kaplama, bakım ve onarım için paraya ihtiyacımız var dediler. İzmir'in her yeri delik deşik. Sosyal medya fenomenleri bunlar sayesinde takipçi sayılarını artırır hale geldi. Araç iş bakım faaliyetleri için para lazımmış tamam dedik. Taşıt, yaya alt -üst geçit için kullanacağız diyorsunuz buna da evet dedik. Buca- Bornova arası yollar için para lazım diyorsunuz oy birliği verdik. Hafif raylı sistem araç depolama tesis faaliyeti bir türlü bitmedi ama buna da evet dedik. Bu listede çöpü göremedik. Çöp tesisi satın almasıyla ilgili destek vermeye çalışıyoruz oybirliği vereceğiz. Yasanın üzerinde borçlanma talebine de evet diyoruz. Çünkü İzmir'in maalesef köy olmasını, köy kalmasını istemiyoruz. İzmir maalesef CHP yönetimleri yüzünde köy olarak kalmıştır. 1,5 milyon metreküp asfalt dökeceğim deyip 380 bin metreküp asfalt dökeceğim demenin merkezi hükümet politikasıyla alakası yok. Bu sene 3 kere lastiğimi değiştirdim. Lütfen şapkayı öne alma zamanı gelmiştir bu size tanıdığımız son borçlanma kreşidir. Limitleri aştığınız gerçeğini tüm İzmirliler bilsin. Çöp tesisini, suyu konuşmaktan yorulduk. Umut ederim bu parayı çarçur etmezsiniz. İzmirlinin paraları bunlar. Artık bir asfalt görelim" diye konuştu.

"KÖTÜ TABLODA EN İYİ HİZMET VERME MÜCADELESİ"

AK Partili Yıldız'ın sözlerine cevap veren CHP Grup Sözcüsü Candaş Yeter, "Geçen yılın gider bütçesinden vergi ve SGK ile ilgili olarak ne kadar ödeme yaptığımızın bilisini vereyim. 2025 yılında gider bütçesi 77 milyar 844 milyon lira gerçekleşmiş. Bu tutarın 7 milyar 220 milyonu cari vergiye, 3 milyar 679 milyon ise vergi borcunun yapılandırma taksit ödemesinde. 10 milyar 899 milyonu biz vergi idaresine ödedik. Gelelim SGK’ya 8 milyar 51 milyon cari prim ödedik. 4 milyar 182 milyonu biz önceki dönemden SGK prim borcunun taksit ödemesidir. Totalde 23 milyar 132 milyon TL. Bizim gider bütçesinin yüzde 30’unu vergi idaresi ile SGK’ya ödedik. Bu 30 milyar ile merkezi yönetim İzmir’e ne yaptı? Bu tutarın içerisinde ilk 4 ay silkeleyin talimatı sonrası yapılan kesintiler dahil değil. Mecliste borçlanma ile ilgili destekler var. Teşekkür ediyoruz ama iş geliyor İller Bankası’ndan teminat mektubu alma noktasında tıkanıyor. Belediyelerimiz finansmana erişimde sıkıntı yaşıyoruz. Destek veriyorlar Ankara’ya gidiyorlar. Buca Onat Tüneli, Eşrefpaşa Hastanesi ek hizmet binası, Mürselpaşa Alt geçidi için 3 milyar TL istedik, cevap verilmedi. 100 adet elektrikli otobüs için teminat mektubu istedik verilmedi. Yönetmeliği bahane gösteriler. İki ayrı başvuruda 3,5 milyar istedik, oybirliği ile çıktı ama Ankara’da teminat mektupları verilmiyor. İller Bankası değerlendirmeyi neye göre yapıyor? Bu kötü tabloda en iyi hizmet verme mücadelesi yürütüyoruz” dedi.

"SİSTEMİN KİŞİLER ÜZERİNDEN GÖTÜRÜLMESİNİ ELEŞTİRİRİM"

YENİ Parti Grup Başkanvekili Yağmur Yurdakul Özkan, "Bir kamu kurumunun diğer kamu kurumuna yaklaşımının bu kadar kişisel gösterilmesi en başından beri eleştirdiğimiz bir durum. Belediyenin hangi partiden olduğuna bakılarak hareket ediliyormuş izlenimini bizim eleştirilerimiz yaratmadı. Durum bunu gösterdiği için bu tespit kendiliğinden ortaya çıktı. Burada defalarca başka şehirlerde yapılan yatırımları kıyas etmek zorunda kaldık. Bu yatırımlar İzmir söz konusu olduğunda 'biz İzmir'e yardım ettik, biz yaptık' üstenci dili var ya kamu kurumlarının vermesi gereken izinler verildiğinde dahi müteşekkür kalmanız gerekiyor gibi konuşmalar yapıldı. Ben yerlerinde olsam sistemin kişiler üzerinden götürülmesini eleştiriyor olurdum" dedi.

"REVA GÖRÜLDÜ"

Özkan, "İzmir'in karnesini faaliyet meclisini tek tek saydım. Bakanlık bütçesiyle yapılmamasının ne kadar yanlış olduğunu söyledim. Her yıl aynı paraların konulması ezberlenmedi mi? Her yıl bunlar tekrar reva görüldü. Kara tren diye dalga geçtiğimiz oldu. Böyle şeyleri uzatabiliriz. 11 Haziran'da Seferihisar yolundaki çökmeyle ilgili de konuştuk. Yalan dediler elimde fotoğrafı var hala yapılmadı. Koskoca KGM o yolu yapmadı. Baraj tartışmasını da yaptık. Kamu kurumları kamu kurumlarına sadaka diye bir şey yapmaz. Yapıyorsa da böbürlenmeye hakkı yoktur. İdareler işleyişlerini birbirlerine bağlı olarak sürdürürler. Buna uygun davranılması gerektiğini hatırlatmak zorunda bırakanlar utanmalı" ifadelerini kullandı.

"HESABI SORULMASI GEREKEN BAŞKA ŞEYLER VAR"

Açıklamalarına devam eden Özkan "Biz İzmir'in kaçıncı sırada vergi verdiğini ve karşılığını alamadığını söylerken de aynı yerdeydik. Üçüncü sırada vergi verip 77.sırada yatırım alıyorduk. Bunların hesabını kim verecek diyorlar. Hesabının sorulması gereken o kadar çok başka konu var ki? Hala bu yüzyılda yaşam hakkı korunamayan kadınların hesabını kim verecek? 25 yıldır ülkeyi getirdiğiniz nokta üzerine düşünmeniz gerekiyor. Yarın yıldönümünüz kutlu olsun ama özeleştirinizi de yapın. Bu ülkenin insanlarını açlığa ve yoksulluğa mahkum ettiniz. Hiç haketmediği halde insanlar kahkaha attırdığı için bazen cezaevinde olabiliyor" dedi.