CHP "kalesi" olarak gördüğü İzmir'de bir gövde gösterisi daha yaptı. Haftalar öncesi yapılan duyuru ve hazırlıklarla Gündoğdu Meydanı boydan boya doldu taştı. Genel Başkan Özgür Özel konuşmasında rakamı 2 milyon olarak açıkladı. Doğrudur, yanlıştır bilemem. Ancak, Özel daha konuşmasını sürdürürken AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı'nın alanın kuşbakışı fotoğrafını iliştirip rakamı "70 bin" olarak telaffuz etmesi ve kalabalığın civar illerden İzmir'e taşınanlarla oluşturulduğunu ilan etmesi ilginç bir durum.
Anlaşılan CHP'nin bu miting başarısı iktidarı ürkütmüş görünüyor. Elbette bu tür büyük ve ses getiren mitinglerden sonra katılımcı sayısı hep tartışılır. Varsın tartışsınlar, ancak bilinmelidir ki mitingler seçimler için kıstas değildir. Bu tür mitingler geçmişte de yapılmıştır. Hatırlayın daha önce de CHP, Cumhuriyet mitingi, 9 Eylül mitingi düzenlemiş fakat AK Parti iktidarını yine de sarsamamıştı.
Gelelim mitingde konuşulanlara. İzmir'in Başkanı Cemil Tugay ev sahibi olarak hitap ettiği kalabalığın önünde kendinden emin ve mutluydu. Her zamanki sakinliği ile Tugay, "Türkiye yönetilemiyor" söyleminden başka iktidara hemen hemen hiç yüklenmedi. Ekrem İmamoğlu'na sahip çıkan İzBB Başkanı CHP'nin iktidara yürüdüğünü söyleyerek yine öngörüsünü ortaya koydu.
Genel Başkan Özgür Özel'den hemen önce kürsüye gelen İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ise, hitabını spontane değil de elindeki yazılı kağıttan okuyarak yaptı. Bu bir eleştiri değil. Sadece beklenti. CHP İl Başkanlığı koltuğunda artık tecrübe kazanmış bir başkanın kitleye hakim bir üslup içinde seslenmesi daha şık olmaz mıydı.
Aslanoğlu, Ekrem İmamoğlu'nun mektubu ile başladığı konuşmasında, CHP'nin İmamoğlu'nun tutuklanmasıyla yaktığı ateşi, Yunan'a ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin'in başkaldırısına ve Mustafa Kemal'in Kurtuluş Savaşı mücadelesine benzetti. Teşbihte hata olmaz denilse de burada düşman kim ona anlam vermek zor. Eğer Aslanoğlu o noktaya iktidarı koyuyorsa yanlış yapıyor demektir. Zira Türk Milleti'nin demokratik yollarla seçtiği bir iktidar 22 yıldır koltuğundan yine demokrasi ile yani sandıkta değiştirilemiyorsa dönüp bir kendine bakması gerek siyasetçinin. Aslanoğlu'nun "Kazanacağız" söylemi ise sadece kararlılık ifadesi olarak algılanabilir ki bu bile CHP açısından kazançtır. Empati yapmak her siyasetçi için elzemdir.
Günün finalini ise Genel Başkan Özgür Özel yapmıştır ki, iki saatlik konuşma bir rekordur. Bana göre 1 milyona yakın kalabalık Özel'i mutlu etmiştir. Ondandır ki, Cumhurbaşkanı ama aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’a "hodri meydan" çekmesi kitlenin gözünde kendisine puan kazandırmıştır ama seçim sandığında kazandırır mı onu da zaman gösterecek.
Özel’in gençlerden tutun da, emekçi kesimlere, çiftçi ve köylüye mesaj göndermesi CHP’nin kitle partisi olmaya başladığının göstergesi olabilir. Kim ne derse desin CHP'nin mitingleri siyasete hareket getirmiştir. İzmir mitingi ise ana muhalefet partisinin iktidar umutlarını yükseltmiştir.
CHP, İzmir’de el yükseltip İmamoğlu’na “Özgürlük” isterken bir gün sonrasının sabahında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne 3.Dalga Yolsuzluk Operasyonu düzenlenmesi tesadüf müdür?. Elbette hukukun işine karışacak değiliz. Ancak, Ekrem İmamoğlu için partisinin yapacağı her hamlenin, karşılık bulacağı kuşkusuz. Bakalım önümüzdeki günler bizlere neler gösterecek, bekleyip göreceğiz…