2006'lı golcü Uygar İki günde tarih yazar

Abone Ol

'Hakiki profesör olamadım, ordinaryüs diyorlar oğlunuza' dedi, hüzünlde. Yoldaşı, idolü olarak gördüğü babası, balıkçı Christofis Küçükandonyadis'in, kabri başında. 'The Story Of The Ordinarius Lefter', Netflix'te, gösterimde. Futbolumuzun Ordinaryüs'ü Lefter'in, hayat hikayesi, büyülü cam, ışıklı ekranda. Profesörlerin profesörü, profesörlerin hocası anlamındaki. Almanlardan bize geçen, akademik sıfat 1933'de ülkemizde verilmeye başlandı, 1981'de kaldırıldı. 'Nizami, usule uygun' anlamına taşıyor. Ülkemizin yetiştirdiği çok önemli ordinaryüs profesörler bulunmaktadır. Her biri alanlarında önemli çalışmalara imza atarak, uluslararası alanlarda da ülkemizi gururlandırmıştır. Profesörlerin hocası anlamına da gelen bu ünvanı ülkemizde alan, verilen son akademisyen Hukukçu, Edebiyatçı Reşat Kaynar, olmuştur. Cevdet Kerim İncedayı, Hulusi Behçet, Zeki Zeren, Kazım İsmail Gürkan, İhsan Şükrü Aksel, Mazhar Osman Usman, Naci Bengisu, Tevfik Remzi Kazancıgil, Ebül’ula Mardin, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, ordinaryüs sıfatına layık görülen hocalarımızdan birkaçı. Bu sıfat, bilim, sanat, tıp, edebiyat, mühendislik dışında sadece bir kişiye verilmiştir, o da Lefter Küçükandonyadis'tir. Resmi, kurumsal değil halk bazında. Bu belki de daha kalıcı oluyor. Filmle ordinaryüs kavramı tekrar gündeme geldi, ne kadar da güzel ve anlamlı, film budur, sanat budur. Manol Taylan, Fenerbahçe tribünlerinin saygın ismi, Lefter'in yakın arkadaşı. Her maçı takip eden Manol, Macaristan maçında top Lefter'in ayağına gelince 'Haydi Ordinaryüs' deyiverir. Öyle de kalır. ''Lefter; Futbolun Ordinaryüs'ü'' kitabını Haluk Hergün yazdı, filmin yönetmeni Can Ulkay. Müzikleri besteci Fatih Atakoğlu'ndan. Yapımcılar Timur Savcı, Cemal Okan, Oğuz Hidayetoğlu, Can Ulkay, Fatih Dağlı. Senarist Ayşe İlker Turgut. Oyuncular Erdem Kaynarca, Yıldız Kültür, Hamdi Alkan, Halit Ergenç, Deniz Işın, Aslıhan Malbora, Aslıhan Gürbüz, Edip Tepeli, Bora Akkaş, Onur Durmaz, Aytaç Şaşmaz, Erdem Şanlı, Uğur Uzunel, Doğukan Polat, Gökay Türkmen, Fatih Gühan, Ayşe Lebriz, Fatih Gühan, Taner Barlas, İpek Bilgin. Kamera arkasındaki 'gizli kahramanlar' Jean-Paul Seresin, Soydan Kuş, Onur Tuğ Harika Uygur, Baran Uğurlu, Şöhret Tandoğdu, Gökhan Horzum ile Sandra Ivatovic emek verdi.

ÇANLI TEKDEMİR AİLESİ

Uygar Tekdemir, Ordiyanüs ile iki gün ara ile hem aynı takımda hem de farklı takımda oynadı, filmde. Hayaldi, gerçek oldu. İçlerinde biri vardı ki, oyuncu ama oyuncu değil. Nasıl mı ? Gerçek, faal sporcu, aktif futbolcu. Çanakkaleli Çan'dan 2006'lı golcü, Uygar Tekdemir. Futbolcunun hayatını anlatan, filminde forma giyip sahada koşturmak, pas vermek. Zordur ama, belli olur, anlaşılır. Biz de sahadaki oyuncudan, hakemden anlarız. Filmdeki oyunculuk ayrı, sahadaki oyunculuk başka. Uygar'a ikisinde de tam puan. Can Ulkay yaratıcı bir isim. İzlediniz mi bilemiyorum. Ayla, Müslüm, Türk İşi Dondurma, Sarıkamış Çocukları, Uykucu filmlerinin de yönetmeni. 'Çocukluğumun kahramanlarından' efsanem Alpaslan Eratlı, Hasan Yıldırım, İsmail Tekdemir, Haluk Hergün ile bir araya geldi Uygar. Ufku geniş, kitabın yazarı Hergün, Uygar'ı videolarından izledi. Yönetmen Ulkay'a iletti. Topçudan, golcüden çok iyi anlayan Alpaslan kaptanım da beğendi. Bizim takım, Turgay Şeren, Ali Beratlıgil, Ahmet Berman, Mustafa Ertan (Beton Mustafa), Naci Erdem (Sarı Naci), Nusret Ülük, İsfendiyar Açıksöz, Coşkun Özarı, Metin Oktay, Kadri Aytaç ile Lefter'den oluşuyordu. Tarih 19 Şubat 1956, Mithatpaşa Stadı. Hakem Vasa Stefanoviç. Güçlü rakip Macaristan'da Farago, Buzansky, lantos, Szojka, Bozik, Kotasz, Toth, Machos, Tichy, Puşkaş ile Czibor sahada. Bir başka efsane Halit Kıvanç'ta idi mikrofon, Onur Ay Halit ustamıza hayat verdi. İstanbul Beykoz'daki tarihi, orijinal toprak çim saha karışımı olan sahada çekildi, film. Lefter'in iki Metin Oktay'ın golleriyle 3-1 yendiğimiz maçta Macaristan'ın efsanesi kaptan Ferenc Puşkaş'ın rolünde sahaya çıktı, haliyle görüntüye gelmedi, çekilmedi belki de gol de atmış oluyor Uygar. Milli takımımıza karşı oynadı, ilk oyunculuk denemesinde iyi de oynadı. Hem topunu hem de rolünü. İki gün önce denemedeydi, Galatasaray derbisinde Fenerbahçe forması giydi. Beğenildi, her iki oyunuyla. İlk önce Haluk Hergün 'Uygar'a hatıra kalsın' diye davet etti. Can Ulkay da 'Bu çocuk bir yere gitmiyor' dedi ve ikinci kez sahaya sürdü. Puşkaş oldu, Macaristan kaptanı oldu ve de Fenerbahçe forması da giydi. Hem de çubuklusundan. Yıllardır tanırım Uygar Tekdemir'i ve de ailesini, 'elimizde büyüdü' diyeceğim ama ben de Haluk Hergün gibi videodan izledim. 'Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır' derler çok doğru, Uygar'ın arkasında iki kadın var. İngilizce öğretmeni, ablası Miraç Çağla Tekdemir ile fedakâr, fedakâr anne Ayşe Şengül Tekdemir. Gizli değil, gerçek kahraman da baba, sınıf öğretmeni İsmail Tekdemir. Hakkını vermek gerek, herkesin. Takip ettim, her şeyiyle ilgileniyor evladının. 'Ne yani topçu mu olacaksın' demeyen babalardan, eğitimine de önem veriyor evladının. Uygar, o bir üniversiteli, kazandı, okuyor. Eğitimle yürür futbol. İdmanlara götürüp, getiriyor yıllardır baba, makam şoförü gibi. Yoldaşı, sırdaşı İsmail öğretmenim.

METİN OKTAY'IN DAMLACIK'TAKİ HALİ

2017'de de TFF'nin lisanslı futbolcusu oldu. 11 yaşında ilk maçında Ezine Stadı'nda Bozcaadaspor'a karşı Hastanebayırspor forması giydi. Yeni Çanspor, Biga Adaspor, Bigspor, Gümüşçayspor'da oynadı. Şu an amatör kümedeki Çanakkale Arslancaspor kadrosunda, santrfor mevkiinde. Öyle gençlerimiz var ki sahalarımızda, yaz yaz bitmez. Görebilene, anlayabilene. Keşke hepsini yazabilsem. Golcü Uygar, her gittiği takımda golleri sıralıyor, gol kralı oluyor. Tıpkı filmde rakibi olan 'Taçsız Kral' Metin Oktay'ın, İzmir Damlacık'taki hali gibi. Tekdemir, şimdiden Çan'ın Çanakkale'nin gururu, umudu oldu. Filmde de oynadı 'Şımarmaz inşallah' diyeceğim ama babası İsmail öğretmenim buna izin vermez. Söz mü Uygar, olduğun gibi kal. Futbolunla şımart, insanlığınla şaşırt tribünleri, ekranları. Bigaspor Kulüp Başkanı İbrahim Küçük, 16 yaşında A takıma aldı. Üç yıl önce sakatlık geçirdi, 1 yıl sahalardan uzak kaldı. İlk hocası Mehmet Ercan Şenol'dur selam olsun. Hakan Cenkçiler, Halil İbrahim Toy, Caner Kaya, Biray Sadık, Gediz Göl, Hasan Yıldırım, Alparslan Eratlı, Ahmet Hacı Hamzaoğlu, Onur Çelik, Hasip Ertürk, Emin Kökçü, Kemal Yavuz, İbrahim Küçük gibi sayısı çok futbol ve spor ustalarından ders aldı, feyz verdiler, emekleri geçti. Can kulağıyla dinledi, uyguluyor Uygar. Merak edip izlersiniz zaten. Biraz da filmden bahsedeyim. Bilmem anlamam, sadece izleyeciyim. Sinemacılık okumadım, film eleştirmeni de değilim, haddim de değil. Bir sade vatandaş, hakem, spor yazarı olarak gözlemlemlerimi yazmadan da geçemeyeceğim. Ne güzel futbolun içinden gelen Uygar'a çifte rol verilmiş. Liyakatli, suni değil. Hakemlere ne demeli. Bulamadınız mı başka ? Hele bu aralar TFF'den izin almak zor tamam da. Bırakmış hakemlere görev verseydiniz, bari. 'Şahsım için bir şey istiyorsam namerdim' demeyeceğim, bu kez. Ne bileyim, insanız hepimiz. Haluk yazarımızın dediği gibi 'Hatıramız kalırdı'. İstemeyi bilmem, ömrümde ilk kez içim gitti. Mevcut filmdekiler kim, bilmiyorum. Hakem kıyafeti giydirilmiş üç kişi, beyaz yakalı, kemerli, ceketli. Kılık kıyafet uygun zamana tamam da. Kardeşim hiç mi maç izlemediniz ? Maçı başlatmak, faul, kusurlu fena hareketler. Bunu yönetmen, senarist fark etmeyebilir. Rolüne insan biraz çalışır da gelir. Tarihi filmde hakem oluyorsun, ne büyük onur, şeref. Balta sapı tutar gibi, bayrak da tutulmaz ki. Hava buz gibi, o gün, şubat ayı canlandırılıyor. İstanbul ayazı, sert bakışlar, ısınmayan, zıplamayan hakemler. Lefter'i izleyemedim, haliyle. Tanıdım, tanıştım, harika bir insandı. O bir ordinaryüs. Şimdilerde garip, ağır sıfatlar veriliyor, zamane futbolcularına. İsmi taşıyabilmek, kaldırabilmek çok önemli. Bir daha gelmez ki gelmeyecek ki Ordinaryüs Lefter gibisi. Filme, kitaba emek veren herkese sonsuz şükranlarımla, yüreğinize sağlık. Vefat edenlerimize rahmet, yaşayanlarımıza çalışmalarında başarılar, sağlık ve huzur diliyorum, devamını bekliyorum. Ordinaryüs'ümüze, profesörlerimize, doçentlerimize, yardımcı doçentlerimize, te en başta ilkokuldaki tüm sporcularımıza, sevgi ve saygılarımla, selam olsun...