in ,

25 kadına iş yarattı; Hedefi ‘dünya markası’ olmak

Karşıyaka’da yaşayan 38 yaşındaki Ayşe Özken Türkel, hem 25 kadına iş imkanı sağlıyor hem de organik pamuktan üretilen bebek kıyafetlerini yurtiçi ve yurtdışına pazarlayarak ülke ekonomisine katkı koyuyor. Mini Mundo Organic markasıyla her geçen daha da büyüdüklerini anlatan Türkel’in hedefi ise ‘dünya markası’ olmak.

ayse-ozken

Bebek giyimi üzerine uzun yıllar farklı şirketlerde çalıştıktan sonra ‘Sezonsuz ve cinsiyetsiz’ sloganıyla kendi işini kuran Ayşe Özken Türkel, tamamen organik pamuk ve yünlerden Karşıyakalı kadınlar tarafından üretilen el ürünü bebek giysilerini geçtiğimiz aylarda satışa çıkardı. İşletmesine bugüne kadar 100 bin liralık yatırım yapan Türkel, global pazarlarda pandeminin etkisini azaltmasıyla ihracat yaparak ülke ekonomisine katkı sağlamayı hedefliyor. Türkel, girişimcilik macerasını, amacını ve hedeflerini Ege Telgraf okuyucularına anlattı.

LİSEDEN BERİ ÇALIŞIYORUM’

Ailemizde başta babam olmak üzere ticaretle uğraşan birçok akrabamız vardı. Ben de lise yıllarında ve üniversiteye hazırlanırken Karşıyaka çarşı içindeki giyim firmalarında satış yaparak bir anlamda ticarete atılmış oldum. Hem bir işletmenin nasıl olması gerektiğini hem de müşterilerle olumlu iletişim kurmanın yollarını o yıllarda öğrenmeye başladım. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Moda Tasarım Bölümü mezunuyum. Mezun olduktan sonra 15 yıl boyunca ihracat firmalarında tasarımcılık yaptım. Bunun son 5 yılını tasarım yöneticisi olarak geçirdim. Ardından kendi markamı oluşturmaya karar verdim.

15 YILLIK DENEYİM’

Üniversite biter bitmez girdiğim ilk işim Denizli’de ev tekstili üzerine bir şirketti. Tekstil firmalarının da kendi bünyelerinde tasarım ofisleri kurduğu o yıllarda ben de tasarımcı olarak 24 yaşında işe başladım. Ardından İzmir Çiğli’deki büyük bir tekstil firmasından teklif aldım ve 3.5 yıl boyunca yine tasarım departmanında çalıştım. Son 10 yılımı bebek ve çocuk giyimi üzerine yoğunlaştırdığım 15 yıllık iş deneyiminin ardından 2020 yılı Şubat ayında kendi markamı yaratmaya, kendi işimi kurmaya karar verdim. Türkiye’de koşullar çok ağır ve zorlu ama ben olacağına hep inandım, inanıyorum. Çünkü bu iş benim hayalimdi.

KADINLAR ÜRETİYOR’

Tamamen bebeklere özel, onların sağlığına ve hassas ciltlerine uygun organik kıyafetler üretmek için araştırmalarımı yaptım ve sonrasında firmamı kurdum. Moda Pazarlama ve Marka yönetimi eğitimlerimi de alarak bilgilerimi güncelledim. Ailelerin bebekleri için sürekli en iyisini aradıklarını bildiğim için onlara yönelik kaliteli ürün tasarımlara yöneldim. İspanyolca’da ‘dünya’ anlamına gelen Mundo kelimesini de içeren Mini Mundo Organic markasıyla 0-24 aylık bebeklere yönelik çalışmalara başladık. Evde oturan kadınlara da desteğim olması için Karşıyaka Kadın Kooperatifi’ndeki 25 kadınla anlaşarak bir ekip kurduk. Haftada bir kez onlarla toplantı yapıp yeni tasarımları iletiyorum ve nasıl yapılacakları, kaç ilmek atacakları gibi konularda bilgi veriyorum. Tasarım örneğini, iplik ve malzemeleri kendilerine teslim ediyorum ve onlar da çalışmaya başlıyor. Aslında matematik bilgisi de gerektiren örme işinde hepsi birbirinden yetenekli olan kadınlarımız son altı aydır evlerinden bebek giysilerini üretiyorlar. Ördükleri giysilerin ücretlerini de aylık olarak kendilerine ödüyorum. Ekibimizle güzel bir uyum sağladık ve ilerleyen aylarda bu ekibi büyütmek istiyoruz.

BELÇİKA’DA DA VARIZ’

Kadınlarımız bebeklerimizin giysilerini üretirken ben de işin pazarlama kısmına ağırlık veriyorum. Gerek yurtiçi gerekse yurtdışındaki online alış veriş siteleri, sosyal medya üzerinden yabancıların da ilgisini çekecek şekilde ve onların dillerinde hazırlanmış tanıtım etkinlikleriyle satış ağımızı geliştiriyorum. ABD’de ve Avrupa’da yoğun kullanılan ve el yapımı ile organik ürünlerin satıldığı internet sitesi ETSY’de de satışa çıkıyoruz. Önümüzdeki günlerde yeni kataloglarımızı da tamamlayacağız. Bu tür ürünleri satın alabilecek firmalar, yurtdışı bağlantılar, yabancı alışveriş siteleri gibi çok yönlü bir ihracat atağını da başlatıyoruz. Yurtdışında yoğun şekilde kullanılan, alışverişlerin önemli bir kısmının yapıldığı sosyal medyada da ürünlerimizi tanıtacağız. Şu anda Belçika’da yaşayanlar, oradaki bağlantımız aracılığıyla ürünlerimize ulaşabiliyor.

NEDEN ORGANİK?’

Organik pamuk; genetiği değiştirilmemiş bitkilerden böcek ilacı, kimyasal gübre, toksik maddeler kullanılmadan üretilen pamuktur. Organik tarım, çevreyi ve insan sağlığını tehdit etmediği gibi hem şimdi hem gelecekte nesillerin de sağlığı için makbul üretim şeklidir. Organik tarımın insana ve çevreye duyarlı bir üretim sistemi olması nedeni ile ülkemizde ve dünyada gittikçe önemini artırmaktadır. Sürdürülebilir organik tarım ve organik ürünler dünyamız için çocuklarımız ve bizim için uzun vadede sağlıklı bir yaşam vaat eder. Organik pamuk; önce iplik olma, boyanma ve örülme aşamalarından geçer. Kumaş bu aşamalardan geçerken organik olmayan diğer kumaşlardan, sentetik elyaflardan ve boyanma sırasın da boya sabitleyici ve insan sağlığına zararlı kimyasallardan uzaktan tutulur. Tüm bu işlemlerin prosedürlere uygun olduğu uluslararası sertifikasyon kuruluşları tarafından onaylanır. Organik tekstil ürünlerin ağartmasında doğal peroksit, reklendirilmesinde ağır metal ve sülfür içeremeyen boyalar kullanılır. Organik pamuktan tekstil üretimi, konvansiyonel yöntemlere göre yüzde 98 daha az su kirliliğine, yüzde 94 daha az sera gazı emisyonuna neden olur. Daha fazla enerji ve su tasarrufu sağlar. Satış yaptığımız ürünlerin tamamı yüzde 100 organik pamuk olup, Ege Bölgesi’nin pamuğundan üretilir. Sağlam ve dayanıklıdır. Organik pamuktan üretilen giysiler nefes alır. Organik pamuk, sağlıktır, sağlıklıdır.

YABANCILAR İÇİN KIYMETLİ’

Türk geleneklerinde hamile kaldığınız zaman hemen kadın akrabalar, anneanne, babaanne gibi ailenin büyükleri bebeğe bir şeyler örmeye başlar. Biz zaten Türk insanı olarak el işine yatkınız. Fakat yabancılarda öyle bir gelenek olmadığı için bu tür el ürünlerine daha fazla önem veriyorlar. Biz burada kendimiz de yapabiliyoruz fakat onlar yapamadığı için daha kıymetli geliyor yabancılara.

PARİS FUARI’NA KATILIM’

Bugüne kadar 100 bin lira civarında bir masrafım oldu. Pandemi sonrasında biraz daha işleri büyütünce Paris’te düzenlenen ‘Play Time’ anne-bebek fuarına kendi markamla katılmak ve orada ürünlerimi tanıtmak istiyorum. O fuarda dünyanın birçok ülkesinden ünlü firmalar gelip, iş görüşmeleri, ticaret anlaşmaları yapıyor. Rusya’da da bir firma ile görüşmelerimiz sürüyor. Yavaş ama sağlam adımlarla dünyaya açılacağız ve kaliteli bir Türk markası olarak kabul göreceğiz.

KALİTESİ GÖRÜLECEK’

Bir ürünün ya da hizmetin en iyi reklamı, kendisidir. Ürünün ya da hizmetin kalitesi, kulaktan kulağa öyle hızlı yayılır ki bunun faydası on binlerce liralık reklama eşdeğerdir. Ben de bir anneyim ve annelerin, çocukları için en iyisini istediğini biliyorum. Dolayısıyla ürünlerimizi kullanan herkes, kalitenin reklamını her yerde yapacaktır. Yaptığım işe çok inanıyorum, kalitesine yüzde 100 kefilim ve Mini Mundo Organic ürünlerinin çok yakında benzerleri arasında öne çıkacağına eminim.

Murat ERVİN/Özel Haber

issizlik-sigortasi-fonu-kimlere-yariyor

Geleceğin krizi evdeki gençler!

husnu-boztepeden-korfez-cikisi

Boztepe’den Soyer’e ‘Cittaslow’ eleştirisi