30 binlik zam…

Abone Ol

Geçtiğimiz hafta içinde gündeme gelen ve o günden bu yana kamuoyunu meşgul eden, devlette memur olarak çalışan bazı meslek gruplarına 30 bin lira seyyanen zam yapılması gündeme gelmişti.

Önce, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilmiş olan zam, kamuoyundaki tepkiler sonrasında ve iddiaya göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile komisyondan geri çekilmişti.

Ancak, gelen bilgilere göre ekonomi yönetiminin, üst düzey memurlara yapılacak olan, 30 bin liralık ek zam için yeni bir çalışma yürüttüğü konuşulmakta.

Hazırlanacak olan yeni teklifte 30 bin liralık ek zammın, yalnızca kariyer ve uzmanlık gerektiren pozisyonlarda yani, 375 sayılı KHK’nın Ek III sayılı cetvelinde yer alan müfettiş ve uzman kadroları ile sınırlı tutulacağı, zammın müdür ve müdür yardımcılarını kapsamayacağı da konuşulanlar arasında.

Gündeme gelen yeni teklife göre kamudaki genel müdürler, daire başkanları, kurum başkanları ve il müdürlerinin zam alması kapsam dışına çıkarılmış olacak.

Genel olarak memurlarımızın maaşlarının yoksulluk sınırının oldukça altında olduğu,

asgari ücretin 22 bin TL, en düşük emekli maaşının 16-17 bin TL olduğu şu ortamda, asgari ücretin yaklaşık % 50'si, emekli maaşının yaklaşık iki katı, memur maaşlarının yaklaşık % 50'si oranında bir kesime zam yapmak, geçim zorluğu çeken kesimlerle adeta alay etmektir.

Elbette aldığı riske, sorumluluğa, yaptığı işe göre üst düzey memurlarımıza zam yapılabilir. Ancak, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamlarıyla memurun, işçinin, emeklinin bir şekilde cebinden parası alınırken, hakları verilmezken, memur, işçi, emekli açlığa sefalete itilmişken, yapılacak zamlarda önceliğin düşük gelirliler olması gerekirken, böyle bir konunun gündeme gelmiş olması asla ve asla kabul edilemez.

Zam politikalarını belirleyen mevcut hükümet yetkililerinin eline bir aylık asgari ücret, bir aylık emekli maaşı vererek bir ay geçinmelerini istemek gerek.

Evde birden fazla çalışanın olmadığı asgari ücretinin, ek bir geliri olmayan emeklinin bu ortamda geçinebilmesi mümkün değildir.

Birilerinin bir akşam yemeğinde yemek ücreti olarak verdiği para, bir emeklinin bir ay harcayacağı para olamaz. Olmamalı.

Gelir adaletsizliğinin zirve yaptığı ülkemizde faturanın sürekli sabit ücretlilere çıkartılması ne

insanidir, ne vicdanidir.

Bazı şirketlerin milyarlarca liralık vergi borçları bir kalemde silinirken, yap işlet devret sistemiyle yapılmış olan otoyol, köprü, havaalanı ve şehir hastanelerinde yaşanan israf, savurganlık, haksız ödemeler milletimizi canından bezdirmiştir.

Yapılacak olan düzenleme tüm memurlara kapsamalı ve emekliliğe de yansıyan taban aylığa zam yapılmalıdır.

Yapılacak olan tasarruflar vatandaşlarımızın tenceresinden yapılmamalıdır. Tencereye dokunan yanar. Bizden söylemesi.