Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nde 2007 yılından bu yana faaliyet gösteren Zooloji Müzesi, bulunduğu bina hakkında alınan yıkım kararı nedeniyle yeni adresine taşındı. Yabancı Diller Yüksekokulu bünyesine taşınan müze, düzenlenen törenle yeniden ziyaretçilerin hizmetine açıldı.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izniyle özel müze statüsünde faaliyet gösteren müzede, nesli tükenmiş veya tükenme tehlikesi altındaki canlıların tahnit edilmiş örnekleri, alkol içerisinde muhafaza edilen koleksiyonlar, kurutulmuş materyaller, taksonomi reyonları ve iskelet koleksiyonları yer alıyor.
34 BİN NUMUNE GELECEK NESİLLERE TANITILACAK
Müze koleksiyonunda yaklaşık 21 bin böcek örneği bulunurken, toplam numune sayısı 34 bine ulaşıyor. Bu örnekler arasında Anadolu'nun farklı bölgelerinden toplanan çok sayıda hayvansal materyal yer alıyor.
Yenilenen sergi salonunun açılışı kurdele kesimiyle gerçekleştirildi.
REKTÖR ÇOLAK: "ÇOK GÜZEL BİR MÜZEYİ ESKİŞEHİR'E KAZANDIRDILAR"
Açılış töreninde konuşan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak: "Gerçekten çok mutluyuz; çünkü bu müzemiz aslında çok eski bir müze. Daha önce Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nin başka bir binasındaydı. O binamızı deprem nedeniyle yıkmak zorunda kaldığımız için müzemizi oradan taşımak durumunda kaldık. Tabii bu yeni yerine taşınması için de epeyce bir hazırlık yapıldı. Sağ olsun hocalarımız, ekipleriyle beraber iyi bir şekilde çalıştılar ve çok güzel bir müzeyi Eskişehir'e kazandırdılar. Özellikle nesli tükenmekte olan, çok eski ve belki de bugün doğada bulamayacağımız hayvanların zamanında toplanmış olması, bu müzede kendilerine yer verilmesi gerçekten çok önemli. Hem üniversite öğrencilerimiz için hem de Millî Eğitim'e bağlı ilkokul, ortaokul ve lisede okuyan, yeni yetişen gençlerimiz için çok faydalı olabilecek bir müze. Bizler de İl Millî Eğitim Müdürlüğümüzle irtibat halinde olup onlarla beraber çalışarak öğrencilerimize burada belirli bir program dâhilinde sık sık geziler yaptıracağız. İnşallah tabiatla, doğayla, hayvanlarla ve iklimle ilgili gençlerimizi ve çocuklarımızı bilinçlendireceğiz" diye konuştu.
İKLİM KRİZİ UYARISI DİKKAT ÇEKTİ
Müzenin sorumlularından Dr. Hakan Çalışkan ise müzenin yalnızca bir sergi alanı olmadığını, aynı zamanda biyolojik çeşitliliğin kayıt altına alındığı önemli bir merkez olduğunu ifade etti.
Çalışkan: "Müzemiz aslında 2007 yılından itibaren faaliyetini sürdürüyor ancak mevcut fiziki şartlarını yenileyerek kapılarını yeniden açtık; çünkü artık Bakanlık onayıyla faaliyet yürütmemiz gerekiyordu. Müzemiz bir biyoçeşitlilik müzesidir. Burayı Anadolu'nun biyolojik zenginliğini tanıtmak için kurduk ve bu amaçla faaliyet yürütmeye çalışıyoruz. Ancak zamanla müzenin başka bir misyonu daha oluştu; çünkü iklim krizi nedeniyle, şu anda müzemizde sergilediğimiz örneklerimizin neredeyse yarısından fazlasını önümüzdeki 10-20 yıl içinde belki de doğada göremeyeceğiz" dedi.
SERGİLENEN TÜRLERİN YÜZDE 16'SI TEHLİKE ALTINDA
Müze koleksiyonunda bulunan canlıların önemli bir bölümünün koruma altında olan veya nesli tehlike altındaki türlerden oluştuğunu belirten Çalışkan: "Koleksiyonumuzda toplam 34 bin örneğimiz bulunuyor. Bunlardan 700 tanesi, burada gördüğünüz sergi salonlarında etiketli olarak sergileniyor. Bin örneğimizi ise dönem dönem geçici olarak sergiye çıkarıyoruz. Biyolojik zenginlik olarak Eskişehir başta olmak üzere Anadolu'nun hayvansal örneklerini sunuyoruz. Örneğin burada, nesli tükenmekte olan kara akbabamız yer alıyor; çünkü Türkiye'de iki önemli merkezde, sayıları sadece yaklaşık 40 aileden bahsedilen bir türdür. Genel olarak sergilediğimiz örneklerin yüzde 16'sı, şu anda türü tehlike altında olan canlıları içeriyor. Müzemizde aynı zamanda iskelet koleksiyonları da üretiyor ve her geçen gün bunlara yenilerini ekliyoruz" diye konuştu.
HENTO İSİMLİ AT DA KOLEKSİYONDA YER ALIYOR
Müzedeki dikkat çekici örneklerden birinin Hento isimli at olduğunu belirten Çalışkan, bu örneğin kendileri için özel bir anlam taşıdığını ifade etti.
Çalışkan: "Bu örneklerden bir tanesiyle aramızda duygusal bir bağ var: Mahmudiye Atçılık Meslek Yüksekokulumuza ait olan ve 2008 yılında müzemize hediye edilen Hento isimli atımız, orada uzun süre hizmet etti. Daha sonra yaşlılığa bağlı olarak hayatını kaybetti. Atın tahnit işlemlerini ve iskelet çıkarma işlemlerini tamamlayıp parçaları birleştirdik. Kendisi şu anda sergi salonumuzda ziyaretçilerimize hizmet vermeye devam ediyor" dedi.
AÇILIŞA YOĞUN KATILIM
Müzenin yeniden açılış törenine Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Anabilim Dalı öğretim görevlisi Dr. Hakan Çalışkan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.