Uğurlu çiftinin geleneksel bulgur mesaisi, buğday hasadının ardından başlıyor. Sarı Bursa cinsi buğdaylar önce yıkanıyor, ardından bakır kazanlarda odun ateşinde kaynatılarak hedik haline getiriliyor.
Yaklaşık bir ay önce kaynatılarak hedik haline getirilen buğdaylar, güneşte kurutulduktan sonra çuvallanıyor. Ardından setenleme işlemine alınan ürünler, savurma ve ayıklama aşamalarından geçiriliyor. Eleme işleminin ardından çekilen buğdaylar bulgur ve düğürcük olarak satışa hazırlanıyor.
"BU İŞİ 1985'TEN BU YANA EŞİMLE BİRLİKTE YAPIYORUZ"
Üretimin tüm aşamalarında çalışan Ümmügülsüm Uğurlu: "Biz bulgur yapıyoruz. Kaynatması, yıkaması, kaynaması bittikten sonra da bu setenin içinde böyle getirip setende kepeğini çıkartıyoruz. Ondan sonra da savurmaya veriyoruz. Savurmadan sonra yukarıda ben ayıklıyorum onu. Tekrar tekneye dolduruyoruz. Ondan sonra da elememiz var, çekmemiz var. Son aşamada çekmede bitiyor. Bu işi 1985'ten bu yana eşimle birlikte yapıyoruz. Öyle devam ediyor. Çocuklar geliyor yardım ediyor bazen. Komşularımız geliyor sağ olsunlar. Onların yardımıyla da yapıyoruz. Ayakta kalmaya gayret ediyoruz. Bir gün yıkıyoruz, ertesi gün kaynatıyoruz. Tahminim bir seferde 1 ton çıkartıyoruz yani. Biz bunları sipariş üzerine götürüyoruz Sorgun, Alaca. Genelde esnaflar alıyor. Komşular, oradaki site sakinleri alıyor. Yozgat, Ankara'ya sipariş götürüyoruz. Gurbetçiler gelip alıyor. Böyle kazancımızı sağlıyoruz" dedi.
BİR GÜN YIKIYOR, ERTESİ GÜN KAYNATIYORLAR
Bulgur üretiminde işlemler günlere yayılarak devam ediyor. Çift bir gün buğdayları yıkarken ertesi gün kaynatma işlemini gerçekleştiriyor. Kaynatılan buğdaylar güneşte kurutulduktan sonra setenleme aşamasına geçiriliyor.
Setenleme tamamlandıktan sonra savurma ve ayıklama işlemleri yapılıyor. Ardından elenen hedikler çekiliyor ve bulgur ile düğürcük haline getiriliyor. Oldukça zahmetli olan üretim döneminde Uğurlu çifti sabah saat 05.00’te çalışmaya başlıyor ve mesailerini gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürdürüyor.
ÜRETİM MESAİSİ YAKLAŞIK 2 AY SÜRÜYOR
Buğday hasadının ardından başlayan geleneksel bulgur üretimi yaklaşık 2 ay devam ediyor. Üretimin her aşamasında çalışan Bektaş ve Ümmügülsüm Uğurlu'ya zaman zaman çocukları ve komşuları da yardım ediyor.
Geleneksel yöntemi sürdüren çift, üretimde odun ateşi ve bakır kazan kullanıyor. Bir seferde yaklaşık 1 ton ürün çıkardıklarını belirten Ümmügülsüm Uğurlu, ürünlerin sipariş üzerine Sorgun, Alaca, Yozgat ve Ankara'ya gönderildiğini söyledi.
YILDA 10-12 TON BULGUR ÜRETMEYİ HEDEFLİYORLAR
Uğurlu çifti bu yıl yaklaşık 10-12 ton bulgur üretmeyi hedefliyor. Kurutulmuş hediklerden günlük yaklaşık 125 çinik bulgur üreten çift, yıllar içinde oluşturduğu müşteri ağı sayesinde ürünlerini sipariş usulü satıyor.
Bulgurlar başta esnaf ve komşular olmak üzere farklı müşterilere ulaştırılırken, uzun süredir bu üretimden alışveriş yapan müşteriler de ürünlerini sipariş ediyor.
GURBETÇİLER DE KIŞLIK BULGURLARINI KÖYDEN ALIYOR
Büyükmahal köyünün dışında yaşayan ve yaz aylarında memleketlerine gelen gurbetçiler de geleneksel yöntemlerle üretilen bulgura ilgi gösteriyor. Köylerine tatil amacıyla gelen vatandaşlar, dönüş öncesinde kışlık bulgur ihtiyaçlarını karşılıyor.
Gurbetçilerin satın aldığı bulgurlar Türkiye'nin farklı illerine götürülürken, Uğurlu çifti de yıllardır sürdürdükleri geleneksel üretimle elde ettikleri ürünleri sipariş yoluyla müşterilerine ulaştırıyor.




