İstanbul'da yaşayan 4 çocuk annesi Emine Eymür'ün arıcılıkla tanışması, yaz tatillerinde memleketi Kastamonu'nun Araç ilçesine bağlı Boğdam köyüne yaptığı ziyaretlerde başladı.
Kayınpederine yardım ettiği sırada arıcılığa ilgi duyan Eymür, İstanbul'da katıldığı arıcılık kursuyla bu merakını mesleğe dönüştürmek için ilk adımı attı.
2024 yılında Sakarya'da 5 kovan kiralayarak üretime başlayan Eymür, burada yaptığı iki sağımın ardından arılarını memleketine getirdi. Daha fazla üretim yapmaya karar veren Eymür, devlet desteklerinden de yararlanarak kovan sayısını kısa sürede artırdı.
"BU MERAKLA İSTANBUL'DA KURSA GİTTİM"
Daha önce farklı alanlarda çeşitli kurslara katıldığını ancak yaptığı işlerin hiçbirinin kendisini mutlu etmediğini belirten Eymür, arıcılığa olan ilgisinin kayınpederi sayesinde başladığını anlattı.
Eymür: "Çeşitli kurslara gittim. Kendim de çocuk gelişimi bölümü mezunuyum. Bu kursların ardından bazı mesleklere yöneldim ama hiçbiri beni mutlu etmedi. Sık sık köyümüze gidip geliyoruz. Arıcılıkla uğraşan kayınpederim, arı kovanları benim evime çok yakın olduğu için, sık sık bana ‘oğul çıkıyor mu, gözetle' derdi. Ben arının uçmasını oğlu çıktı sanırdım. ‘Oğul çıktı' diye heyecanla söylerdim ama öyle değilmiş. Ben bu merakla İstanbul'da kursa gittim" dedi.
5 KOVANLA BAŞLADI, 40 KOVANA ULAŞTI
Arıcılık eğitiminden sonra hocasının desteğiyle Sakarya'da kovan kiralayarak uygulamalı üretime başlayan Eymür, burada kestane ve meşe balı üretti.
Arılarını daha sonra Kastamonu'ya getiren Eymür, Tarım ve Orman Bakanlığının çeşitli teşvik ve desteklerinden yararlanarak üretimini büyüttü. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün yüzde 75 hibeli "Kastamonu'da Kadınlar Arı Sütü Üretiyor" projesine de dahil olan Eymür, arı sütü üretimine başladı.
Eymür: "Hocamızdan rica ettik, ‘bu işi nasıl pratiğe dökeriz, bize öncü olun' dedik. Sağ olsun, kendisi bize Sakarya'da destek oldu. Ben Sakarya'da 5 kovan kiralayıp ilk arıcılık deneyimime başladım. 5 kovanla iki sağım yaptım. Hendek ve Sapanca'da kestane ve meşe balı ürettim. O arıları orada bırakmaya kıramadım, Kastamonu'ya getirdim. Daha sonra TKDK başvurusu yaptık ve devlet desteğiyle kendi köyümde bu işe başladım. 5 kovanla başladım, buraya geldikten sonra 10 kovan satın aldım. Aynı sezon 40 kovana ulaştım. O sezon çok oğul verdiği için çok yüksek rekoltede üretim yapamadım. Balımızı analize gönderdik, sonuçlar çok güzeldi. Daha sonra arı sütü projesiyle yeni bir destek aldım" diye konuştu.
İSTANBUL'DAN HAFTA SONLARI KASTAMONU'YA GİDİYOR
İstanbul'da yaşamasına rağmen arılarının bulunduğu Kastamonu'daki köyüne düzenli olarak giden Eymür, özellikle oğul sezonunda daha sık yolculuk yapıyor.
Kovanlarını güvenlik kameralarıyla İstanbul'dan takip eden Eymür, gerektiğinde hafta içerisinde de Kastamonu'ya geliyor. En küçük çocuğuyla birlikte köyde kaldığı dönemlerde arılarının bakım ve takibini yapan Eymür, ardından İstanbul'a dönüyor.
Eymür, "Oğul sezonunda daha sık gelip gidiyoruz. Güvenlik kameralarıyla İstanbul'dan takip ediyorum. Gerektiğinde hafta ortasında da geliyoruz. 4 oğlum var, en küçük çocuğumla birlikte köyde kalıyoruz. Burada takibimi yapıyoruz. Daha sonra İstanbul'a geri dönüyorum. Eğitimler alarak kendimi geliştirmeye de devam ediyorum. Hedefim bu mesleği daha ileri taşımak. Patent alıp kendi markamı kurdum. Temiz ve organik bir ürün yapmaya çalışıyorum. Bu yıl profesyonel olarak ikinci yılımın olduğunu söyleyebilirim. Artık kovanlara daha hakimimim" şeklinde konuştu.
BALIN KİLOGRAMI 1500, ARI SÜTÜNÜN KİLOGRAMI 6 BİN LİRA
Eymür'ün ürettiği balın kilogramı 1500 liradan alıcı bulurken, arı sütünün kilogramı ise 6 bin liradan satılıyor.
Arıcılık faaliyetlerinin yanı sıra arı sütü üretimine de yönelen Eymür, bu alanda ilk yılını geçiriyor. Arı sütü üretiminde larva transferinin hassas bir süreç olduğunu belirten Eymür, üretim sırasında zamanla deneyim kazandığını ifade ediyor.
"ÇOK FAZLA VAKİT HARCADIM AMA ELİM ALIŞTI"
Arı sütü üretimindeki deneyimini anlatan Eymür, ilk hasadının kendisi için önemli olduğunu söyledi.
Eymür: "İlk arı sütümü hasat ettiğimde çok mutluydum. Tadına ilk kez o zaman baktım. Arı sütü yapmak kolay değil. Larva transferi sürecinde çok hassas davranmak gerekiyor. Bu sene arı sütü etiminde ilk senem. Çok fazla vakit harcadım ama elim alıştı. Yaptığım ürünün kalitesini gördüm. Bu inançla da arı sütü üretmeye devam edeceğim" ifadelerini kullandı.
KENDİ MARKASINI KURDU, HEDEFİNİ BÜYÜTÜYOR
Arıcılığı yalnızca üretim olarak görmeyen Eymür, aldığı eğitimlerle kendisini geliştirmeyi sürdürdüğünü belirtiyor. Patent alarak kendi markasını kuran Eymür, ürettiği ürünlerin temiz ve organik olmasına önem verdiğini ifade ediyor.
İstanbul ile Kastamonu arasında düzenli olarak gidip gelen Eymür, profesyonel anlamda arıcılıkta ikinci yılını geçirirken üretimini daha ileri taşımayı hedefliyor.
"SEVİLEREK YAPILAN HER İŞİN SONU MUHTEŞEM OLUYOR"
Arıcılığa başlamak isteyenlere de tavsiyelerde bulunan Eymür, bu mesleğin zaman ve emek gerektirdiğini belirtti.
Eymür: "Bu işi yapmak isteyenler, eğer yorgunluğu göze almalı, arkada çocuklarını bırakmayı göze almalı. Evet, kolay değil ama sevdikten sonra bir şekilde yapılıyor. Ben heyecanla yapıyorum. Sevilerek yapılan her işin sonu muhteşem oluyor" dedi.