8 Mart

Abone Ol

Reklam filmleri, afili sözler, iltifatlar, alkışlar, çiçekler hatta indirimler… Hiçbir jest şiddeti, hakareti, işsizliği, cinayetleri unutturmuyor. Bir küçük azınlık yıllardır 8 Mart’ın mücadele günü olduğunu haykırırken, kalanlarda aydınlanma yeni yeni başlıyor.

Bir kadına ağıt yazarken diğerinin haberini alır olduk. Dolayısıyla kutlamalar anlamsızken şimdilerde feryada dönüştü. Önceden haksızlık, ayrımcılık konu iken şimdi hayatta kalma mücadelesine kadar geriledik.

Ne oldu, yanlışı kimler, nerelerde yaptı? Kadınlarımız kimlere, neden, nasıl inandı ya da mahkum edildi?

Kimler, neden masumu değil suçluyu korudu? Suç makineleri sokakta nasıl gezebildi? Bu sorulara cevap aramadan, çözüm için seferber olmadan hiçbirimize rahat yok. Kutlama yok. Acı var, yas var.

Faillerin hak ettiği cezayı alacağı, en küçük kötülüğe teşebbüs etmeye cesaret edilemeyecek bir hukuk sistemi talep ediyoruz. Kadınlar, güçlü, korkusuz ve özgür olarak yaşamlarına devam etsin, anmalarını değil başarılarını kaleme alalım diye, devletin tüm kademelerinin desteğini bekliyoruz.