80 yıl...

Abone Ol

Hayat bu. Kimi dip dibedir, yıllarca birbirlerinden habersiz kalır, tanıyamaz, tanımamazlıktan gelirler.  Yanından gidince kadir kıymet bilirler, ağlaşırlar sonra. Vardır bir bildikleri diyelim, hayat onların hayatı. Sonra da pişman olmasalar, iyi olacak ama. Kimileri de vardır, kopamazlar, sağlam dostluk kurarlar. Menfaatsiz, koşulsuz, şartsız. Asıl hayat da bu olsa gerek. Öyle bir buluşma ki, maşallah diyelim. Öyle böyle değil, nice nice yıllara nice buluşmalarınız olsun. Olacak kadar. Hepimiz bir gün gelecek, yaşlar alacağız. Görürsek yani. Yaşamın güzel tarafından haber verelim. Ufak tefek irili ufaklı sağlık sorunlarına rağmen iki afacan, şimdiki deyimle kankalar, vefanın hasretin dostluğun en güzel örneğini gösteriyorlar. Hem de aradaki uzaklığa rağmen. Her yıl buluşuyorlar sevgili büyüklerim Ülkü Başsoy ile Mehmet Zeki Açıkalın. İzmir Ödemiş Zafer Mektebi'nde 10'lu yaşlarda, toplu fotoğraf çektiren, aynı okulları aynı sınıfı paylaşan, aynı çatı altında 5 yıl öğrenim gören arkadaşlar. Her yıl buluşuyorlar. Fırsat buldukça. Dile kolay, 80 yıl sonra yine Ödemiş'te.

GÖLCÜK'TE İDMAN

Dağda Milli Takımımızın kamp yaptığı günlere şahit olduk. Serkan Acar, Ziya Şengül, Alparslan Eratlı, Zekeriya Alp, tribünden görmüştüm. Dağda yan yana geldik. Fotoğraf moda değildi ki, vardı da biz mi çekilmedik ?. Mehmet Zeki Açıkalın eniştem olur. Teyzem Şükran Açıkalın'ın eşi. Maide, Emine ile Ahmet evlatları. Eniştemin yazım hayatımda çok katkısı ve emeği vardır. Yazdığım her haberi okur, arar ve de aklında tutar mutlaka söylerdi. İlham verdiği çok oldu, sağ olsun var olsun. Enişte sıfatı uzak gibi olsa da aslında çok yakın oldu bana. 1933 doğumlu, maşallah tam 90 yaşında. Ödemiş Zafer İlkokulu ile Ödemiş Ortaokulu'nda öğrenim gördü. Askere gidinceye dek, babası Yusuf amcamın Terzi Yusuf'un merhum Yusuf Açıkalın'ın yanında mesleği kaptı. Tezgahtarlık da yaptı. İnsanları, hayatı tanıdı. Tarım Kredi Kooperatifi'nde memur oldu. 8 ay Birgi'de, 30 yıl kışın Zeytinlik'te yazın da Gölcük Yaylası'nda çalıştı. Biz de Zeytinlikli, Gölcüklü olduk. Gidişte dönüşte taşınmalarda yardım ederdik. Dağın tepesinde göl. Üç farklı yoldan gidiş var. Göl çevresinde koşardım, idman yapardım. Mis gibi hava. Dağlara çıkar, kozalak toplardık. Taze soğan ekmek ile helvanın aynı anda sadece dağda, yenilebileceğini öğrendim. Harika giderdi, tavsiye ederim. Saklı bir cennettir Ödemiş Gölcük Yaylası. Saklı da haklısın, orayı da bozarlar. 

TEŞEKKÜRLER VEDAT USTAM

Eniştem, Ege Ekspres, Yeni Asır Gazetelerinde yazdı, haber yaptı. Fenerbahçelidir eniştem, niye hayıflanırız hep. Göztepe, Altay, Karşıyaka bir zamanlar Süper Lig'de idi. Bu sayede her yıl Fenerbahçe'yi izleme şansımız olurdu hem de en az iki kez. Çocuğum, Ödemiş'ten trenle gelir, bizi maça götürürdü geri dönerdi. Belki de bizim gideceğimiz yoktu. Sayesinde, Allah razı olsun. Ufkumuz açıldı. Cihat Arman'ın çıkardığı Öz Fenerbahçe Dergisi'nde de yazdı. Ülkü Başsoy amcamı hiç görmedim, hep anlatırdı eniştem. İlk ve orta okulu birlikte okudular. Hamburg Başkonsolosluğu görevinde bulundu Ülkü amca. Yurtdışından her gelişte, buluşurlar. Ödemiş'e gider üşenmeden Ülkü amcam. Sadece Milli Takımımızı tutar. Okul günlerini, o yılları yad ederler. Allah zihin berraklığı versin, devam etsin muhabbetiniz sevgiyle, saygıyla. Uluslararası foto muhabiri Vedat Açıkalın ağabeyim de kardeşidir, fotoğraf konusunda yardımcı oldu. Ödemişliler adı kitabı da var. Babamın ilkokul öğretmeni Münevver Özdemir de kitap da yer alıyor. Ödemiş'e gitmiştik uğramadan olmaz. Muhabbet mutlaka Fenerbahçe'ye, gazetelere, haberlere uğrar. Harika buluşmayı, tesadüfen duydum, gördüm, yazayım dedim. Selam olsun, dostluklarını sürdürebilenlere, yıllara yayabilenlere.