in , ,

Adriyatik’in eşsiz güzelliği Karadağ’ın yıldızı: Budva

Karadağ’ın Adriyatik kıyısındaki liman kenti Budva, Avrupa’da vizesiz gidilebilecek şehirler arasında doğal güzellikleri, enfes plajları, tarihi noktalarıyla öne çıkan eşsiz bir destinasyon

Budva

Akdeniz ikliminin etkisiyle yılın büyük bir bölümünde ılıman bir havanın hakim olduğu Budva’da renkli gece hayatı, birbirinden güzel festivaller ve yaşayan sokaklar görülmeye değer. Fiyatların genel olarak uygun olduğu şehir Adriyatik kıyılarının yükselen değerleri arasında gösteriliyor.

Balkanların en genç ülkelerinden Karadağ’ın Adriyatik kıyısındaki sahil kenti Budva, bölgenin en eski yerleşim yerlerinden biri.

Akdeniz iklimi nedeniyle yılın büyük bölümünde ılıman bir iklime sahip olan Budva’ya gitmek için en ideal zaman haziran ile eylül arasındaki dönem. Yaz aylarında kalabalıklaşan şehir hem plajları hem de hareketlenen tesisleri ile ziyaretçilerin keyifli zaman geçirmesini sağlıyor.

Türkiye’den Budva’ya direkt uçuş bulunmaması sebebiyle öncelikle Karadağ’ın başkenti olan Podgorica’ya uçmak gerekiyor. Podgorico havalimanının Budva merkezine uzaklığı yaklaşık 68 km. Podgorica’dan Budva’ya ve taksi ya da otobüs ile ulaşılıyor. Türk Hava Yolları’nın İstanbul’dan Podgorica’ya her gün düzenli seferleri bulunuyor.

Budva-Sahili

GEZİLECEK YERLER

Stari Grad (Eski Şehir): Tarihi geçmişi günümüzden 2 bin 500 öteye giden Budva Stari Grad (Old Town-Eski Şehir) antik çağlardan beri Adriyatik bölgesindeki en eski yerleşim yeri olma özelliğini taşıyor. Meşhur şehir surları, labirent gibi sokakları, Citadela Kalesi ve Sveti Ivan Kilisesi bu bölgede görülmesi gereken yerlerden.

Sveti Stefan Adası: Dünyanın en lüks tatil mekanlarından birisi olan Sveti Stefan Adası ana karaya bağlı. Dünyada benzerine çok az rastlanan ve ‘tombolo’ adı verilen bu özellik Sveti Stefan adasını daha da özel kılıyor. Geçmişte Pastovisi kabilesi tarafından kullanılan ve 15. yüzyıl boyunca bir savunma merkezi olan bu adada o dönemden kalan heybetli toplar ziyaretçileri karşılıyor. Herkesin giremediği adada bulunan otel ve eşsiz bir restoran rezervasyonla konuk kabul ediyor.

Dünyanın farklı yerlerinden ünlü isimleri de ağırlayan ada aktör, aktris ve devlet başkanı gibi konukların ziyaretleriyle ününü daha da artırdı. 1972 yılında Altın Elma ödülü alan ada bu ödülle birlikte dünyanın en lüks tatil merkezi unvanına da kavuştu.

Sveti-Stefan-Adasi

Sveti Nikola Adası: Sveti Nikola Adası, el değmemiş bakir doğası ile çok sayıda bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapıyor. Çam ormanları ile bezeli adada geyik, karaca, tavşan gibi hayvanlar yaşıyor. Adanın bir bölümü turizme açık. Bu alanda hoş plajlar, marina ve restoranlar yer alıyor.

Petrovac: Budva ve Bar şehirlerinin tam ortasında yer alan Petrovac, çam ormanları ve plajlarıyla önemli bir tatil merkezi. Geçmişte basit bir balıkçı kasabası olan bu yer her yıl büyüyen, gelişen bir turizm cenneti. Gece hayatı ve 500 metre uzunluğundaki ünlü Lucice Plajı ile tanınan Petrovac, özellikle gençlerin ilgisini çekiyor.

Budva Etnografya Müzesi: Budva’nın Eski Şehir bölümünün tam merkezinde bulunan Etnografya Müzesi şehrin 2.500 yıllık tarihine rağmen son 20 yıldır faaliyette. Müzede sergilenen antik eşyaların yanı sıra, şehrin kuruluşundan günümüze kadar uzanan sürece ait dönemsel sergiler de yer bulunuyor.

Tara Köprüsü: Tara nehri üzerinde bulunan Tara Köprüsü dünyanın en yüksek köprülerinden biri olarak kabul ediliyor. Müthiş manzarası, Bajlovic şelalesi başta olmak üzere etrafındaki şelaleler ve dağlar boyunca uzanan vadisiyle görsel bir şölen yaşatan köprü, rafting severler için de dünyanın en derin ırmaklarından birisinde rafting imkanı da sunuyor.

Jaz Plajı: Jaz Plajı yılın belli dönemlerinde düzenlenen müzik festivalleri ve canlı müzik dinletileriyle sanatseverlerin ilgisini çeken bir nokta. Kampçıların uğrak noktası olan plaj, üniversite gruplarına da ev sahipliği yapıyor.

Budva Şehir Surları: Budva’nın şehir surları insanın başını döndüren deniz manzarasıyla adeta dünya dışında bir yerde olduğunuz hissini uyandırıyor. Ortaçağ büyüsünü günümüze taşıyan bu duvarlar Eski Şehir bölümünde yer alıyor. Kente gelenlerin uğrak noktası olan surlar şehre ayrı bir hava katıyor.

Balerin Heykeli: Budva şehrinin sembolü olan ve bir kayanın üzerinde bulunan Balerin Heykeli, Eski Şehre hakim muhteşem manzarasıyla hoş bir durak. Heykel çevresinde bulunan kafe ve restoranlar mola vermek için ideal.

Budva Arkeoloji Müzesi: Budva Şehir Müzesi olarak da bilinen Budva Arkeoloji Müzesi, bölgede yapılan kazı ve arkeolojik çalışmalarda elde edilen eserlerin sergilendiği bir merkez. Karadağ’da yapılan kazılarda çıkarılan eserler geçmişte farklı ülkelere taşınmış olsa da müze bölgenin tarihine ışık tutuyor.

Aziz John Kilisesi: Budva’nın en büyük kilisesi olan Aziz John Kilisesi’nin en büyük özelliği kilisenin yüksekliği. Bölgenin en uzun yapılarından birisi olan kilisenin çan kulesi ise kilisenin ihtişamını ortaya çıkarıyor. 1828 yılına kadar bir Katolik Katedrali olarak hizmet vermiş olan kilise 3 ayrı yapının birleşiminden oluşuyor. Kilisenin içinde yer alan Budva Madonnası mutlaka görülmesi gereken bir nokta. Rivayete göre 14. yüzyıldan bu yana şehri her türlü hastalık ve afetten Budva Madonnası korumuş.

A. BUĞRA TOKMAKOĞLU / ÖZEL HABER

dehset-evi

Koca dehşet saçtı: İhanetle suçladığı eşini defalarca bıçakladı

Salgının kaybedenleri ücretli çalışan ve esnaf