Seyahat

Akdeniz’in gözlerden uzak cennet köşelerinden biri! Masmavi denizi ve sakin koylarıyla rüyada gibi hissedeceksiniz!

Kekova, hem tarihi derinlikleri hem de doğal güzellikleriyle dikkat çekiyor. Antalya’nın Demre ilçesi sınırlarında yer alan bu eşsiz ada, antik batık şehir kalıntıları, masmavi denizi ve sakin koylarıyla ziyaretçilerine benzersiz bir deneyim sunuyor. Tarih ve doğanın iç içe geçtiği Kekova, her yıl yerli ve yabancı binlerce turistin keşfetmek istediği özel bir destinasyon haline gelmiş durumda

Abone Ol

Pelin PEKEDİS-EGETELGRAF/Antalya’nın Demre ilçesi sınırları içinde yer alan Kekova Adası, sadece Türkiye’nin değil, Akdeniz’in de en özel doğal ve tarihi bölgelerinden biri olarak kabul ediliyor. Tarihi zenginlikleri, eşsiz doğası ve koruma altındaki deniz ekosistemiyle her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan Kekova, keşfedilmeyi bekleyen bir cennet.

Tarihin Derinliklerinde Batık Şehir Kekova

Kekova denilince akla ilk gelen, denizin altında kalan antik Likya kenti Dolichiste. 2. yüzyılda yaşanan şiddetli depremler sonucunda kentin büyük bölümü sular altında kalmış, böylece bugün “Batık Şehir” olarak adlandırılan benzersiz bir tarih alanı oluşmuştur. Deniz yüzeyinden net bir şekilde görülebilen bu antik kalıntılar arasında, Roma dönemine ait taş merdivenler, kilise kalıntıları ve lahitler bulunuyor. Bölge, Türkiye’de koruma altına alınmış ilk su altı arkeolojik alanı olma özelliğini taşıyor. Bu nedenle yüzme ve dalış kesinlikle yasaklanarak, tarihi miras korunmaya devam ediyor.

Kekova’nın Doğal Mucizesi: Berrak Deniz ve Sakin Koylar

Kekova’nın doğası, tarihinden aşağı kalır yanları olmayan bir zenginliğe sahip. Kristal berraklığındaki denizi ve bakir koyları, özellikle tekne turu yapan ziyaretçiler için eşsiz bir deneyim sunuyor. Kekova kıyılarında, doğal yapısını bozmadan kurulmuş küçük köyler, özellikle Kaleköy ve Üçağız, ziyaretçilere hem yöresel lezzetler hem de samimi bir ortam sağlıyor. Adanın çevresindeki koylar sadece tekne ile ulaşılabiliyor, bu da Kekova’ya ayrı bir gizem ve özgünlük katıyor.

Küçük Köylerin Büyük Kültürü: Kaleköy ve Üçağız

Kaleköy, Kekova turizminin kalbi olarak tanımlanabilir. Burada hem tarihi kale kalıntıları hem de liman çevresinde sıralanan taş evler, ziyaretçilere nostaljik bir atmosfer yaşatıyor. Üçağız ise hem küçük bir balıkçı köyü hem de Kekova’ya açılan kapı konumunda. Her iki köyde de küçük pansiyonlar, butik oteller ve aile işletmeleri bulunuyor. Yerel halkın misafirperverliği, Kekova’nın sıcak ve samimi yüzünü gösteriyor.

Kekova Mutfağından Tadımlık Lezzetler

Kekova’da turistik aktivitelerin yanında yöresel mutfak da dikkat çekiyor. Zeytinyağlılar, taze deniz mahsulleri ve Akdeniz otlarıyla hazırlanan mezeler, bölgenin damak tadını yansıtıyor. Özellikle Kaleköy ve Üçağız’daki deniz ürünleri restoranlarında, sabah taze avlanan balıklar, misafirlerin beğenisine sunuluyor. Ev yapımı meyveli dondurmalar ise Kekova gezisinin tatlı sürprizleri arasında yer alıyor.

Ulaşım Kolaylığı ve Konaklama İmkanları

Kekova’ya ulaşım, Antalya şehir merkezinden karayolu ile Kaş veya Demre ilçesine geçilerek sağlanıyor. Bu noktadan teknelerle Kekova’ya geçmek mümkün. Kaleköy ve Üçağız’da pansiyonlar, butik oteller ve kiralık villalar konaklama açısından geniş seçenekler sunuyor. TatilVillam gibi platformlar üzerinden rezervasyon yapmak, ziyaretçilere konforlu ve güvenilir seçenekler sunuyor. Yaz aylarında bölge oldukça yoğun olsa da, bahar ve sonbahar aylarında daha sakin ve huzurlu bir tatil imkanı bulunuyor.

Kekova, sadece tarihi ve doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda sunduğu sakinlik ve huzurla da ön plana çıkıyor. Doğa yürüyüşleri, fotoğrafçılık ve deniz aktiviteleri için ideal bir ortam oluşturan bölge, kalabalıktan uzaklaşmak isteyenlerin tercih ettiği nadir destinasyonlardan biri. Kuş sesleri ve dalga ritmi eşliğinde geçirilen zaman, şehir hayatının stresinden uzaklaşmak isteyenlere adeta bir terapi niteliğinde.