Ege Telgraf'tan Nihat Ak'ın haberine göre; Ons altındaki yükselişin etkisiyle gram altın fiyatı 2 bin 500 TL’yi aştı. Bir miktar düşse de, tarihi rekorun devamının gelip gelmeyeceği merak ediliyor. Kuyumculuk sektörünün önemli temsilcileri süreci Ege Telgraf’a değerlendirdi. Fiyatların düşmeyeceği, buna rağmen yükseliş grafiğinin gelişmeler ışığında katlanabileceği vurgulanıyor.

Küresel dünyanın geçerli akçesinin altın olduğunu vurgulayan eski İzmir Kuyumcular Odası Başkanı Yılmaz Uça, “FED’in faiz indirimlerine başlama ihtimali, jeopolitik riskler ve Çin'in altın alımlarına devam etmesi altın fiyatlarını üzerinde etkili olmaya devam edecek. İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin hayatını kaybetmesinin ardından altın fiyatları sert yükseldi. Ancak kar satışlarının gelmesi sonucu gerileme gerçekleşti. İsrail’in Filistin’e saldırıları devam ediyor. Ukrayna-Rusya savaşı sona ermiş değil. Başka ülkelere sıçrayabilir diye düşünüyorum. Dünya genelinde güvensizlik ortamı var. Bu güvensizlik ortamında nakit para eşittir kağıt parçası. Bunun dışında hangi yatırım enstrümanları var? Borsaya yatırım yapılabilir, bu da eşittir kağıt parçası. Gayrimenkul şu anda en güvenilir sıcak paranın gideceği yer gibi görünüyor. Bir bomba patlamasında bir tecrit durumunda gayrimenkul de para etmiyor. Uluslararası arenada en geçerli akçe altındır. Stoklarınızda altınınız varsa çıkartır satarsınız, işinizi görürsünüz ve açığınızı görürsünüz. Bunu yaşayarak gördük. 1970’lerde Sovyetler Birliği dağılırken bu yaşandı. Komünist sistemin açıklarını Sovyetler Birliği stoklarındaki altının büyük bir kısmını dünya piyasalarına arz etti. İç savaş olmadan o badireyi atlattı” dedi.

TEKNOLOJİ DE MUHTAÇ

Güneş enerjisi küresel elektrik üretiminde yüzde 20 payı aştı Güneş enerjisi küresel elektrik üretiminde yüzde 20 payı aştı

Altının kıymetli bir metal olduğuna dikkati çeken Uça, “Yüksek teknolojiyle çok hassas cihazlar yapılıyor. Elimizdeki cep telefonundan uzaydaki uyduya kadar her cihazdaki hata payını en aza indirmeye çalışıyorlar. Geçirgenliği en yüksek olan element kullanılıyor. Dünyadaki madenlerde geçirgenliği en yüksek, en az hata yapan, oksijenden paslanmayan, rutubet gibi başka hava şartlarından etkilenmeyen tek madem altın. Dolayısıyla sanayide de çok büyük miktarda artık kullanılmaya başlandı. Bir taraftan ekonomi diğer taraftan teknoloji açısından gelişmiş ülkeler altına sahip olmak istiyor. Çin, Hindistan, Japonya, Almanya gibi düşünebiliriz. Merkez bankaları stoklarında artık dolar veya bilmem ne tutmuyor. Belirli bir miktarın dışında büyük miktarda altın olarak tutuyorlar” ifadelerini kullandı.

5-6 SENEYE KATLANIR’

Altın üretiminin yetersiz kaldığını belirten Uça, “Üretim ne kadar artırılmaya çalışılsa da yetmiyor. Şimdi bir malın piyasada az olup talebinin fazla olması demek ne demek? Ekonomide fiyatların artacağı demek. Bazıları altın fiyatlarının 5 bin dolara kadar çıkacağı tahminlerini yapıyor. Şu andaki dolar bazındaki ons fiyatının aşağı yukarı iki katı.  Bu da tabii hemen bir günde olacak bir şey değil ama hani beş altı senede böyle bir şey öngörülüyor. Nereye kadar gider, nereye kadar gitmez bilemiyorum ama benim görüşüm kaos ortamı devam ettiği sürece fiyat yükselişleri olur. Bir tarafta milyarlarca insan açlık içinde. Diğer tarafta müreffeh bir ortam var. Bir gün bir noktada patlar. Belki bir dünya savaşı yaşanır, silahla olmasa bile. Dolayısıyla bu güvensizlik ortamında bizim gibi sade vatandaşlardan başlayarak genele yayılan ‘Ya ne olur ne olmaz kenara biraz altın atayım’ düşüncesi oluşuyor. Hele bizim gibi savaşlar yaşamış Anadolu kültüründe bu anlayış var. Herkes kenara köşeye yastık altına bir şeyler koyar. Ülke çapında halkımızda bir yoksullaşma var. Buna rağmen vatandaş fırsatını bulursa küçük küçük altını yastığın altına koyar. Dolayısıyla altın fiyatların daha çok artacağını düşünüyorum. Beş altı sene içinde iki katına dahi çıkabilir diye düşünüyorum en azından döviz bazında” diye konuştu.

ALTIN BAHANE ARIYOR

Altın fiyatlarının artması için son dönemde bahaneler aradığını belirten kuyumculuk sektörünün önceki dönemdeki İzmir Ticaret ve Ege Bölgesi Sanayi odalarındaki temsilcisi Gökhan Özer, “Birincisi dolarla ithal ettiğimiz bir emtia. Altın aslında dolar cinsinden yükselmek için  benim tabirimle bahane arıyor. Altının yükselme isteği ve eğilimi var. Orta Doğu'daki siyasi gelişmeleri, dünyanın herhangi bir ülkesindeki askeri gerilim, haber akışına göre altın yükselmek için kedisine bir bahane buluyor. Aslında bu bahaneler olmasa da yükselecek. Neden yükselecek? Amerikan Merkez Bankası'nın bu yıl içerisinde büyük ihtimalle yılın ikinci yarısında iki veya üç tane faiz indirimi beklentisi var. Bu ne demek? Amerikan doları gücünü yitirecek. Yüksek faiz vermeyi bırakacaklar, azaltacaklar. Kendilerine doğru çektikleri dolarların tekrar dünya piyasalarına geriye dönmesine vesile oldu, daha da olacak. Altında doların yönlendireceği bir emtia.  Piyasalarda bunun coşkusunu yaşıyor. Faiz  daha da inecek. Dolar FED'den piyasaya doğru akmaya başlayacak. ‘O zaman altın bundan nemalanır mı? Nemalanır. O zaman altın alalım’ deniyor. Demek ki yükselecek mantığıyla altın alıyorlar. Bu da yükselmesine sebep oluyor zaten. Yani daha FED faizi indirmeden altının yükselişi başlamış oluyor. Piyasalar erken bir coşku yaşıyor. Şu an yaşadığımız durum bu. Bayağı bir tarihi zirvelere geldik. Yani iki bin dört yüz doların üzerine çıktı. Ons, tarihinde hiç bu kadar yükseğe çıkmamıştı. Yıl sonuna kadar daha da yukarıları görecek gibiyiz” diye konuştu.

Altın yatırımlarında kazanmanın bir vadesinin olduğunu belirten Özer, “Çevremdeki çok sayıda insan elinde bir miktar nakitinin olduğunu, birkaç ay için altın almasının kendisine yarar getirip getirmeyeceğini soruyor. Bu soruya net olarak ‘Hayır almayın!’ diyorum. Çünkü altına öyle birkaç ay için yatırım yapılmaz. O birkaç ay içinde siyasi çalkantıyla yükselmiş olan altının fiyatı belki birkaç ayda düşer zarar bile edilebilir. Altın her zaman için uzun vadeli yatırım aracıdır. Altı ay, bir sene hatta iki üç sene tutamayacaksanız, altın almanız çok karlı değil. Başka yatırım araçları kısa vadede daha yüksek getiri sunabilir. Altını güvenli liman ve uzun süreli yatırım aracı olarak görmek lazım” dedi.

PEKİ YA FIRSATÇILAR?

Altındaki fiyat yükselişlerini farklı yöntemlerle fırsata çevirmeye çalışanların olduğuna dikkati çeken İzmir Kuyumcular Odası Başkanı Murat Kurtuluş Buyrukçu, “Altın fiyatlarının kendine has bir seyri var. Altından takı imalat eden meslektaşlarımız ve bunları alan yatırımcılar var. Kimi takı sevgisiyle konuyla ilgileniyor. Kimi yatırım aracı olarak konuya yaklaşıyor. Meslektaşlarımız da ekmeğini altından çıkarıyor. Bunlar normal olan durumlar. Ama sahte, taklit altınlarla tokatçılık yapmaya çalışan bir kesim var. Biz son dönemde emniyet birimlerimizle ortak çalışmalar ortaya koyarak fırsatçılara göz açtırmamaya çalışıyoruz. Meslektaşlarımızın sahte ve taklit almalarını önlemek yönünde bir çalışmamız var. Ezkaza bunları alanların da yeniden tüketiciye satmamaları yönünde de ciddi uyarılarımız var. Güzel sonuçlar alıyoruz. Altın fiyatlarında çok büyük dalgalanmalar beklemiyoruz. Enflasyon yükseldikçe altın fiyatları yerinde saymaz. Yükselişi devam edecektir. Altın emtiasının işlenmesi, satışının yapılması, hurda altının alınması gibi mesleki tarafıyla biz ilgileniyoruz. Fiyatların yönü ekonomistlerin dalı” ifadelerini kullandı. 

Kaynak: EGE TELGRAF