Analist

Abone Ol

Karşınıza çıkan bir rakibi yenebilmenin sayısız yolu olduğu hepimizin malumu. Bu yolların her biri farklı özellikler gösterdiğinden ötürü her birini yerine, zamanına ve rakibe göre ayrı ayrı değerlendirmek gerektiği de öyle. Bu konuda en iyi öğretmen olan tarih konuya ilişin dersi anlatırken diyor ki :“Ne kadar güçlü olursa olsun, kimse yenilmez değildir.”

Bu dersi iyi dinleyen öğrenci için sorun yok, çünkü en nihayetinde ders derste öğrenilir. Oysa dersi derste bırakıp, sonra çalışır geçeriz diyerek paldır küldür hayata çıkanların hayatta bulundukları sınıfları geçebilmek için muazzam bir yükün altına girdikleri şüphe götürmez. Hele “Alt tarafı bir oyun canım, atla deve mi yani, şunun şurasında top üç direk arasından geçecek o kadar” diyerek futbolu hafife alanların yüklerinin sınav vaktinde hepsinden daha ağır olacağı hiç su götürmez. Zaten bu işin sırrı da artık ne kaba kuvvet ne süper kaliteli yıldız ne ezberlenmiş taktik ve ne de tarihe geçmiş başarılarla başkalarına gözdağı vermededir. Günümüzde işin sırrı, rakibin neye hazırlandığını, hangi silahlara sahip olduğu ve o silahların hangi noktada ne denli işlev göreceğini, kısacası rakibin ne yapacağını en ince ayrıntısına dek bilmekten geçiyor. Bu süreçte soğuk savaş dönemini anlatan heyecanlı casus filmlerinde rastlandığı türden tehlikeli çabalara da gerek kalmamış durumda. Teknolojinin geldiği nokta o ki, bir oyuncunun attığı adım sayısından topa hangi ayakla hangi açıdan ne şekilde vurduğuna, baskı altında neler yaptığının irdelenmesinden, nefesinin maçın hangi saniyesinde tükeneceğini bilmeye dek yapılan bilgisayara endeksli anormal ötesi bilimsel çalışmalar doğrultusunda futbol, her geçen gün bizim bildiğimiz futboldan farklı bir yöne doğru yol alıyor. Futbol dünyasında “Analist”adıyla ortaya çıkan yeni kimliğin bu yolculuğa önemli bir aktör sıfatıyla katılmak suretiyle sürecin ayrılmaz bir parçası sayılması da bundandır.

Aslında eskiden de vardı bu analiz işinin benzeri. Rakibin ne yaptığını öğrenmek ciddi derecede önemliydi ki maça ona göre hazırlanılsın. Şimdi vardı dedik ama bu iş çok çok takımın yardımcı hocasının bir sonraki hafta oynayacakları rakibin maçına bin bir güçlükle seyahatini takiben sahada çıplak gözle izleyip not tutması, iyi kötü ortada olan sınırlı sayıda taktiği ve oyuncuların durumunu gözlemleyip hocaya raporlaması üzerinden yürürdü. Şimdi öyle mi ya. Modern futbolun ayrılmaz parçası sayılan analiz işi o hale geldi ki, artık rakip takımın oyun tarzını, güçlü ve zayıf yönlerini inceleyerek teknik direktöre maç planı oluşturmasında yardımcı olmak bir yana, oyuncuların sahada kat ettikleri mesafeleri, pas yüzdelerini, hızlarını ve koşu yollarını özel yazılımlar aracılığıyla raporlamaya varan bir ihtisaslaşma söz konusu. Öte yandan potansiyel yetenekleri keşfetmek için veri tabanlarını tarayarak maç ve antrenman görüntülerini her oyuncu için ayrı ayrı düzenlemek, bu yolla oyuncuların bireysel gelişimlerine ve taktiksel antrenmanlara katkıda bulunmakbu işin bir parçası sayılıyor. Penaltılara kalmış bir maçta kaleciye, rakip penaltıcıların son on penaltı vuruşlarını o anda tabletten gösteren kimliklerin ciddi derecede futbol bilgisine sahip oldukları herkesin kabulünde. Zaten onun bazı teknik becerilere sahip olması bu işin olmazsa olmazlarından. Bu anlamda elde edilen verileri okuyup, doğru yorumlayabilme ve konuya dair tüm yazılımlara hakimiyet ise başarının anahtarlarını elinde tutma anlamına geliyor.

Analist olmak için T.F.F tarafından düzenlenen "Maç Analiz ile Oyuncu ve Maç İzleme Antrenörlüğü" kurslarını başarıyla tamamlamak bu alana ait bir başka şart elbet. Özetle, analistler artık gerek rakibe gerekse kendi takımlarına ait farklı verileri farklı kaplarda harmanladıktan sonra hocanın görüşüne sunanlar olarak takımın önemli bir parçası olmayı hak ediyorlar. Hatta işleri maçın oynandığı anlara bile sirayet eder hale geldi ki elinde tabletle yedek kulübesinden fırlayıp, hocaya telaşla bir şeyler izah eden bu kişileri görünce, insan neredeyse maçın her saniyesinin farklı bir mantıkla oynanacağı zehabına kapılıyor. Hoş, futbol sahnesinde yaşananlar böyle de hayat sahnesinde yaşananlar farklı mı ki? Günümüzde iş hayatından özel yaşamlara, düşüncelerden duygulara dek pek çok şey rakiplerinizce işi şansa bırakmayacak derecede analiz edilmekteyken, futboldakiler bunların yanında solda sıfır kalır efendim. Kimilerinin yaşamınıza dair yaptığı analiz sonuçlarının kime ne şekilde geri döndüğünü bilemem lakin yaşamın iyi bilindiği halde nedense umursanmayan bir gerçeği olarak kazanma adına yüzlerce faaliyet hız kesmeden yola devam ederken, isterseniz siz de hayati değerdeki final maçlarınızı oynamadan önce derin bir nefes alıp sonra da hem rakibiniz hem de kendiniz hakkında biraz analiz yapınız efendim. Yapın ki sonra aslında tertemiz bir sözcük olan “kader” de bugüne değin yaptığınız yanlışlar ve onlara bağlı yenilgilerinize alet olmaktan kurtulsun.