Arkas Aegean Link Regatta için geri sayım başladı 

Abone Ol

Arkas Aegean Link Regatta’da Çeşme kıyılarında yedinci kez yelkenler fora demeye hazır! Aynı zamanda Türkiye Yat Ligi’nin son ayağı olan yarışta, ligin şampiyonları da kupalarına kavuşacak. İlk kez J70 sınıfı teknelerin de yarışacağı Arkas Aegean Link Regatta, Çeşme kıyılarından izlenebilecek. 

Çeşme’nin geleneksel ve uluslararası yarışı Arkas Aegean Link Regatta yedinci yılında da yatların rüzgarla dansına tanıklık etmeye hazırlanıyor. Arkas, Türkiye Yelken Federasyonu, EAYK (Ege Açık Deniz Yat Kulübü) ve Çeşme Marina’nın, Türkiye’de yelken sporunun gelişmesi ve Çeşme’de bu sporun daha aktif hale gelmesi için güçlerini birleştirerek düzenlediği yarış, bu yıl 22-27 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştiriliyor.   

Rüzgâr açısından dünyada yelken ve yat yarışı yapılabilecek en iyi parkurlardan biri olan Çeşme’de her yıl merakla beklenen cesaret, rekabet ve heyecan dolu yarışta bu yıl Bulgaristan ve Rusya takımları “Bu güzel coğrafyada rüzgarla dansa biz de varız” diyecek.  

Yoğun katılımın beklendiği Arkas Aegean Link Regatta’nın bu yıl ana sponsorluğunu Arkas’ın denizcilik şirketi Arkas Line üstlenirken geçtiğimiz yıl olduğu gibi FD Architecture tarafından hayata geçirilen, ekolojik ve sürdürülebilir mimarinin en güzel örneklerinden FAMM Urla da yine yarışa katkısını koyuyor. Görkemli kapanış partisinin ev sahipliğini ise YUZU Beach yapıyor. 

Rüzgar gibi esecekler  

22 Ağustos akşamı Çeşme Marina tarafından Yacht Club’ta gerçekleştirilecek açılış kokteylinin ardından ertesi gün start verilecek yarışın ilk günü aynı zamanda özel bir güne de denk geliyor. Yelkenciler 23 Ağustos - Dünya Rüzgar Gibi Esme Günü’nde (Ride Like the Wind Day)  Çeşme denizinin güçlü dalgaları ve sert esen rüzgarıyla tek yarışta mücadele edecek. Bu özel gün, özgürlük ve macerayı kutlamak için düzenleniyor. Dünya Rüzgar Gibi Esme Günü, rüzgarıyla meşhur Çeşme’de insanları denizin ve rüzgarın uyumunu seyretmeye davet ediyor. Heyecan ve rüzgar dolu bu yarışı kaçırmayın!

Noni’s House’ un sahibi Selin Solmazer’in yeni kitabı çıktı

Size bugün Selin Solmazer’den bahsetmek istiyorum. Dünyanın birçok yerinde yaşayarak ve çalışarak edindiği mutfak ve hayat deneyimlerini bir kitapta toplayan, uzun yıllardır arkadaşım olan Selin benim gibi Girit göçmeni bir ailenin kızı. Solmazer, hali hazırda Alaçatı Ovacık'ta büyük başarı yakalamış Noni's House'un sahibi...  Patisever Selin’in geçtiğimiz yıl kaybettiği can dostu Noni’nin adını verdiği bu işletme sıfır atık ve sürdürülebilir mutfak anlayışı ile de öne çıkıyor. 

Selin yeni bir kitap çıkardı. Bu kitap onun yıllar içinde geliştirdiği lezzetli tarifleri, Cunda Adası'nda geçirdiği çocukluğundan başlayıp New York'ta bir fine dining restoranda edindiği deneyimlere yayarak paylaştığı, okurken insanı alıp götüren çok keyifli bir eser olmuş…

Geliri Türk Eğitim Vakfı’na bağışlanan, “Anılar, Tarifler, Arka Bahçemin Renkleri” isimli kitabın her sayfasında bildiğiniz, sevdiğiniz, uzun saatler oturmaktan keyif aldığınız rengarenk Noni’s House’u bulmak mümkün… Ayrıca Selin lezzetli yemeklerini ve kahvaltılıklarını yaratırken neler yaşadığını, kendine saklı olan anılarını bizimle paylaşıyor.

Çünkü Noni’s House’un gerçek bir hikayesi var. Büyük küçük herkesin gülümseyerek geldiği, şehir dışından uğrayanların bir gününü mutlaka bahçedeki rahat koltuklara uzanarak geçirmeye ayırdığı Noni’s House’un her detayıyla herkese hitap eden bir yer haline gelmesi Selin’in yıllarını almış… 

Selin kitabından şöyle bahsediyor: “Bu güzel bahçeye giderken çok dikenli yollardan geçtim, zaman zaman ayaklarım kanadı, hiç beklemediğim engellerle karşılaştım ama hiç yılmadım. Bunun anlatılmaya değer bir yaşam öyküsü olduğuna inancım tam, tek başına, hem de bir kadın olarak yepyeni bir dünya kurma cesaretini nasıl gösterdiğimi anlatarak benim gibi mücadeleci kadınlarla ve erkeklerle bir olma inancım var… İstiyorum ki herkes kendine inanmanın sonuçlarının ne kadar mutluluk verebileceğini görsün. Ve yine biliyorum ki içinde yaşadığımız bu kaos ortamında benim gibi kendine ait, küçük ve huzurlu bir dünya yaratmak isteyen pek çok insan var. 

Elinizde tuttuğunuz bu kitapta bu insanların, biraz olsun ilham olacak, bu belirsiz yolda onlara ışık tutacak bir şeyler bulmaları benim için bu eserin ortaya çıkışının en büyük mutluluğu ve ödülü olur. Bununla beraber eli biraz bıçak tutan herkesin kendini masterchef ilan ettiği günümüzde, evde eşe dosta arada bir hazırlanan masayla, her şeyin her zaman güllük gülistanlık gitmediği bu bahçede her gün yüzlerce insana hizmet vermek için yapılan hazırlıkların ve o hizmeti sunmanın arasındaki fark ve zorluklarını anlatmak da gerekli diye düşünüyorum. Burası her ne kadar kendime göre yarattığım küçük bir dünya olsa da dışarıdan misafirlerin gelmesiyle her an dış dünyayla da iletişim haline olan bir yer. Canı sıkılmış, huzursuz, mutsuz, huysuz insanların da geldiği ve acısını bizden çıkartmaya çalıştığı, iş disiplini olmayan çalışanların sınırlarımı zorladığı, tedarikçilerin beni yarı yolda bırakabildiği bir yer. Bu nedenle hayattaki amacımız kendi dünyamıza kapanmak olsa da bu mümkün değil. İşte bu yüzden asıl amacımız ayrık otlarının arasındaki çiçekleri görmek olmalı, elimizdekiyle elimizden gelenin en iyisini yapmak ve mücadele etmekten asla vazgeçmemek olmalı. En azından Noni’s House’ta bu böyle…”

Noni’s House’un ‘Arka Bahçe’sinde; aile yadigarı tarifler ile başka hiçbir yerde bulamayacağınız tarifler olduğu kadar, Selin’in samimi bir şekilde yaşadığı pek çok şeyi anlattığı pek çok anı da tıpkı güzel bir yemeği yaparken içine lezzet katması için koyduğumuz malzemeler gibi kitapta yer almış... 

Kısaca Noni’s House’un arka bahçesinin tüm renkleri, yaşanmışlıkları, tarifleri bu sayfalara serpilmiş halde… Gerçek bir yaşam hikayesinden ortaya çıkan bu kitabı en kısa zamanda okumanız dileğiyle…  

İrem Moralı Çeşme’ye hızlı giriş yaptı, Çeşme geceleri hareketlendi

Ünlü işletmeci hepimizin çok sevdiği İrem Moralı sezon ortasında North Piers Avlu Alaçatı’nın işletmecisi olarak geri gelince benim gibi Cenk Eren tutkunlarının yüzü güldü. Geçtiğimiz hafta ilk canlı performansını gerçekleştiren Cenk Eren rezervasyon taleplerini karşılayamadığı için 26 Ağustos’ta tekrar sahne alacakmış. Çünkü deyim yerindeyse iğne atsan yere düşmeyecek bu mekana giremeyenler İrem ‘e baskı yapınca böyle bir karar alınmış…  Kaçıranlar mutlaka bu fırsatı yakalasın!

Ayrıca Gökhan Tepe hayranları size de müjdem var. 19 Ağustos Cumartesi akşamı işiniz yoksa Piers Avlu’ya gidiyorsunuz çünkü bu konserin tekrarı yok.