Çankırı yöresine özgü tarihi kilimler, üzerlerinde taşıdıkları motiflerle geçmişin inançlarını, duygularını ve yaşam biçimini günümüze taşıyor. Bolluk, bereket, korunma ve kadının gücü gibi anlamlar içeren motifler, Kilim Evi ve Atölyesi'nde sergilenerek vatandaşlara tanıtılıyor.
Orta Asya'da dokumacılığın başlamasıyla birlikte doğadan esinlenilerek oluşturulan motifler, zamanla kilimlerin önemli bir parçası haline geldi. Dokuyucuların duygu ve düşüncelerini yansıtan bu eserler, yalnızca günlük yaşamda kullanılan eşyalar olarak değil, aynı zamanda geçmişin izlerini taşıyan kültürel değerler olarak da öne çıkıyor.
KİLİMLERDE BOLLUK, BEREKET VE KORUNMA TEMASI
Çankırı'ya özgü kilim motiflerinin farklı anlamlar taşıdığını belirten Ayşe Aydın, bu motiflerin kendilerine özgü bir anlatım dili bulunduğunu ifade etti. Kilimlerdeki temel temaların bolluk, bereket ve tehlikelerden korunma üzerine kurulduğunu aktaran Aydın, motiflerin her birinin farklı bir hikâye anlattığını belirtti.
Kilimlerde yer alan bereket motifi bolluğu ve bereketi temsil ediyor. Nazar ve göz motifleri ise kıskançlıktan, kem gözlerden ve nazardan korunma amacıyla kullanılıyor. Muska motifi de dışarıdan gelebilecek tehlikelere ve kıskançlıklara karşı korunmayı simgeliyor.
HAYAT AĞACI VE KOÇ BOYNUZU MOTİFLERİ NE ANLAMA GELİYOR?
Çankırı kilimlerinde yer alan motifler arasında hayat ağacı ve koç boynuzu da bulunuyor. Hayat ağacı motifi, yaşamın cennete uzanan dallarını, hayatın değişimini ve sürekliliğini anlatıyor. Koç boynuzu motifi ise gücü ve kahramanlığı temsil ediyor.
Kadını simgeleyen eli belinde, diğer adıyla eli böğründe motifi de kilimlerde önemli bir yer tutuyor. Bu motif; kadının gücünü, kahramanlığını, becerisini, doğurganlığını ve mutluluğunu yansıtıyor.
DOĞADAKİ UNSURLAR KİLİMLERE İLMEK İLMEK İŞLENDİ
Orta Asya'da dokumacılığın başladığı dönemlerde insanların doğayı örnek aldığını belirten Aydın, yıldız, akrep, göz ve bitki gibi unsurların kilim motiflerine dönüştürüldüğünü anlattı.
Dokuyucuların doğadaki bitkilerden bile bolluk ve bereket umduğunu ifade eden Aydın, bu beklentilerin kilimlere ilmek ilmek işlendiğini vurguladı. Bu nedenle tarihi kilimler, onları dokuyan kişilerin o dönemdeki dualarını, duygularını, düşüncelerini ve ruh hallerini yansıtan eserler olarak değerlendiriliyor.
Ayşe Aydın: “Motiflerimiz Çankırı'ya özgü motiflerdir ve bu motiflerin dilleri olmasa da anlattıkları farklı sözleri, hikayeleri vardır. Kilimlerin asıl teması genel olarak bolluk, bereket ve korunma üzerine kuruludur. Örneğin bereket motifi, bolluğu ve bereketi ifade eder. Nazar ve göz motifleri, kıskançlıktan ve kem gözlerden korunmak, nazarı engellemek amacıyla dokunur. Hayat ağacı motifi, yaşamın cennete uzanan dallarını, hayatın değişimini ve sürekliliğini anlatır. Muska motifi, dışarıdan gelebilecek tehlikelere ve kıskançlıklara karşı bir korunma sembolüdür. Koç boynuzu motifi gücü ve kahramanlığı simgelerken, eli belinde diğer adıyla eli böğründe motifi kadını temsil eder ve kadının gücünü, kahramanlığını, becerisini, doğurganlığını, mutluluğunu yansıtır. Orta Asya'da dokumacılık başladığında insanlar öncelikle doğayı örnek almış ve doğada ne gördülerse kilimlere resmetmişlerdir. Yıldızı, akrebi veya gözü görmüşler ve bu motifleri dokumuşlardır. Bitkilerden dahi bolluk ve bereket umarak bu motifleri kilimlerine ilmek ilmek işlemişlerdir. Bu nedenle dokunan kilimler sadece birer eşya değil, dokuyan kişilerin o anki dualarını, duygularını, düşüncelerini ve ruh hallerini gün yüzüne çıkaran eserlerdir. Burası Kilim Evi ve Atölyesi'dir. Burada Çankırı yöresine ait yöresel kilimleri ve motiflerini sergileyerek halkımıza tanıtıyoruz” dedi.
KİLİM EVİ VE ATÖLYESİ'NDE GELENEKSEL MOTİFLER TANITILIYOR
Çankırı yöresine ait kilimlerin ve geleneksel motiflerin sergilendiği Kilim Evi ve Atölyesi, bu kültürel mirasın vatandaşlara tanıtılmasını sağlıyor. Atölyede sergilenen eserler aracılığıyla motiflerin taşıdığı anlamlar ve dokumacılık geleneğinin geçmişten günümüze uzanan özellikleri aktarılıyor.





