in ,

Babacan’dan İzmir’de iddialı sözler

DEVA Partisi 1. Olağan Ödemiş İlçe Kongresine katılan Genel Başkan Ali Babacan, ekonomi ve tarım başlıkları üzerinde durdu, hükümeti “Rant var rant” sözleriyle eleştirdi.

babacandan-izmirde-iddiali-sozler

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin çeşitli programlarına katılmak üzere İzmir’e geldi. Babacan, iki günlük İzmir ziyaretinin ilk gününde Kiraz ve Ödemiş ilçe binalarının açılışının yanı sıra DEVA Partisi 1. Olağan Ödemiş İlçe Kongresi’ne katıldı. Kongreye Genel Başkan Babacan’ın yanı sıra Genel Başkan Yardımcıları; Sanem Oktar, Aysun Hatipoğlu ,Sema Aliye Kavaf, Sadullah Ergin, Mehmet Emin Ekmen, İdris Şahin ve DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Seda Kaya Ösen, Ödemiş İlçe Başkanı Halil Karakaş, CHP’li Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş ve vatandaşlar katıldı. Olmayan kanalın üzerinden DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 1. Olağan Ödemiş İlçe Kongresi’nde hükümete yönelik bulundu. Kanal İstanbul üzerinden hükümeti eleştiren Babacan, “Kanal İstanbul en az 20 milyar tutacağı tahmin ediliyor. 60 milyar dolara da varabiliyor. Acelesi mi var. Bu ülkenin tarım yatırımlarına ihtiyacı var. O kaynağı derhal sulama yatırımlarına sevk edin. Hemen.  Olamayan kanalın üzerindeki köprünün temelini atma töreni yapacaklar. Katkısı ne olacak diye soruyoruz. Söylemiyorlar ama gözlerinde dolar işareti var. Rant var rant.  Ekonomiyi düzeltmenin yolu hukuk devletinden geçer” dedi.

‘BİZ İŞ ÜRETİYORUZ’

Kongrede konuşan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Sözlerimin başında Ödemiş İlçe Teşkilatımızda görev alan ve görev alacak tüm arkadaşlarımı kutluyor, kendilerine çalışmalarında üstün başarılar diliyorum. Bir aylık aradan sonra ikinci defa güzel İzmir’imizde sizlerle bir arada olduğum için mutluluk duyuyorum. Bugün ki kongremiz İzmir ilimizde ilk kongre aynı zamanda. Sağ olun, var olun. Bizler; yeni bir siyaset anlayışıyla ve yeni bir kadroyla yola çıktık. Siyasete ilk defa Deva çatısı altında giren çok sayıda arkadaşımızla beraber omuz omuza verdik. Türkiye’de siyaset, Deva Partisiyle birlikte yepyeni bir soluk kazandı. Kurulduğumuz ilk günden bu yana, özgür ve zengin bir Türkiye tasavvuru ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hem özgür hem de zengin bir Türkiye istiyoruz. Geldiğimiz aşamada, bu çalışmalarımızın en önemlisi iktidara büyük bir özgüven ve ciddiyetle hazırlanmamızdır.  Nedir bu fark? Kurulduktan 8 ay sonra seçimlere girmeye hak kazanan bir parti oldu. Organik yollardan bu kadar kısa süre içinde kazanan başka bir parti yoktur. Bu da ülkenin Deva Partisi’ne ne kadar ihtiyaç olduğunu gösterdi. Biliyorsunuz, ülkemizdeki yaygın muhalefet anlayışı, sadece sorunlardan şikâyet etmekle sınırlı. Ülkenin problemlerini sıralayıp, çözüme gelince “iktidar olunca konuşuruz” demeye alışmışlar. Deva Partisi ise sorunları konuşmakla yetinmiyor, tek tek çözümleri de üretiyor. Siyasetin bir laf üretme kısmı var, bir de iş üretme kısmı var. Biz, iş üretiyoruz. Neyi, nasıl yapacağımızı, ne kadar sürede yapacağımızı açıkça anlatıyoruz. Ayağı yere basan, sağlam, tutarlı, uygulanabilir eylem planlarını vatandaşlarımızla paylaşmaya başladık. İktidarımızın ilk 90 ve 360 gününde yapacaklarımızı şimdiden hazırlıyoruz. Bu kapsamda yaklaşık 20 ayrı başlık altında, 400’ün üzerinde eylem hazır.  Eylem planlarımızı hem belli bir takvime bağlıyoruz, hem de bu eylemlerin bütçesini hesap ederek gerçekçi planlar ortaya koyuyoruz. Boş konuşmak, atıp tutmak yok” diye konuştu.

ÇİFTÇİ ÇOK DERTLİ

Tarım için hazırladıkları eylem planlarından bahseden Babacan, 56 maddelik planla çözüm ürettiklerini dile getirdi. Babacan, “İlk eylem planımızı Adana’da açıkladı. Tarım politikaları gününde neler yapacağımızı 56 madde ile hazırladık. Böyle bir çalışmayı hiçbir siyasi parti yapmadı. İktidar partileri sadece kendi siyasi ikballeri için çalışıyorlar. Onun için çözüm üretemiyorlar. Bugün her adımda çiftçimizle karşıladık. Çiftçimizi çok dertli. Maliyetler almış balını gitmiş. Geçen sene bu günlerde gübre fiyatları en az ikiye katlanmış durumda. 3 katına kadar artmış gübreler var. Yem maliyetleri ne az ikiye katlanmış. Mazot fiyatları alıp başını gitmiş. Bütün fiyat artışlarının kök sebebi şu an ki hükümetin dolar döviz kurunu kaybetmesi. Kayıp bakan var ya  ben döviz kuruna bakmıyorum diyordu.  O gün bugündür gören olmadı kendisini. İlaç ithal döviz, gübre, üretimde kullanılan güç… Sen bakmaya bakmaya ne hale getirdiniz ülkeyi. Herkes dert içinde kaldı. Taraflı bir cumhurbaşkanı göreve başladı. Biz teslim aldığımızda Merkez Bankası’nın döviz rezervi 27 milyar dolardı. Biz bunu aldık 136 milyar dolara çıkardık. O döviz rezervleri bizim ihracatçımızın alın teriydi. Tarımsal üretip ihraç eden çiftçimizi alın teriydi. Çarçur ettiler. En önemli savunma sistemiz bir de onlar. Ak akçe kara gün içindir. Merkez Bankasının yedek akçeleri vardı. Tam 65 milyar TL’lik yedek akçeyi bir günden sıfırladılar. Yıllardır biriktirdik biz onu. Bunarlın hepsi pandemi öncesi oldu. Salgın hastalık gelince de vatandaşlın katlandığı çektiği sıkıntıyı giderecek miktar kalmadı.  Maalesef ki şu anda ülkeyi yönetenlerin bu ülkenin gerçeklerinden tamamen kopmuş. Erdoğan ‘ya açlık mı var, varsa biraz da siz doyurun’ diyor. Gittiğim her yerde çöpten gıda toplayan insanlar gördüm. Türkiye’de mutlak yoksulluk var. Biz bunu sıfırlamıştık. Bunlar mutlak yoksulluğu tekrar getirdiler. Zengin daha zengin fakir daha fakir oluyor. Fakat ülkeyi yönetenler etrafındaki zenginleri gördükleri için ülkenin gerçeklerinden kopmuş durumdalar. İktidarın milletvekilleri biz halk içine çıkamıyorlar” dedi.

‘FAİZ ORANLARI NEDEN DÜŞMÜYOR?’

Çiftçinin bor unu 2 yıl faizsiz erteleyeceklerini belirten Babacan, “Tarımsal ilgili eylem planımızı ortaya koyduk. Çok önemli birkaç tanesini paylaştık. İlk doksan günde biz çiftçimizin borcunuz 2 yıl faizsiz olarak erteleyeceğiz. Yapılandırıyor, eski borcun üzerine koyuyorlar. Zaten ödeyemiyor ki çiftçimiz öylesini de ödesin. Çiftçimiz ile ilgili haciz işlemlerini kaldıracağız. Benim döneminde çiftimizin yüzde 99’u tam ve gönüllü ödüyordu. Çiftçimizin zarar etmesi çiftçimizin suçu değil. Suçlusu ülkemizi yönetenler, başkası değil. Siz kötü yönetin, döviz kurunu yönetimini elinizden kaçırın. Bu halde çiftçimiz ne yapsın? Bugün ki hükümet diyorum ama yeni sistemde sorun tek imzada. Bütün yetkiyi bana verin, faizden enflasyonda nasıl düşülür görün dedi. Ne oldu. Hepsi aldı başını gitti. Arada ezilen çiftçi, esnaf, emekliler. Sorunlardan bahsedilmeyince o sorunlar ortadan kalkmıyor. Öyle bir iki bakan değiştirmekle, gece yarısı Merkez Bankası başkanı değiştirmekler bu işlerden kurtulamaz. Merkez Bankası Başkanını şamar oğlanına çevirdi. Bütün yetki elindeyken bu faiz oranları neden düşmüyor? Buradan soruyorum; Merkez Bankası’nın faizi neden halan yüzde 19. Neden düşürmüyorsunuz? Merkez Bankası başkanlarını laf dinlemiyor diye değiştiren sizlersiniz. Tek sorumlusu Cumhurbaşkanının kendisidir. Milletimizin artık gözü açık.  Biz mazottaki ÖTV’yi çiftçimize iade edeceğiz. Gübrenin yarısını devlet olarak biz karşılayacağız. Yemde de yüzde 50’ye kadar çiftçimizin yanında olacağız. Çiftçimizin acil sulamaya ihtiyacı var. Hesap ettik, tam 22 milyar dolar. Yüzlerce projen toplamı bu” ifadelerini kullandı.

‘KANAL İSTANBUL’UN KATKISI NE OLACAK?’

Kanal İstanbul projesini eleştiren Babacan,  ‘acelesi mi var öncelik tarım yatırımları’ dedi. Babacan, “Kanal İstanbul en az 20 milyar tutacağı tahmin ediliyor. 60 milyar dolara da varabiliyor. Acelesi mi var. Bu ülkenin tarım yatırımlarına ihtiyacı var. O kaynağı derhal sulama yatırımlarına sevk edin. Hemen.  Olamayan kanalın üzerindeki köprünün temel atma töreni yapacaklar. Katkısı ne olacak diye soruyoruz. Söylemiyorlar ama gözlerinde dolar işareti var. Rant var rant. Kim bilir kimler paylaşacak onları. Maalesef bu rant paylaşanlar var ya, hukuksuzluk yapanlar suç örgütleri ile mafyayla, çetelerle iş birliği yapanların arasında hiç Türk parası geçmiyor. Siz onların arasında paylaştırın ama bütün konuşulan rakamlar Euro, Dolar. Maaşlar bile öyle. Hani millilik, yerlilik. Bizim milli para Türk Lirası değil mi? Kendileri de biliyor. Milli paramızı pul ettiler. Kendi aralarında dövizle işlerini döndürüyorlar. Bunu görüyoruz” şeklinde konuştu.

‘EKONOMİ HAK HUKUKTAN GEÇER’

Ülkenin sorunlarının ve ekonomik çıkmazın temelinde hukukun üstünlüğü ilkesinin ihlali olduğunu belirten Babacan, “Kendisini yasalarla ve anayasayla bağlı hissetmeyen bir yönetim zihniyeti var. Hukuku işletmiyorlar. Kurumları zayıflatıyorlar. Güveni yok ediyorlar. Bunların sonucunda da yatırımlar azalıyor. Ekonomimiz nefes alamıyor. Ülkemizin hedefleri küçülüyor. Vatandaşımızın cebi küçülüyor. Bakın biz aylardır söyleyip duruyoruz ama kopya çekmeyi bile beceremiyorlar. Ne diyoruz? “Ekonomiyi düzeltmenin yolu hukuk devletinden geçer” diyoruz. Reçete çok basit. Çok çok basit. Ekonomiyi düzeltmenin yolu hukuk devletinden geçer. Şu anda Türkiye’yi yönetenlerin, bunu büyük puntolarla masalarının üzerine yazmaları lazım. Her gün, sabah akşam, günde on defa da onu okumaları lazım. “Ekonomiyi düzeltmenin yolu hukuk devletinden geçer.” Kopya çekmekle yapamıyorlar, tembel öğrenci kopya çektikten sonra unutuyor. Bunu unutmadan, her gün on defa tekrarlamaları lazım. Yanlarında çalışanlara da ‘bana her gün hatırlat; ekonomiyi düzeltmenin yolu hukuktan geçer’ demeleri lazım. Ama yapmıyorlar. Neden biliyor musunuz? Çünkü hakla, hukukla işi kalmamış bunların. Biliyorsunuz, iktidardaki partinin meşhur bir 3y’si var: Yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklar. Bunlarla mücadele vaadiyle iş başına geldiler. Yoksulluğu her gün artırıyorlar. Yolsuzluğu zaten hiç söylemeye bile gerek yok” diye konuştu.

‘KUSURA BAKMAYIN SAYIN ERDOĞAN’

Saat on ikiden sonra müzik yasağını eleştiren Ali Bacan, “Biz de diyorduk, yasaklar nerede kaldı? Hemen bir yasak daha getirdiler. Müzik yasağı. Gerekçesi neymiş, biliyor musunuz? Pandemi. Pandemi önlemlerini açıklarken söylüyor bunu. Ya, hani diyor ya, “Merkez Bankası’nın döviz rezervlerini pandemi döneminde harcadık.” Milletin gözünün içine baka baka gerçekleri çarpıtıyorlar. Rezervleri pandemiden önce eritmeye başladılar. Pandemi başladığında rezervler sıfıra düşmüştü zaten. Ama sığına sığına koronavirüse sığınıyorlar. Bakın gene aynısını yapıyorlar. Yahu, pandemiyle müziğin ne alakası var? Sizin şu müzisyenlerle alıp veremediğiniz ne var? Bu nasıl bir akıldışılıktır? Zaten tüm bu pandemi dönemi boyunca müzisyenlerimize dertlerine derman olacak bir destek vermediniz.  Hepsini açlığa mahkûm ettiniz. İnanılır gibi değil. Sayın Erdoğan yasağı açıklarken bir de diyor ki “kusura bakmasınlar.”  Esas siz kusura bakmayın Sayın Erdoğan, siz kusura bakmayın. Bu toplum birbirine saygı duymayı sizin yasaklarınızdan öğrenmeyecek. Siz; inanç özgürlüğü yasaklanan, eğitim hakkı yasaklanan insanların onurlu mücadelesiyle iktidara geldiniz. Şimdi siz yıllarca özgürlük mücadelesi veren o insanlardan aldığınız yetkiyle, başka insanların özgürlüğünü mü kısıtlamaya çalışıyorsunuz? Biz buna izin vermeyeceğiz. Yasaklarla, baskılarla sanatı ve toplumu şekillendiremeyeceksiniz. Neymiş? Gürültü oluyormuş. Çok ses oluyormuş. Koronavirüsten önce ses olmuyor muydu? Müzik aletinden ses çıkmasını koronavirüs mü sağladı? Pandemiyi, bu sağlık afetini, baskı mazeretine çevirdiler.Önce güveni tesis edeceğiz, ardından topyekûn zenginleşeceğiz. Ülkemizi bir avuç çetenin, mafyanın ve suç örgütlerinin cirit attığı bir ülke olmaktan kurtaracağız. Önce hukukun üstünlüğünü tesis edip, ardından ekonominin çarklarını döndüreceğiz. Deva iktidarında, bu verimli topraklarda, fakirlik değil, işsizlik değil, yoksulluk değil; bereket akacak. Bolluk akacak. Refah akacak. Biz hazırız. Türkiye’nin devası hazır. Emaneti teslim almaya geliyoruz” dedi.

‘DEVA OLMAYA DEVAM EDİYORUZ’

Deva Partisi İzmir İl Başkanı Seda Kayan Ösen ise “Tarımının kalbi niteliğindeki Ödemiş’te bugün bir aradayız. İzmir’ in 30 ilçesinin 20’sinde DEVA’mız var. Pandemi şartlarına rağmen hem teşkilatlanmaya hem Deva olmaya devam ediyoruz. Kadın, erkek, genç ülkemiz için elimizi taşın altına koyduk. Ülkemizin gelişmesine katkı koymak istiyoruz. Genç pırıl pırıl bir parti olarak millete Deva olmak amacımız var. Kurulduğumuz günden beri polemiğe girmeden, proje ve çözüm önerilerimizi anlattık. Bütün ilçe teşkilatlarımızda bu anlayışla bu şekilde çalışıyorlar. Demokrasi milletimizin sesini egemen kılmaktır, halkın egemenliğinin varlığıdır. Her hemşerimizin başının sıkıştığında geleceği, sorunları ve çözüm önerilerini aktaracağı yer olacağız” diye konuştu.

‘SÖZ VERİYORUZ’

DEVA Partisi’nin İzmir’de ilk kongresinin Ödemiş’te yapıldığını belirten İlçe Başkanı Halil Karakaş, da “Ülkemizin geçtiği bu zor günlerde yola çıkan partimiz bizlere ilham kaynağı oluyor. Bizlerle ilçe yönetim kurulu olarak Ödemiş’in sorunlarını çözmek ve gözünüz kulağınız olacağımıza söz veriyoruz. Artık izlemeyi bırakıp Ödemiş’e deva olmanın vakti geldi. Bu dertli günlerin dermanı ve devası olacağız. Milletimize ve Ödemiş’e deva olmak inşallah bizlere nasip olacaktır” dedi.

 

-Haber: Beyza Öztürk

izmir-merkezli-feto-sorusturmasinda-6-itirafci-fetocu-serbest-birakildi

İzmir merkezli FETÖ soruşturmasında 6 itirafçı FETÖ’cü serbest bırakıldı…

izmirli-gazetecilerin-secim-heyecani

İzmirli gazetecilerin seçim heyecanı!