MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkücü Şehitleri Anma Günü kapsamında düzenlenen programda açıklamalarda bulundu. Bahçeli, her yıl 27 Mayıs’ta yapılan ziyaretin, ortak bir buluşma ve hatırlama günü olduğunu ifade etti.
ŞEHİTLER İÇİN ORTAK VURGU
Bahçeli konuşmasında ülkücü şehitlerin farklı dönemlerde ve farklı koşullarda hayatlarını kaybettiklerini belirterek "Ülkücü şehitlerimiz rahmetle, minnetle, hürmetle yad etmek üzere bir aradayız. Her yılın 27 Mayıs'nda gerçekleştirdiğimiz bu ziyaret, aynı duada birleştiğimiz, aynı sancağın gölgesinde sadakat ve şuur tazelediğimiz bir hatırlayış meclisidir."
"Kimi üniversite koridorlarında, kimi öğrenci yurtlarında, kimi sokak başlarında, kimi zindan karanlıklarında, kimi darağacının gölgesinde imtihan edildi. Lakin her biri celladın urganına, hainin kurşununa, namerdin pususuna tebessümle yürüdü. Bir ülkü peşinde, bir Turan düşünde şehadet şerbetini içtiler. Can verdiler de canan bildikleri Türk-İslam davasını şahsi ikbal masalarında bozdurmadılar. Ülkücü şehitlerimiz; delikanlı düşlerinden, ana kucağından, baba ocağından, evlat sıcaklığından, kurulamamış yuvalarından, alınamamış diplomalarından geçtiler; dünyalık ne varsa ellerinin tersiyle ittiler, musalla taşını düğün meydanı saydılar" ifadelerini kullandı.
ŞEHİTLERİN İSİMLERİ VE ANMA DETAYLARI
Bahçeli, konuşmasında ülkücü hareket içerisinde yer alan ve farklı dönemlerde hayatını kaybeden isimleri de andı. Ruhi Kılıçkıran’dan Gün Sazak’a, Mustafa Pehlivanoğlu’ndan Cevdet Karakaş’a, Yusuf İmamoğlu’ndan Dursun Önkuzu’ya, Fikri Arıkan’dan Cengiz Baktemur’a ve Ahmet Kerse’den Fırat Yılmaz Çakıroğlu’na kadar birçok ismin hatırlandığını belirtti.
“BİR ÖLSEK DE BİN DİRİLECEĞİZ”
Bahçeli konuşmasının devamında “İlk ülkücü şehidimiz Ruhi Kılıçkıran'dan şehit Bakanımız Gün Sazak'a, Mustafa Pehlivanoğlu'ndan Cevdet Karakaş'a, Yusuf İmamoğlu'ndan Dursun Önkuzu'ya, Fikri Arıkan'dan Cengiz Baktemur'a, Ahmet Kerse'den son ülkücü şehidimiz Fırat Yılmaz Çakıroğlu'na kadar uzanan şehitler kervanımızın her halkasıyla bir ölsek de bin dirileceğimizi bir kez daha buradan haykırıyorum.
Bugün aziz şehitlerimizin manevi huzurunda başımız mahzun, gönlümüz müsterih, irademiz işte burada dava arkadaşlarımızla müstahkemdir. Mahzunuz; çünkü nice dava arkadaşımızı kara toprağa emanet ettik. Müsterihiz; çünkü onların her biri tertemiz yaşadı, şahidiz. Müstahkemiz; çünkü asenasıyla, bozkurduyla, kundaktaki bebeğinden ak saçlısına dek burada ve onların bıraktığı sancağa omuz vermek için dimdik ayaktayız. Sözlerime son verirken başta merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey olmak üzere; 27 Mayıs 1980'de menfur bir suikast sonucu şehit edilen merhum Gün Sazak Bey'i, 12 Eylül zulmünde darağaçlarına gönderilen ülkücü şehitlerimizle birlikte münferit tarihlerde Türk-İslam ülküsü uğruna toprağa düşen bütün dava şehitlerimizi hasretle ve vefayla anıyorum. Şehitlerimizin ruhları şad, makamları ali, emanetleri ebediyen aziz olsun” ifadelerine yer verdi.
(Gerçek Gündem)