50 dereceyi bulan sıcaklarla kuruyan şelale, yağışlarla birlikte yeniden canlandı 50 dereceyi bulan sıcaklarla kuruyan şelale, yağışlarla birlikte yeniden canlandı

Memduh GÜNEY/EGE TELGRAF- Ege Telgraf olarak yayımladığımız haberlerin ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Çamlı Barajı ile ilgili nihai kararını yayınladı. Uzun süredir yılan hikayesine dönen ve yanında bulunan maden işletmesi yüzünden yapımı ertelenen Çamlı Barajı için verilen kararda, ‘Çamlı Barajı ve Malzeme Ocakları’ projesi olumlu değerlendirilip ÇED sürecinin tekrar başlatılması ile Genel Müdürlüğümüz nihai görüş alacaktır” ibaresi yer aldı. Karara itiraz süresi doldu. Bakanlığın konuyla ilgili kararı bekleniyor.

“DSİ ENGEL OLMUŞTU”

Hazırlanan raporun detaylarını aktaran avukat Arif Ali Cangı geçmiş dönemdeki raporları hatırlattı. Cangı, “Geçmiş yıllarda Çamlı Barajı’nın yapımına DSİ’nin olumsuz görüşleri engel olmuştu. Ancak geçtiğimiz yıl DSİ olumlu rapor vererek bugünkü raporun temelini hazırladı. Geçtiğimiz yıllardaki raporlarda altın madeninin suyu kirletme riski olduğu gerekçesiyle merkezi sistem madenden yana oldu ve barajın yapımı engellendi. Şu anda bu raporda gördüğümüz kadarıyla İZSU ve DSİ hem altın madeninin hem de barajın birlikte var olabileceğini belirtiyor” ifadelerini kullandı.

“BİLGİLERİ YETERSİZ”

Hazırlanan nihai raporda bazı bilgilerin yetersiz olduğunun altını çizen Cangı, “Bölgede bulunan altın madeninin Çamlı Barajı’na olumsuz bir etkisi olup olmayacağına dair bilgiler çok yetersiz. Rapordaki altın madeniyle ilgili veriler güncel olmayan ve web sayfasından alınmış bilgiler. Altın madeninin tahliye süresi 17 yıla çıktı. Daha önce dokuz buçuk yıldı ve 2020 yılında tahliyesinin olması gerekiyordu. Ancak bu süre uzatıldı. Şu anda maden çalışmaya devam ediyor hatta kapasite artırımı için arama faaliyetlerini de sürdürüyor. Bu raporda altın madeninin Çamlı Barajı’nı etkileyip etkilemeyeceği incelenmiş değil” diye konuştu.

“KARARLAR ÇELİŞKİLİ”

“İZSU burada kendi içinde çelişiyor” iddiasında bulunan Cangı, “Bu rapordaki sonuçlar bugüne kadar altın madenine karşı vatandaşların yanında olan İZSU’nun altın madeniyle uzlaştığını gösteriyor. İZSU ve Büyükşehir Belediyesi altın madeninin kapatılması mücadelesinden vazgeçmiştir. Daha önce hazırlanan raporlarda altın madenindeki ağır metallerin baraja gideceği ve su da kirlilik olacağı belirtiliyordu. Böyle bir su İzmirlilere nasıl verilebilecek, bu öngörülemiyor mu? İzmir’e su sağlayacağız derken çok büyük bir tehlikenin başlangıcı olabilir. İzmir, Çamlı Barajına ihtiyaç duyuyor ben buna karşı çıkmak istemiyorum ancak altın madeni orada dururken bu barajın açılması içime sinmiyor. Öncelikle maden kapatılmalı ve madenin yarattığı hasar tespit edilmeli. Bu hasar ortadan kaldırıldıktan sonra baraj işine girilmeli. Bu şekilde bir kullanım Çamlı Barajı’nı tamamen kullanılamaz bir hale getirir. Hazırlanan rapora itiraz süresi Pazartesi günü doldu. Bakanlık olumsuz karar verirse merkezi idare engelledi demek yerine altın madeni varken baraj olmaz demeliyiz” dedi. Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz İZSU yetkilileri ise henüz dönüş yapmadı.

“SUYA İHTİYAÇ VAR”

Kararı “Sevindirici haber” olarak değerlendiren Prof. Dr. Doğan Yaşar da, İzmir nüfusunun artış gösterdiğine ve su ihtiyacının da giderek arttığına dikkati çekti. Yaşar, “Türkiye su açısından fakirleşme noktasına doğru gidiyor ancak İzmir fakirin de fakiri. Bu nedenle mümkün olan her yere baraj yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Çamlı Barajı’nın yapılacak olmasıyla birlikte baraj çevresinde bulunan altın madeninin de olmaması gerektiğine dikkati çeken Yaşar, “Avrupa’da siyanürle altın aramak yasak, ABD’de yasak. İliç’te yaşadığımız olaydan örnek almalıyız. Orası Fırat Nehri’nin dibi. Altını bırakmamız lazım. Artık İzmir suyuna kavuşacak diyebilmeliyiz. Çok büyük bir baraj değil, 300 bin kişiye su imkanı sağlayacak bir baraj. Bizim artık yapılabilecek olan her yere baraj yapmalıyız” ifadelerini kullandı.

Kaynak: EGE TELGRAF