Metin Türel, Çetin Güler, Emin Gürler, Çetin Gürel. O zamanlarda da defalarca kontrol etmiştim, şimdi de öyle. Karıştırdığım da oldu. Kontrolden kaçtıysa, öyle gitmişti. Unutmadım, içime oturdu. Bir hata var ve ertesi gün yüzüme çarpacak. Şimdi öyle mi ya? Türkçemizi mahvediyorlar. Düzeltmek yok, düzeltme gayreti hiç yok. İnsanlar kelimelerle anlaşılır veya anlaşamaz. Her şeyin başı iletişim değil mi? Birbirine benzer isim ve soyadları, çok dikkat etsen de yanlışlık olabiliyor. Dört değerli büyüğüm, dördü de rahmete kavuştu. Metin, Çetin ile Emin hocalarım, TÜFAD üyesi efsane futbol teknik adamları, antrenörleri, hocalarım. Üçünü de dördünü de çok sevdim. Onlarca yüzlerce sporcu ve antrenör yetiştirdiler. Çetin Gürel ustam, gazeteci büyüğüm onlarca yaşama dokundu, el verdi, yetiştirdi, meslek kazandırdı. Demokrat İzmir, Yeni Asır, Sabah ile Gözlem gazetelerini zirveye taşıdı. Yöneticiliği de harikaydı. Kolay değil hem yönetici olmak hem de yazmak, haber yapmak, gündeme taşımak. Gençleri yönlendirmek, yazım ve haber koklama konusunda. Ekonomi gazeteciliği denince ilk akla gelen isimlerdendi. 1940 İzmir Kemalpaşa doğumlu, Ege Ekspres'te muhabirliği başladı. Gazete Ege'nin de mimarıdır, İstanbul Sabah'ın kurulmasında çok emeği geçti. TSYD'nin kurucularından. Sportif kişiliği de var, bu kadar işinin gücünün arasında İzmirspor divan başkanlığı yaptı. Hem de Divan Başkanlığı'nın neredeyse Kulüp Başkanlığı'ndan daha saygın olduğu zamanlarda. Centilmen, örnek bir insandı, rahmeti bol olsun. Kulüp müdürü, mili hakemlerden Halil Erdoğan (merhum) ile Doğan Emültay (Merhum) gibi hocalarımın, Yıldırım Uran (Merhum), Aydın Hepanıl (merhum), Erdem Özkayımoğlu gibi beyefendi kaptanlarımın olduğu dönemlerde görev yaptı. Zemin etüdü, alt yapı iyiydi, binaya bir şey olmadı. Sarı ve kırmızı kart görülmezdi, görülse de hemen divana taşınırdı. Uyarı cezası yapılırdı. Ha keza yönetimde de öyle. İşte böyle bir ortamda görev yaptı Çetin Gürel ustam, başkanım layıkıyla yaptı, liyakatle yaptı. Hakemlere hiçbir saldırı affedilmezdi, olmadı desek yeridir. Baştan önlendi. Spor kulübü böyleyse divan böyle. Divan böyleyse sporcular da ha keza öyle. İnsanlık, edep haya bulaşıcıdır. Balık baştan kokar derler ya, her şey baştaki görev yapanlara bağlı Allah razı olsun Çetin abim, Avni abim.
BOSTANLISPOR ÇOK YAŞA
Hakem demişken, yeni nesil daha şimdiden Avrupa yoluna alıştı. 6 farklı yere gittiler, düdük çaldılar yardımcı hakemlik yaptılar. İsveç'te Gothia Cup oynandı. Kafile başkanı, geçmişin üst klasman hakemi İbrahim Çınar, ağır başlı şimdinin MHK Üyesi. Geçen yıl da Helsinki Cup'ta başarıyla görev yaptı, İzmir Bölgesi'nden Oğuzhan Uyanıker. Konya Ereğli doğumlu Oğuzhan, babası Oğuzhan Uyanıker Konya'nın saygın kişilerinden. Evladına tam destek veriyor. İzmir'de yaradı Oğuzhan'a, İzmir'den kimler kimler geçmedi ki zaten. Hasan Yılmaz Trabzon'dan, Yusuf Yıldırım Bursa'dan, Boran Ege Gündoğan Aydın'dan, Berke Batın Acar Adıyaman'dan, Muhammed Erkin Şevik Isparta'dan Oğul İmamoğlu Manisa'dan ve de Recep Kartekin Konya'dan, katılım sağladı. Umarım çok erkenden, manevi doyuma ulaşmazlar. Hakemliğin en büyük düşmanı budur, 'Oldum ben' dediğinde, bittiğinin resmidir. Her şey başkanlar 'yüzünden' veya 'sayesinde' olur. Çetin Gürel ustam, başkanım gibi, Avni Erboy başkanım ustam da öyle. Şiddete, kaba, harekete, kulübün adını yanlış lanse edilmesine neden olanlara göz açtırmıyorlar. Her yerde böyle olmalı, başkan var başkan vaaar yani. Aynı sezonda iki kez kırmızı kart gören 5 oyuncu ile, biri antrenör biri de ringte şampiyon olan sporcunun anti fair play hareketleri nedeniyle, kulüpten uzaklaştırma kararı aldılar. Kibarca gönderiyorlar. Eskiden olsa kovulurdu, kapı gösterilirdi, bazılarının haber dili böyleydi. Şimdi uzaklaştırma. Bu kelimede bile asalet var. Erboy, 'Şampiyonluğumuz gitse de kesin kararımız. Oynamak isteyen sportmenlik çerçevesinde oynar ya da gider' diyor. Eğitimleri de sıklaştıracaklar, psikologlardan, hakem hocalarından destek alacaklar. Önce eğitim. Aslında başkanları da eğitimden geçirmek gerek. Ne kursları var ne de sınavları. Herkes olabiliyor. Çetin başkanıma rahmetle şükranla, Avni ustama da sağlıkla huzurla, sonsuz teşekkürler. Başkan olmak yetmiyor. Gazeteci demek insana saygısı ve sevgisi olur, ispatı. Gazeteciler başkan olsa, sayı artsa. Her şey tertemiz spor için, hep beraber başaracağız.