Yaşam

Battaniyen sert mi? Bu kış onu yumuşacık yap! Bu kış o en sevdiğin battaniyeni ilk haline çevir, yumuşacık yap

Kış yaklaştığında sadece havalar değil, ruhumuz da soğur biraz. İşte o zaman battaniyeler devreye girer; bazen bir koltuğun köşesinde, bazen bir kitapla ya da çayla birlikte, bazen de sadece sessizce... Ama ya battaniyeniz artık o ilk günkü kadar yumuşak değilse? Sertleşmiş, buruş buruş olmuş, belki biraz da kokusunu yitirmiş bir battaniye, soğuk gecelerde sizi sarıp sarmalamak yerine daha da uzaklaştırır sıcaklıktan. Neyse ki onu yeniden canlandırmanın yolları var. Hem de düşündüğünüzden kolay

Abone Ol

İrem KAYA - EGE TELGRAF/ Hepimizin bir “o battaniyesi” vardır... Çocukluğumuzdan kalan, annemizin çeyizinden çıkan, bir tatilden alınmış ya da sadece evin en konforlusu olduğu için herkesin kavga ettiği. İşte kış gelirken ona yeniden hak ettiği ilgiyi göstermek, aslında biraz da kendimize iyi bakmaktır. Çünkü bir battaniyeyi yumuşatmak sadece kumaşa değil, bize de iyi gelir. Zamanla yıkanmalardan, tozdan, yanlış deterjanlardan sertleşmiş olabilir. Ama o hâlâ orada. Yeniden sarılıp sıcacık geceler geçirmek için hazır. Sadece biraz bakım, biraz sevgi ve biraz da sabır istiyor.

NEMİN VE SICAKLIĞIN GÜCÜ

Battaniyenizi eski yumuşaklığına kavuşturmanın en etkili yolu, onu nemle ve sıcaklıkla barıştırmaktan geçiyor. Ama bu, öyle aceleyle yıkayıp kurutmak değil. Ona hak ettiği gibi nazikçe yaklaşmalısınız. Fazla sıcak su ya da yüksek devirli kurutma programları, liflerini kırar. Yani yumuşatmak isterken battaniyenize daha da zarar verebilirsiniz. Kış hazırlıklarında sirke gibi doğal malzemeler tam bir kurtarıcı olur. Sirke, kumaşın gözeneklerine işlemiş sertliği söker alır. Kokusu sizi biraz düşündürebilir belki ama battaniye kuruduğunda bu koku tamamen yok olur. Üstelik, o sert ve solgun kumaş yerine daha yumuşak, daha canlı bir dokuya kavuşursunuz.

SUYUN SICAKLIĞI, RUHUN SICAKLIĞI

Bazen sadece yumuşaklık değil, sıcaklık da ararız. Fiziksel olduğu kadar duygusal bir sıcaklıktır bu. Kış mevsiminin karanlık günlerinde, battaniyenin altında uzanırken o anın içine yayılır. İşte bu yüzden battaniyenizi sadece temiz değil, gerçekten "iyi hissettiren" bir hâle getirmek istersiniz. Düşük ısıda yıkamak, ardından ağır ağır kurutmak ve sonrasında bir çay bardağı sirke ile yapılan yumuşatma, adeta battaniyeye ikinci bir hayat verir. Sertliği gider, lifler gevşer. Kuru havada kurutmak yerine iç mekânda, nazikçe kurumasına izin verirseniz dokusu kadifemsi bir hal alır.

SON DOKUNUŞ: BİRAZ SEVGİ, BİRAZ ZAMAN

Kuruyan battaniyeyi ellerinizle nazikçe katlarken bile o farkı hissedersiniz. İlk günkü kadar kabarık, neredeyse yeni gibi. Dilerseniz birkaç damla lavanta ya da portakal yağı damlatabilirsiniz son yıkamada. O zaman sadece yumuşak değil, aynı zamanda ruhu da yatıştıran bir battaniyeniz olur. Ve sonra bir akşam, hafifçe üşüyerek koltuğa oturursunuz. O battaniyeyi üzerinize alırsınız ve sadece bedeniniz değil, kalbiniz de ısınır. Çünkü bu, sadece bir kumaş parçası değildir artık. Emeğinizin, ilginizin ve kendinize gösterdiğiniz şefkatin bir yansımasıdır.

BİR BATTANİYE, BİR MEVSİM, BİR ANI

Kış mevsimi sadece soğuk değildir; aynı zamanda evde kalmanın, içe dönmenin, kendine daha fazla zaman ayırmanın mevsimidir. Ve iyi bir battaniye, bu mevsimin sessiz kahramanıdır. Onu yeniden yumuşacık yapmak, kendinize bu kış biraz daha özen göstermek demektir. Çünkü bazen en güzel konfor, yeni alınan bir şeyde değil; çoktan sahip olduğunuz ama biraz ilgi bekleyen o tanıdık dokudadır.