Kocaeli’de 12 metrekarelik dükkânında bıçakçılık zanaatını yaşatmaya çalışan 80 yaşındaki Abdullah Kaya, ilerleyen yaşına rağmen tezgâhının başından ayrılmıyor. Meslek hayatının 25 yılını mobilya atölyesinde makine bıçakları bileyerek geçiren Kaya, son 26 yıldır ise kendi dükkânında hizmet veriyor.
Doğal yöntemlerle gerçekleştirdiği bileme işlemiyle geniş bir müşteri kitlesine hitap eden Kaya; terzilerden berberlere, lokantalardan çevre ilçelerden gelen vatandaşlara kadar birçok kişiye hizmet sunuyor.
KURBAN BAYRAMI ÖNCESİ YOĞUNLUK ARTIYOR
Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde iş yoğunluğunun arttığını belirten Kaya, vatandaşların hazırlıklarını son haftaya bırakmasının işleri zorlaştırdığını ifade etti.
Kaya, "Özellikle Kurban Bayramı öncesinde yoğunluk çok artıyor. 26 senedir müşterileri erken gelmeye alıştıramadım. 'Erken gelin, erken gelin' diyorum ama herkes işi son bir haftaya sıkıştırıyor. O dönemde yapabileceğim kadarını alıyorum, yetiştiremeyeceğime de 'güle güle' diyorum. Sabah 07.30'da dükkana geliyorum, gece 23.00'te çıkıyorum. Buna rağmen yine de yetiştiremiyorum. Müşterilerden tek isteğim, Kurban Bayramı yaklaşınca biraz daha erken gelmeleri" dedi.
ÜÇ AŞAMALI DOĞAL BİLEME YÖNTEMİ
Bıçak bilemede doğal yöntemler kullandığını dile getiren Kaya, hızlı makineleri tercih etmediğini belirtti.
Kaya, "Bıçak bilemenin çok aşaması var. Çok hızlı bileme yapan makineler de var ama müşteriler onları tercih etmiyor. Ben üç aşamalı, doğal bileme yapıyorum. Müşteriler de çok memnun kalıyor, bu yüzden müşterim hiç eksik olmuyor. Önce zımparayla bıçağın yanaklarını iyice açıyorum. Ardından keçeli zımparadan geçiriyorum. En son sıfır keçeli zımparayla işlemi tamamlıyorum. Yağ taşından çıkmış gibi oluyor. Terziler, berberler, lokantalar benim daimi müşterim. Kandıra'dan, Dilovası'ndan, Gölcük'ten ve köylerden gelen müşterilerim var. Müşterim hiç eksik olmuyor" diye konuştu.
“ZİNCİRİN HALKASI KOPTU”
Mesleği devredecek çırak bulamamanın en büyük sorun olduğunu vurgulayan Kaya, bıçakçılığın geleceğine ilişkin endişelerini dile getirdi.
Kaya, "Bıçak işleri güzel ama geriden gelen yok. Zincirin halkası koptu, artık kimse gelmiyor. Çırak yetiştirme konusunda kimse ilgi göstermiyor. Mesela Büyükşehir Belediyesi, 'gel şurada iki saat ders ver' dese para istemem. Yeter ki bu sanat devam etsin, geriden birileri yetişsin. Ama bunlarla ilgilenen yok. 3 kız evladım var, onlar da bu meslekle alakalı değil. Okudular, mesleklerini yaptılar. Bende de hiç çırak olmadı. Torunlarım daha küçük; biri 4 yaşında, biri 2 aylık. Bu yüzden mesleğin geride devamı yok. Meslekler artık sönmeye başladı. Terzilik bitti, bıçakçılık bitti, kalaycılık bitti. Sayamadığım birçok meslek bitme aşamasına geldi. Çünkü geriden kimse gelmiyor. Buna birilerinin el atması lazım, yetkililerin bu konuda çalışma yapması gerekiyor. Belediyeler bu işe destek verse en azından gençler için bir kapı olur. İşsiz kalmaktansa bir haneyi geçindirecek meslek öğrenmek daha iyi. Bıçakçılık, terzilik, kalaycılık eskiden gelen meslekler. Bunların desteklenmesi lazım. Ben genç olsam imalatına da girerim, işi daha büyük çapta yaparım ama yaş olmuş 80. Bundan sonra sadece bilemeyle uğraşıyorum." dedi.
“BU ZANAAT BECERİ İSTER”
Meslekte 51 yılı geride bıraktığını belirten Kaya, bıçakçılığın ustalık ve yetenek gerektirdiğini ifade etti.
Kaya, "Ben 25 sene mobilya atölyesi çalıştırdım. Bileme işi de oradan geliyor. Mobilya makinelerinin bıçaklarını kendim bileyordum. Sadece bu 26 senelik süreç değil, ondan önce de 25 yıl makine bıçakları biledim. Toplamda 51 senedir bıçak işleriyle uğraşıyorum. Hem makine bıçaklarından hem normal bıçak bilemeden anlıyorum. Bu biraz da yetenek meselesi. Allah'ın bana verdiği bir yetenek. Bazı insanlara 10 sene eğitim göstersen yine de bu işi beceremez çünkü bu zanaat, beceri isteyen bir iş" ifadelerini kullandı.





