Bina performansı: Depremde hayat kurtaran gerçekler…

Bina performans analizi yaptırmak hayat kurtarabilir. Unutulmaması gereken, insan hayatının maliyeti olamayacağıdır. Ev sahipleri analiz yaptırmak istemese bile, bina sakinleri veya kiracılar durumu yetkililere bildirme hakkına sahiptir

Abone Ol

Bina performans analizi, bir yapının güvenliği, enerji verimliliği, dayanıklılığı ve çevresel etkileri gibi çeşitli kriterler açısından değerlendirilmesini içerir. Bu analiz özellikle deprem riski yüksek bölgelerde kritik bir öneme sahiptir. İşte sürecin nasıl işlediği, kimlerin yetkili olduğu ve kiracıların rolüyle ilgili detaylar:

1. Bina performans analizi nedir?

Bina performans analizi, yapının mevcut durumunu tespit etmek ve varsa riskleri belirlemek için yapılan mühendislik çalışmalarını kapsar. Genellikle şu konular incelenir:

Deprem dayanıklılık analizi (Statik ve dinamik modelleme)

Enerji verimliliği analizi (Isı yalıtımı, karbon salımı, ısıtma-soğutma sistemleri)

Yangın güvenliği analizi (Yangına dayanıklılık, tahliye yolları)

Yapı malzemesi ve zemin analizi (Beton, demir, zemin yapısı testleri)

2. Bina performans analizini kim yaptırabilir?

Ev sahibi (Mal sahibi): Binanın dayanıklılığını ve performansını öğrenmek isteyen mal sahibi, doğrudan ilgili kurumlara başvurarak analiz yaptırabilir.

Apartman yönetimi: Kat mülkiyetine tabi binalarda, tüm kat maliklerinin onayı ile bina analizi için resmi başvuru yapılabilir.

Kamu Kurumları: Belediyeler veya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, riskli bina tespitleri kapsamında binaların performans analizlerini talep edebilir.

Eviniz gerçekten güvende mi?

Türkiye, deprem gerçeğiyle yüzleşen bir ülke. Ancak bu gerçeğin farkında olmak yetmez; yaşadığımız binaların ne kadar güvenli olduğunu bilmek hayati önem taşır. Özellikle 1999 Marmara Depremi sonrası inşa edilen binaların daha güvenli olduğu düşünülse de, her bina için bu garanti değildir. Kiracı ya da ev sahibi fark etmeksizin, içinde yaşadığımız yapının performansını bilmek ve gerekli önlemleri almak zorundayız.

Dayanıklı binalar, güvenli hayatlar

Bir binanın depreme dayanıklılığı, sadece yaşına ya da malzemesine bağlı değildir. Proje aşamasında yapılan hatalar, zaman içinde meydana gelen deformasyonlar ve zeminin durumu, o yapının bir deprem anında nasıl tepki vereceğini belirler. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yeni yapılmış birçok bina yıkılırken, 50 yıllık bazı yapılar ayakta kalabildi. Peki, bu farkın sebebi neydi?

Bina performans neden önemlidir?

Bir binanın taşıyıcı sisteminin depreme karşı nasıl tepki vereceğini ölçen bilimsel testlere bina performans analizi denir. Bu analiz, binanın yıkılmadan önce ne kadar dayanabileceğini, güçlendirilmesi gerekip gerekmediğini ve oturulmaya uygun olup olmadığını ortaya koyar. Günümüzde birçok insan kiracı olarak yaşadığı binanın güvenliğini sorgulamaz. Ev sahipleri ise masraflı olacağı endişesiyle test yaptırmaktan kaçınır. Ancak gerçek şu ki, performansı düşük binalarda yaşamak, büyük bir depremin sonuçlarını felakete çevirebilir.

Depremler doğal afetlerdir ancak yıkımlar kaçınılmaz değildir. Bir binanın güvenli olup olmadığını anlamak için yalnızca kolonlara bakmak yeterli olmaz. Binanın temel yapısından kullanılan malzemeye, inşa edildiği zeminden yıllar içindeki yıpranma seviyesine kadar birçok faktör binanın performansını belirler. Türkiye’de 2000 yılı öncesinde yapılan binaların çoğu eski yönetmeliklere göre inşa edildiği için risklidir. Ancak yeni binaların da güvenli olduğu düşüncesi bazen yanıltıcı olabilir.

Bir binanın güvenliği nasıl anlaşılır?

Ev sahipleri ve kiracılar için en önemli sorulardan biri budur: Yaşadığımız bina gerçekten sağlam mı? Bunun kesin bir yanıtı için bilimsel analizler gerekir. Bina performans analizi, yapının ne kadar sağlam olduğunu belirlemek için yapılan teknik bir incelemedir. Bu testler sayesinde binanın ne kadar yük taşıyabileceği, deprem anında nasıl tepki vereceği ve yıkılma riski olup olmadığı ortaya konur.

Kiracı mısınız, ev sahibi mi?

Önlem almak sizin de sorumluluğunuz: Türkiye'de bina güvenliği genellikle ev sahiplerinin sorumluluğunda gibi görülse de, kiracıların da yaşadığı binanın dayanıklılığını sorgulama hakkı vardır. Özellikle büyükşehirlerde, bina sahipleri eski binaların performans testlerini yaptırmak istemeyebilirler. Nedeni ise genellikle maliyet korkusu veya binanın riskli çıkması halinde zorunlu yıkım sürecine girme endişesidir. Ancak unutulmaması gereken en önemli şey, insan hayatının maliyeti olamayacağıdır.

Kiracılar, oturdukları binanın yapı ruhsatını ve projesini sorgulayabilir, belediyeden veya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ilgili birimlerinden risk tespiti talep edebilir. Eğer binanın eski ve riskli olduğu yönünde güçlü şüpheler varsa, apartman yönetimi ile bir araya gelip performans analizi için uzmanlarla görüşmek mümkündür.

Bina güçlendirme yöntemleri

Performansı düşük çıkan binalar için güçlendirme çalışmaları yapılabilir. Bunlar arasında en yaygın kullanılan yöntemler şunlardır:

Karbon fiber takviyesi: Kolonların etrafına karbon fiber sarılarak depreme karşı direnci artırılır.

Çelik çaprazlama: Binanın taşıyıcı sistemine çelik destekler eklenerek yapının dengesi güçlendirilir.

Perde duvar ekleme: Binanın iç kısmına ekstra dayanıklılık sağlayan perde duvarlar eklenerek deprem sırasında oluşacak ani yük dağıtılır.

Temel güçlendirme: Zemin analizi sonucunda zayıf olduğu belirlenen bölgelerde temel enjeksiyonları ve destekleyici yapılar kullanılır.

Güçlendirme yöntemleri binanın durumuna göre değişiklik gösterir. Ancak bazı binalarda güçlendirme yeterli olmayabilir ve yıkılıp yeniden yapılması gerekebilir.

Gerçek hayattan dersler: Deprem sonrası görülen hatalar

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri, bina performansının önemini en acı şekilde hatırlatan olaylardan biri oldu. Yeni yapılan bazı binaların bile yıkılmış olması, bina performans testlerinin ve doğru mühendislik uygulamalarının ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Yapılan incelemelerde, bazı binalarda kolonların yetersiz olduğu, projeye aykırı değişiklikler yapıldığı ve malzeme kalitesinin düşük olduğu ortaya çıktı.

Öte yandan, deprem bölgelerinde bazı eski binaların ayakta kaldığı da görüldü. Bu durum, yalnızca binanın yaşı değil, inşaat tekniklerinin ve malzeme kalitesinin belirleyici olduğunu kanıtlıyor. İstanbul, İzmir, Bursa gibi büyükşehirlerde bu testlerin düzenli olarak yapılması şart.

Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan Balıkesir Dönüşüm Kongresi’nde “Türkiye’nin yüzde 60 kenti kırık kuşaklar üzerindedir.Kırık yapıyı ikiye böler geçer. Binayı yıkan ise sarsıntıdır. Her yapının rezodansa gelip gelmediğini ölçmemiz gerekiyor. Bugünkü teknoloji ile bu ölçülüyor. Jeofizik mühendisleri bunu ölçüyor. Eğer bir yapı rezodansa geliyor ise,yani yerin sarsıntısı ile yapının salımı birbirine uyuyor ise o yapı yüzde 90 yıkılır.

Deprem olmadan önce, bu cihaz ile bir tarama yapılırsa neresi yıkılır neresi yıkılmaz tesbit etmiş olursunuz dedi.

Hayatınızı şansa bırakmayın!

Bina performansı, sadece mühendislerin veya belediyelerin ilgilenmesi gereken bir konu değildir. Her birey, yaşadığı yapının güvenli olup olmadığını sorgulamalıdır.

🔹 Ev satın alırken veya kiralarken binanın geçmişini araştırın.

🔹 Zemin etüdü yapılmış mı, beton kalitesi uygun mu? Bunları sorgulayın.

🔹 Belediyelerden veya üniversitelerden risk analizi hizmeti alabilirsiniz.

🔹 Ev sahipleri, bina güçlendirme projelerine sıcak bakmalı.

Unutmayalım ki, bina performansı demek, hayatta kalma şansımızı artırmak demektir. Deprem kapıyı çalmadan önlem almak, can kayıplarını önlemenin en önemli yoludur.

Ücretsiz bina analizi yaptırmak için ne yapılabilir?

Belediye veya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na riskli yapı tespiti için başvurulabilir.

Afet bölgelerinde bazen devlet ücretsiz taramalar yapabilir.

Üniversiteler, bilimsel projeler kapsamında ücretsiz analiz yapabilir.

Eğer binanızın riskli olduğunu düşünüyorsanız, öncelikle belediye veya bakanlığa başvurarak ücretsiz tespit olup olmadığını öğrenmek mantıklı olacaktır.

Evet, tam da bu noktada ev sahiplerinin bina performans analizi yaptırmak istememesinin birkaç önemli nedeni var:

Yüksek maliyet: Analiz ücreti oldukça yüksek olabilir ve bunu karşılamak istemiyorlar.

Risk ortaya çıkarsa değer kaybı: Eğer bina riskli çıkarsa, güçlendirme veya yıkım gerekebilir, bu da evin değerini düşürebilir.

Kiracılar tahliye edilebilir: Riskli bina ilan edilirse, ev boşaltılmak zorunda kalınabilir ve kira geliri kaybolabilir.

Psikolojik faktörler: “Sorun varsa bile bilmek istemiyorum” düşüncesiyle kaçınma eğiliminde olabilirler.

Kiracılar veya komşular ne yapabilir?

Ev sahipleri analiz yaptırmak istemese bile, bina sakinleri veya kiracılar durumu yetkililere bildirme hakkına sahiptir. İşte izlenebilecek yollar:

1. Belediye veya bakanlığa başvuru (Kiracılar da yapabilir)

Belediyeye dilekçe ile başvurarak binanın riskli olduğunu bildirebilirler. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na CİMER veya Alo 181 üzerinden şikayette bulunabilirler. Belediye, ihbar üzerine ön inceleme yapabilir ve gerekli görürse ücretsiz riskli yapı tespiti başlatabilir.

2. Apartman yönetimini harekete geçirmek

Bina yönetiminde çoğunluk sağlanırsa, performans analizi için resmi karar alınabilir. Eğer birkaç ev sahibi ikna edilirse, diğerleri de sürece dahil edilebilir.

3. Deprem master planı kapsamında belediye ile görüşmek:

Bazı belediyeler, riskli yapı tespitini ücretsiz yapıyor. Belediye ile görüşülerek binanın deprem riski taşıdığı konusunda inceleme talep edilebilir.

Kamuoyu baskısı ve toplu hareket: Medyada bu konulara dikkat çekmek, toplu şikayetler yapmak ev sahiplerinin üzerindeki baskıyı artırabilir.

Deprem riskiyle ilgili bilinçlendirme çalışmaları yapılabilir. Eğer bina gerçekten riskliyse ve ev sahipleri sırf maddi kaygılarla analizden kaçınıyorsa, kiracılar veya bina sakinleri belediye ve bakanlık aracılığıyla süreci başlatabilir. Çünkü riskli yapıların belirlenmesi, sadece mal sahiplerinin inisiyatifine bırakılmaması gereken bir kamu güvenliği meselesidir.

Sismik izolatörler: Depremde hayat kurtaran teknoloji: Bina performansını artıran en önemli yeniliklerden biri sismik izolatörlerdir. Bu teknoloji, özellikle yüksek riskli deprem bölgelerinde yapıların ayakta kalmasını sağlamak için geliştirilmiştir. Sismik izolatörler, binanın temeli ile üst yapısı arasına yerleştirilen özel bileşenlerdir ve deprem dalgalarının doğrudan binaya aktarılmasını engelleyerek sarsıntıyı büyük ölçüde azaltır.

Sismik izolatörler nasıl çalışır?

Deprem sırasında yer hareketleri binalara doğrudan iletildiğinde, yapılar büyük bir kuvvete maruz kalır ve yıkılma riski artar. Sismik izolatörler, bu kuvveti absorbe eder ve bina üzerindeki etkisini minimize eder.

Bu sistemin çalışma prensibi şu şekildedir: Deprem dalgaları zeminde hareket ederken izolatörler bu enerjiyi emer. Binanın temeli ile üst yapısı arasında esnek bir hareket alanı oluşturulur. Binanın ani ivmelenmesini ve savrulmasını önleyerek stabil kalmasını sağlar. Özetle, sismik izolatörler binayı deprem anında "yüzer" bir halde tutarak yıkılmasını önler.

Hangi yapılarda kullanılır?

*Sismik izolatörler özellikle şu tür yapılarda yaygın olarak kullanılmaktadır:

*Hastaneler (Deprem anında kesintisiz hizmet verebilmek için)

*Köprüler ve viyadükler

*Havaalanları ve kritik altyapılar

*Yeni yapılan yüksek binalar

*Okullar ve kamu binaları

Türkiye’de Bursa Şehir Hastanesi, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi, Elazığ Şehir Hastanesi ve bazı yeni yapılan konut projelerinde bu teknoloji kullanılmıştır.

Mevcut binalara sismik izolatör takılabilir mi?

Eğer bir bina yeni inşa ediliyorsa, sismik izolatörlü temel sistemi baştan projelendirmek mümkündür. Ancak mevcut binalarda bu sistemi sonradan uygulamak daha karmaşıktır ve bina temelinin güçlendirilmesini gerektirir. Yine de özellikle hastaneler ve kamu binaları gibi kritik yapılar için sonradan sismik izolatör eklenmesi uygulanabilmektedir.

Sismik izolatörlü binalar depremde hasar alır mı?

Sismik izolatör kullanan binalar, şiddetli depremlerde neredeyse hiç hasar almadan ayakta kalabilir. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinde sismik izolatörlü hastanelerin sorunsuz şekilde ayakta kaldığı ve hizmet vermeye devam ettiği görülmüştür.

Sonuç olarak: Sismik izolatörler, bina performansını artıran en etkili teknolojilerden biridir ve özellikle yeni yapılarda yaygınlaştırılması, deprem riskini önemli ölçüde azaltacaktır.

Örnekler: Türkiye ve dünyadaki uygulamalar

 Japonya ve ABD gibi deprem riski yüksek ülkelerde eski binalara sonradan sismik izolatör eklenmesi yaygın bir uygulamadır.

 Türkiye’de Elazığ ve Kahramanmaraş depremlerinden sonra bazı kamu binaları ve hastanelerde bu yöntem uygulanmaya başlanmıştır.

 Bursa’da şehir hastanesi, İstanbul’daki bazı özel hastanelerde mevcut binalara sismik izolatör eklenerek deprem dayanıklılığı artırılmıştır.