Gazeteci meslektaşım, dostum ve kardeşim Yunus Karakaya, bir platform kurmuş. Adına da "Temiz Toplum, Temiz Gelecek" demiş. Öncelikle hayırlı uğurlu olsun. Platformun üyeleri arasında tanış olduğumuz, sevdiğimiz insanlar da var.
Biz, kim bu memlekette bir taş üstüne taş, bir fikir üstüne fikir koyacaksa onu başımızın üstünde taşımaya hazırız. İyi niyetli olduğuna inandığımız bu hareketi böylece değerlendirdikten sonra, gelelim ilk buluşmaya.
ÖZFATURA’NIN İŞARET ETTİĞİ
Yunus kardeşim başkanı olduğu platformu bu kentte iki dönem Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış Sayın Burhan Özfatura ile bir araya getirmiş. Bence kentin geri kalmışlığının “kemiklerimize kadar hissedildiği” bugünlerde Burhan Başkan doğru bir adres. O buluşmada bize yansıtılanlardan başka neler konuşuldu bilemem ama, Burhan Bey'in beş’er yıllık her iki döneminde hazır hale getirdiği projelerden hemen hemen hiçbirinin layıkı ile hayata geçirilemediğini söylemesi, kayda değer bir tespit.
Şöyle bir geriye dönüp bakarsak bunların hayati mahiyette olanlarını anlamamak mümkün değil. Burhan Özfatura'nın en büyük projesi her yağmurda İzmir'i su basmaktan kurtaracak, Körfez'i yüzülebilir hale getirecek “Büyük Kanal Projesi” idi. Ama kendisinden sonra yapılan hatalar 50-60 yıl fayda sağlayacak dev altyapı yatırımını 15-20 yılda işlemez hale getirdi ki, 80'lerdeki sorunları, üzerinden 45 yıl geçmiş olmasına rağmen bugün hala yaşıyoruz.
Evet birtakım tramvay hatları, ek metrolar yapılmış ama yetersiz kalmıştır. Burhan Ağabey'in dediği gibi kent içi yollar geliştirilemediğinden trafik keşmekeş, otoparklar ihtiyacı karşılayamamaktadır. Kentsel dönüşümün düğmesine 2013'te basılmasına ve üzerinden bir 13 yıl geçmesine rağmen bu yolda hala bir arpa boyu yol kat edilmemişken, 80'lerde Ege Koop organizasyonu ile inşa edilen Egekentler, EVKA'lar birer abide gibi orada duruyor. Ve bu şaheserleri görmeyenlerin kendilerine rant yaratacak mahiyette konut kooperatiflerine belediye şirketlerini de alet ederek ne yapmak istediklerini ve şimdi nerede olduklarını hepimiz birer ibret vesikası olarak izliyoruz.
Elbette bunları çoğaltmak mümkün. Kentin çöp, su, hava kirliliği, yol altyapısı sorunlarının hala.çözülememiş olması, 2000'lerden buyana bu kenti yönetenlerin ağır vebalidir. Bugün bunları sorgulayacak ne bir medya bırakılmıştır, ne de gerçek bir siyasetçi jenerasyonu. "Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete" özdeyişi, içinde bulunduğumuz hal ve şartları ne güzel anlatmaktadır.
ÖKÜZÜN ALTINDA BUZAĞI
Cumhurbaşkanı Erdoğan hafta sonu İzmir üzerinden Aydın'a geçerek açılışlar yaptı. İzmir'e gelişinde havaalanında kendisini karşılayanlar arasında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da vardı. Protokol kuralları gereği bu normal bir durum. Ama sağolsun medyamız Tugay'ın Erdoğan'ı karşılarkenki fotoğraflarını çarşaf çarşaf yayınlayarak yine "öküzün altında buzağı aramayı" tercih etti. Ne diyelim, belki de bir bildikleri, duydukları vardır.
Cemil Başkan her ne kadar kendisine yakıştırılan AK Parti'ye geçeceği yolundaki iddiaları defalarca yalanlasa da, Tugay'ı ısrarla o tarafa itmek isteyenlerin olduğu gün gibi aşikar. İzmir'de ikinci bir Aydın Özlem Çerçioğlu vakasının yaşanıp yaşanmayacağını şimdiden kestirmek güç. Bekleyip göreceğiz.