Bir de Avrupa’ya rezil olacağız!

Abone Ol

Çöpten yana başımız beladan kurtulmuyor...

Toplasan bir dert, toplamasan daha büyük dert…

Kent insanı çöp yığınlarının ortasında kalmış, buna mı yanalım,

tam maaş alamadık diye görevini yerine getirmeyen işçilere mi,

yoksa krizi bir anda kucaklarında bulan başkanlara mı?

Ne desem ne söylesem fasit...

Hiç böyle bir tongaya düşmemiştik...

“Silkelersin silkeleyemezsin” derken, bırak silkelemeyi, borç harç batağındaki belediyeler tel tel dökülüyor...

Suçlu aramaya kalksak da nafile...

Kimi suçlayacaksın...

Sen asıl hizmeti bir kenara itip, konserdir konferanstır, festivaldir...

Gelip geçici heveslerinle gününü gün etme peşine düşersen olacağı bu...

Ağustos Böceği ile Karınca misali yaz biter kış gelir açıkta kalırsın...

İzmir'de yerel yönetimlerin içine düştüğü manzara tam da budur... Ne vardı Tarkan'a 40 milyon lirayı ödeyinceye kadar, Sasalı'da dev bir katı atık bertaraf tesisinin temelini atsaydınız...

Milletin arsalarını alıp üstüne ev yapacağım derken, kendi rant hırsınızın da kurbanı oldunuz. Belediyecilikle müteahhitliği birbirine karıştırdınız…

Keşke Aziz bey Torbalı'da üç-beş köylünün olay çıkarmasına bakmasaydı. Keşke AK Parti’nin o zamanki il başkanı tahsise taş koymasa, Bakan da ona uymasaydı...

Suçlu ararsan istemediğin kadar...

Yerel yönetim ve iktidar bugün de aynı hataları tekrarlıyor... Modern bir katı atık tesisi için el ele pekala verilebilir…

Hukukun kapattığı Harmandalı'yı tekrar vahşi depolamaya açtığınız gibi…

Son gelişme Harmandalı halkının hakkını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde arayacak olması...

Hazırlık yapıyorlar...

Bu defa iş ciddi…

Strazburg’a gidip, “Bizi göz göre göre çöp yığınları altında öldürecekler” diyecekler…

Aylardır çöp yığınlarının işgal ettiği kentte insancıklar, bunalımda…

İzmir'e gelen binlerce turisti çöp dağları arasında tur yaptırıyoruz...

Resmen rezil olduk.

Şimdi de şikayet edip dava açarak beceriksizliğimizi resmileştirmiş olacağız.

Bu tablo ile bizi Avrupa Birliği’ne da almazlar…

Yapmayın…

Hem ayıptır, hem de yazıķ...