Bugün Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün komutasında 26 Ağustos'ta başlayan Büyük Taarruz'un zaferle taçlandığı 30 Ağustos 1922'nin 101'inci yıldönümü. Türk Ordusu, bozulmuş işgalci Yunan kuvvetlerini önüne katmış kovalamakta. Ta ki, 9 Eylül'de İzmir'den denize dökene dek. Ben bu şanlı zaferi yaratanları, en büyük komutanından erine kadar bir kez daha yadediyor, mekanları cennet olsun diyorum.
Biliyorsunuz Ege efeler diyarıdır. Aydın'ından İzmir'ine, Muğla'sından Balıkesir'ine, Manisa'ya, Kütahya, Uşak, Denizli ve Afyon'a kadar. İşgalci Yunan ordusu 19 Mayıs 1915'te İzmir'e ayak bastığında ilk direnişi gösteren halk ile birlikte efeler olmuştur. Kuvva-i Milliye'nin de ilk nüvesini teşkil eden onlardır. Yörük Ali Efe, Çakıcı Mehmet Efe gibi isimler, kızan denilen adamlarıyla dağlara çekilerek direnişi başlatmışlar, zaman zaman yaptıkları ani baskınlarla Yunanlıların Anadolu içerisine doğru ilerleyişini geciktirmişler ve Mustafa Kemal ve arkadaşlarının zaman kazanmasını sağlamışlardır.
Kısacası, bugünlerde 101.yıldönümünü kutluyor olduğumuz Büyük Zafer'i yaratanlar, Türk Milleti'nin bağrından kopan bu yiğit insanlardır. Türk Milleti, efesi ile kızanı ile Gazi Mustafa Kemal’i, tüm.silah arkadaşları ve ordusunu teşkil eden mehmetçikleriyle dünyada emperyalizme en büyük tokadı vuran kahramanlar topluluğudur. Şan ve şerefle 30 Ağustos Zafer Bayramımızı bir kez daha kutlarken, onları minnet, şükran ve özlemle anıyorum.
Evet bugünlerde Türkiyemizin gündemi belki ekonomik kriz, ortadaki hayat pahalılığı ve bu zor günleri nasıl atlatacağımız. Halkımız, ülkemizi yönetenlerden bunun çarelerini bir an önce bekliyor. Ben onların da iyi niyetle ülkemizi bu badireden kurtarmak için çalıştıklarına inanıyorum. Allah kolaylıklar versin. İnanın 80 milyonun üzerinde genç bir nüfusa sahip ülkemizde herkesi mutlu ve mesut etmek mümkün olmuyor.
Bir genel seçimi birlikte yaşadık. Acısıyla ve tatlısıyla, kazananı ve kaybedeni ile geldi geçti. Şimdi ise önümüzde 31 Mart 2024 günü yani 7 ay sonra yapılacak yerel yönetim seçimleri var. Bu seçimler için ise partilerin hummalı çalışmaları başladı bile. İzmir'de CHP bir bir kongerelerini yaparken, il kongresine hazırlanıyor. AK Parti ise "metal yorgunu" kadrolarını yenilemenin derdinde. MHP ve İYİ Parti ise sessiz ve derinden giderek gücünü artırıyor. Diğer partilerden pek ses gelmiyor ama mutlaka onlar da hazırlanıyorlardır diyelim.
Yerel seçimlerde önemli olan belediye başkanlığı koltuklarıdır. O koltuklara kimlerin oturacağı hep merak edilir. Taht kavgası da hep bunun üzerindir zaten. İzmir'in kalburüstü partileri de yavaş yavaş hareketleniyor. Ama ben size bugün İzmir'in Efeler Diyarı Ödemiş'inden bahsedeceğim. Tarım ve hayvancılığın başkenti olarak bildiğimiz Ödemişimiz’de belediye başkanlığı yarışı da hareketlenmiş vaziyette. Partiler vızır vızır kazanacak aday arıyor.
Ama öyle bir isim var ki, hem Ödemişlilerin hem de Ödemiş siyasetinin gündeminde. Adı Dilek Acar Güleç. Tıpkı soyadı gibi acar bir muhabir. Gazeteci ve Yerel Güç Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Dilek Hanım, bir yandan da siyasete göz kırpıyor, gönül veriyor. Hedefinde ise şimdilik Ödemiş Belediye Başkanlığı koltuğu var. Kendi ifadesi ile “Ülkücü” bir geçmişe sahip Dilek kardeşimiz, Küçük Menderes Havzası'nda mesleği gazeteciliği büyük bir başarı ile sürdürüyor. Siyasete girer mi, girerse hangi partiden girer ve ne kadar başarılı olur onu zaman gösterecek. Ama ben, gerek Ödemişli gerekse İzmir ve Ankara'daki siyasetçilere sakın Dilek Acar Güleç'i yabana atmayın derim.
Bence gözüpek, konuştuğunda “sözünü dudaktan, gözünü budaktan esirgemeyen” Dilek kardeşimiz tıpkı Aydın'ın “Topuklu Efe”si Özlem Çerçioğlu, Kiraz'ın “Çemberli Efe”si Saliha Özçınar Kutlu ve İzmir'de daha nice kadın belediye başkanları gibi "Ödemiş'in Topuklu Efesi" olabilir. Ne dersiniz?