Bir yıl nasıl geçti?

Abone Ol

Yerel seçimlerin üzerinden bir yıl geçti. Ülkemizde neredeyse her iki yılda bir girdiğimiz seçim maratonu ve stresli gündem hemen herkesi politize etmiş durumda. 31 Mart 2024’te göreve gelen yerel yöneticiler bu yoğun ve aşırı politize olmuş gündem içerisinde hizmet vermeye, çalışmaya çalıştılar. Hükümetin belediyeleri ‘silkeleme’ talimatıyla merkezi bütçeden aylık gelen ödeneklerinde ciddi kesintiler yaşayan muhalif belediyeler bir yandan personel maaşlarını ödemeye çalışırken bir yandan da görünür olma mücadelesi veriyor. Enflasyonist ortamda her geçen gün artan satın alma maliyetleri, hizmet ücretlerindeki artışlar, kura bağlı maliyetler standart hizmetlerin yerine getirilirken bile belediyelerin zorlanmasına sebep oluyor. 

Geçmiş dönemlerde ve özellikle de yerel seçimler öncesinde personel maaşları ve sosyal haklarına ilişkin sendikalar ile uzlaşılan gerçekçi olmayan maaş artışları gibi sebepler ödeme dengesinde eksiye düşen belediyelerin ellerini iyiden iyiye bağlamış durumda. İzmir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere birçok ilçe belediyesinde personel maaşlarının ödenmesinde güçlük yaşanıyor. Sosyal denge tazminatı, ek mesai gibi ödemeleri birkaç aydır yapamayan belediyeler var. 6 aydan uzun süredir emekli olan personelin tazminatını ödeyemeyen belediyeler var.

SİLKELEME OPERASYONU

SGK tarafından başlatılan kesinti uygulaması her ne kadar haksız ve ağır bir yaptırım olarak görülse de bütçe yönetimi konusunda kendisini bir türlü toparlayamayan yerel yönetimler için birkaç ay sonra borçsuz bir sistemin kurulması için şahane bir başlangıç fırsatı da verebilir. Bazı belediye başkanlarının seçileli henüz bir yıl olmadan tutuklandığı, görevden uzaklaştırıldığı, İstanbul’da büyükşehir ve şehrin birçok ilçesinde milyonlarca seçmenin vekaleten yöneticiler tarafından yönetildiği süreçte yerel yöneticilerin karnesini değerlendiren seçmenin ne kadar objektif olacağı meçhul. Yargıya olan güvenin diplere düştüğü ortamda yerel yöneticilere karşı başlatılan soruşturmaları ‘siyasi operasyon’ olarak değerlendirenlerin sayısı azımsanmayacak düzeyde. Görevlerindeki bir yıllık süreyi geçiren belediye başkanlarından vatandaşın beklentileriyle ilgili yapılan güncel araştırmalarda en yüksek istek temel hizmetler grubu olarak nitelendirilen asfalt, kaldırım, çöp, çevre temizliği gibi alanlarda çıkıyor. 2025 Türkiye’sinde vatandaşın hala asfalt, kaldırım ve çöp toplanması gibi hizmetlere karşı bir beklentisinin olması yerel yönetimlerin farklılaşmış orta seviyedeki bir projeyle bile vatandaşın gönlüne rahatça girebileceğini gösteriyor. Bu aşamaya gelebilmek için asfaltın düzgün, çöplerin düzenli toplanıyor olması ve kaldırımların kırık dökük olmaması şart. Sadece bu üç kriterle belediyeleri sorgulayınca maalesef yüzümüz yine gülmüyor…