Bazı fuarlar vardır; gelir, geçer, dağılır. Ardında birkaç broşür, birkaç sosyal medya paylaşımı kalır. Ama bazı fuarlar da vardır ki bir kentin ruhuna, bir ülkenin belleğine, bir toplumun nabzına öyle işler ki; takvimde yalnızca bir etkinlik değil, tarihte bir dönemeç olur. İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF), işte tam da böyle bir durakta nefes alır; öylesine bir fuar değil, yaşayan bir zaman kapsülüdür. Cumhuriyet’in ilk adımlarıyla başlayan bu yolculuk, 1923’teki İzmir İktisat Kongresi’nde atılan bir tohumla filizlendi. Kültürpark ise bu tohumun yeşerdiği, yalnızca bir yeşil alan değil, İzmir’in belleğine kök salmış yaşayan bir mekândır. 1922 yangınıyla küle dönen topraklardan yeniden doğan park, Dr. Behçet Uz’un cesareti ve Suat Yurtkoru’nun vizyonuyla kentin kalbine işlendi. Kültürpark’a açılan her kapı bir tarih sayfasıdır. Bu alan, sadece yapılar değil; anılar, kimlikler barındırır. 94 yıllık fuar serüven bir milletin değişim hikâyesidir.
ANILARLA DOKUNAN BİR KENT ŞÖLENİ
İEF, Türkiye’nin ekonomik nabzının attığı, kültürel damarlarının beslendiği, toplumsal katmanlarının kaynaştığı bir eşik oldu hep. Fuarın geceleri, yıldızlarla dolu bir gökyüzü gibiydi. Kültürpark’ın gazino sahnelerinde Zeki Müren’in sesiyle yapraklar titrer, Müzeyyen Senar’ın billur sesi göğe yükselirdi. Sezen Aksu, Nilüfer, Edip Akbayram, Selda Bağcan… Her biri bu sahnelerde şarkı söylemekle kalmadı; iz bıraktı. Ajda Pekkan’ın ışıltısı, Cem Karaca’nın isyanı, Kibariye’nin yürekten gelen sesi bu sahnelerde hayat buldu. Fuar geceleri yalnızca eğlence değil, bir sanat hafızası oldu. Her alkış bir kaderin, her konser bir kültürün parçası oldu. İzmir Fuarı, sahneye çıkan her sanatçıyı biraz daha ölümsüz kıldı. Gazinonun sahnesinde Zeki Müren’in sesiyle titreyen yapraklar… Teknoloji stantlarında robotların ışığında parlayan geleceğin sinyalleri… Pamuk şekerinin peşinde koşturan çocuklar… Hepsi aynı çatı altında. O çatı, Kültürpark’ın gökyüzüne açılan avlusu.
YAŞAM ÇİZGİSİ
İzmir için İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF), sadece bir fuar değil, kuşaklar arası bir yaşam çizgisidir. Lunaparkta başlayan çocuk sevinci, çim konserlerinde gençlik coşkusuna, yetişkinlikte ise bir iş fırsatına ya da kültürel buluşmaya dönüşür. İEF’ye adım atmak, geçmişe selam vermek, bugünü yaşamak, geleceğe göz kırpmaktır. Bugün, 94. yılında İEF yeniden hayat buluyor. 29 Ağustos–9 Eylül 2025 tarihleri arasında, “Fuar Şehrin Kalbinde” sloganıyla… Ve bu yalnızca bir tanıtım değil; çünkü bu fuar gerçekten de şehrin kalbinde, Kültürpark’ın serin gölgelerinde, İzmir’in belleğinde yeniden nefes alıyor. Bu yılın onur konuğu Bosna Hersek. Sadece bir ülke değil; ortak bir tarih, bir kültürel kardeşlik. Balkan Halk Dansları Festivali bu kardeşliğin ritmini taşıyacak fuar sokaklarına. Sanatla teknolojinin birleştiği noktada ise Refik Anadol’un yapay zekâ ile ürettiği dijital eserleri var. Atatürk’ün daha önce hiç sergilenmemiş kişisel eşyalarıyla tarih yeni bir gözle okunacak. Fuar sadece bilgi ve vizyon değil, aynı zamanda duygu ve sanatın da adresi. Çim Konserleri’nde Candan Erçetin’den Duman’a uzanan bir ses köprüsü kuruluyor. Yenilenen Göl Gazinosu ise artık İzmir Mutfak Müzesi’ne açılan bir kapı. Tiyatrodan atölyelere, spor turnuvalarından çocuk etkinliklerine kadar 12 gün boyunca kenti saran bir şölen bu. Gazetecilik penceresinden bakıldığında İEF, Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal dönüşümünü gösteren canlı bir rapor gibi. 40’lı yıllarda savaşın gölgesinde bir umut ışığıydı. 80’lerde dönüşen dünya düzenine uyum sağlayan bir vizyon… 2000’lerde ise globalleşen Türkiye’nin vitrini. Bugünse sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve kültürel diplomasi gibi kavramların yerli ruhla harmanlandığı bir alan. Ama bu fuarın bir de şiir yanı var: Kültürpark. Sadece bir yeşil alan değil, İzmir’in hafızası. 1922 yangınından sonra küllerinden doğan bir kent vizyonunun sembolü. Lozan Kapısı barışı, Cumhuriyet Kapısı yeniden doğuşu, 9 Eylül Kapısı direnişi anlatır. Burada sabah yürüyüşüne çıkan bir İzmirliyle, akşam sahneden yükselen bir alkış aynı havayı solur. Ağaçların gölgesi kadar, anıların da kök saldığı bir yerdir burası. İzmir Enternasyonal Fuarı bir organizasyon değil; bir kent kimliğidir. İşçiden sanatçıya, sokak satıcısından yatırımcıya kadar herkesi aynı sokakta buluşturan bir bellektir. Bir panayır değil; bir buluşmadır. Sadece bir ticaret değil; bir temastır. Bir etkinlik değil; bir mirastır. Bu yıl da o mirasa sahip çıkmak için, geçmişin izlerini bugünün adımlarıyla tamamlamak için kapılar açılıyor. Şehrin kalbi yine Kültürpark’ta atıyor. Ve bu ritim, yalnızca İzmir’in değil; Türkiye’nin ve dünyanın ortak sesi olmaya devam ediyor. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın yeniden hayat bulmasında en büyük pay, bu mirasa sahip çıkan isimlerde saklı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın vizyoner yaklaşımı, geçmişi korurken geleceği de şekillendiren bir anlayış sunuyor. Onun öncülüğünde, İZFAŞ ekibinin titiz ve yaratıcı çalışmaları sayesinde İEF her yıl daha da güçlenerek İzmirlilere ve tüm Türkiye’ye ulaşıyor. Bu ekip, sadece bir fuarı değil; İzmir’in kalbindeki hafızayı da her yıl yeniden yaşatıyor.